Petrol piyasasında fiyatlar, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yeni işlem gününde de yükselişini sürdürdü.
ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların tıkanması ve Hürmüz Boğazı'ndan yapılacak sevkiyatlara ilişkin belirsizlik, arz endişelerini yeniden ön plana çıkardı.
Hürmüz Boğazı'ndaki Belirsizlikler Neleri Etkiliyor?
Bu gelişmelerle birlikte petrol fiyatları, üst üste dördüncü seansta da artarak son dönemdeki jeopolitik risklerin etkisini göstermeye devam ediyor.
Piyasanın odağında dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada İran ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini belirtirken, boğazın deniz taşımacılığına açık olduğunu savundu.
Taraflar Arasındaki Farklılıklar Ne Anlama Geliyor?
Tahran yönetimi ise boğazın kapalı olduğunu ileri sürüyor. Tarafların açıklamalarındaki bu farklılık, tankerlerin bölgedeki hareketliliğine ilişkin belirsizliği artırıyor.
Geçici ateşkesin pazartesi günü sona ermesinin ardından üst düzey bir İranlı yetkili, diplomatik çıkmaz nedeniyle ülkenin "tam taarruz" askeri duruşuna geçtiğini açıkladı. Ancak salı günü taraflar arasında yeni bir saldırı haberi gelmedi.
Alternatif İhracat Rotalarının Önemi Nedir?
Hürmüz Boğazı'ndaki riskin devam etmesi, petrol üreticilerini alternatif ihracat kanallarına yönelmeye zorluyor. Irak hükümeti, salı günü aldığı kararla Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakacak farklı ihracat rotaları üzerinden ham petrol satışı yapılmasına yönelik bir mekanizmayı onayladı.
Buna göre uluslararası ve yerli şirketler üzerinden kurulacak ihracat sözleşmeleri 1 Eylül'den itibaren üç ay boyunca geçerli olacak. Bağdat'ın bu adımı, bölgedeki çatışmaların enerji ihracatını aksatma ihtimaline karşı önlem alma çabası olarak değerlendiriliyor.
Çinli Tanker Şirketlerinin Kararları Ne Anlama Geliyor?
Bölgedeki risklerin deniz taşımacılığına yansıması da dikkat çekiyor. İki büyük Çinli denizcilik şirketinin, Ortadoğu'daki çatışmalar nedeniyle Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları üzerinden petrol tankeri hareketlerini durdurduğu bildirildi.
Şirketlerin bunun yerine Körfez dışındaki bölgelerden kargo teminine yönelmesi, enerji ticaretinde güzergâh değişikliklerinin şimdiden başladığını gösteriyor. Tanker trafiğinin azalması, petrol piyasasında fiziksel arzın yanı sıra taşımacılık maliyetleri ve teslimat süreleri açısından da yeni riskler yaratıyor.
ABD'deki Petrol Stokları Fiyatlamada Etkili mi?
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD'deki petrol stoklarına ilişkin veriler de fiyatlamada etkili oluyor. Piyasa kaynaklarının Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine dayandırdığı bilgilere göre, geçen hafta ABD'de ham petrol ve damıtılmış ürün stokları geriledi.
Buna karşılık benzin stoklarında artış yaşandı. Resmi stok verileri açıklanmadan önce piyasada takip edilen API verileri, ABD'deki petrol talebinin ve rafineri faaliyetlerinin yönüne ilişkin ipuçları veriyor.
Petrol fiyatlarında yükselişin devam edip etmeyeceği önümüzdeki günlerde üç başlık belirleyecek: ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlayıp başlamayacağı, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin normalleşip normalleşmeyeceği ve alternatif ihracat rotalarının ne ölçüde kullanılabileceği.
Şimdilik diplomatik çözüm konusunda net bir ilerleme bulunmaması ve bölgedeki deniz taşımacılığı risklerinin devam etmesi, petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareketini destekliyor. Özellikle Hürmüz ve Bab el-Mendeb üzerinden petrol akışının uzun süre sınırlı kalması halinde piyasada arz riskinin daha da belirgin hale gelmesi bekleniyor.
