reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2857 %0.22
50,1907 %-0.13
6.379,74 % -0,23
4.123.583 %0.238
İşçi Haber Gündem Okuryazarlıkta küresel veriler ve Türkiye'nin gelişimi

Okuryazarlıkta küresel veriler ve Türkiye'nin gelişimi

Dünya genelinde yüz milyonlarca kişi temel okuryazarlık becerilerinden yoksun durumdayken Türkiye’de okuryazarlık oranlarının yükseldiği, eğitimde fırsat eşitliği ve dijital okuryazarlık konularının ise dünya genelinde giderek önem kazandığı biliniyor. .

Okunma Süresi: 4 dk

UNESCO verilerine göre, dünya genelinde 2024 yılında yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin temel okuma-yazma becerilerinden yoksun bulunuyor. Bunun yanında 272 milyon çocuksa eğitim sisteminin dışında kalıyor.

Bu veriler, okuryazarlığın yalnızca bir beceri olmaktan çok eğitimde fırsat eşitliği, eğitime erişme ve öğrenme kalitesi gibi daha sosyolojik nedenlerle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de ise okuryazarlık oranları son yıllarda artış gösterirken, cinsiyet ve bölgesel farklılıklar önemini korumaya devam ediyor. 

Küresel Okuryazarlık Durumu

UNESCO verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin temel düzeyde okuma-yazma becerisine sahip değil. Ayrıca 2023 yılı itibarıyla 272 milyon çocuk ve ergenin okul dışında kaldığı, çocukların ise dörtte birinin asgari okuma yeterliliğine ulaşamadığı görülüyor. 

Yıllar içinde yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan verilerde farklı rakamlar öne çıksa da (2018’de 750 milyon, 2023’te 763 milyon gibi), küresel ölçekte yüz milyonlarca kişinin hâlâ okuryazarlıkla ilgili problemler yaşadığı açıkça görülüyor.

Cinsiyet ve Bölgesel Farklılıklar 

Okuma-yazma bilmeyen nüfusun önemli bir kısmını kadınlar oluşturuyor. Son tahminlere göre yetişkinler arasında okuryazar olmayanların yaklaşık üçte ikisi kadın. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin eğitimde hâlâ belirleyici bir etken olduğunu gösteriyor. 

Bölgesel açıdan bakıldığında ise Güney Asya ve Sahra-altı Afrika ülkeleri, okuryazar olmayan nüfusun en yoğun olduğu bölgeler arasında yer alıyor.

Pandemi Sonrası Öğrenme Kaybı

COVID-19 salgını, küresel ölçekte okuryazarlık kazandırma çalışmalarını olumsuz etkiledi. Okulların uzun süre kapalı kalması ve uzaktan eğitime erişimde yaşanan zorluklar, milyonlarca öğrenci için öğrenme kaybına yol açtı. UNESCO, pandemi sonrası dönemde eğitimde yaşanan bu kayıpların uzun vadede ekonomik ve sosyal maliyetler doğurabileceğini belirtiyor ve okuryazarlık programlarının yeniden güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

tüik verilerine göre Türkiye’de Okuryazarlık Oranları

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre, 6 yaş ve üzeri nüfusun okuma-yazma bilen oranı %97,8 seviyesine ulaştı. Bu oran 2008’de %91,8 olarak kaydedilmişti. Cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerde okuryazarlık oranı %99,3’e, kadınlarda ise %96,2’ye yükseldi. Bu veriler, genel başarının yüksek olduğunu ancak kadınlar ile erkekler arasındaki farkın tamamen kapanmadığını gösteriyor.

Türkiye’de 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi de son yıllarda yükseliş gösterdi. Özellikle 25–34 yaş grubunda yükseköğretim mezun oranındaki artış, kuşaklar arası farklılığın dikkat çekici boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.

Cinsiyete göre okuma yazma bilenlerin oranı, 2008-2024


Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2024

25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı, 2008-2024

Yerel Çalışmalar ve Kampanyalar

Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı ve Halk Eğitim Merkezleri tarafından düzenlenen yetişkin okuma-yazma kursları, özellikle dezavantajlı bölgelerde önemli katkılar sağlıyor. Örneğin Malatya’nın Yazıhan ilçesinde açılan kurslara katılan kadın kursiyerler, etkinliklerinde başarı belgelerini alarak bu çabalarının hayatlarında nasıl dönüştürücü etkiler yarattığını ortaya koydu. 

Medya kuruluşları ve dijital platformlar da farkındalık oluşturma konusunda etkin rol oynuyor. 8 Eylül Dünya Okuma Yazma Günü farkındalık oluşturmak açısından önemli bir gün ve bu günde hazırlanan içerikler, geniş kitlelere ulaşarak toplumsal duyarlılığı artırıyor.

Okuryazarlığın Genişleyen Tanımı

Okuryazarlık, yalnızca kitap okumak ya da yazı yazmakla sınırlı değil. Ekonomik fırsatlara erişim, sağlık hizmetlerinden yararlanma, toplumsal yaşama katılım ve bireysel güçlenme ile doğrudan bağlantılı. UNESCO’nun 2025 yılı için belirlediği tema olan “dijital çağda okuryazarlığı teşvik”, artık basılı metinlerin ötesine geçen bir beceri setine işaret ediyor. Dijital içerikleri anlama, değerlendirme ve üretme kapasitesi, günümüzde okuryazarlığın temel unsurlarından biri haline geliyor.

Kaynak: TÜİK, UNESCO