reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2789 %0.22
50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
4.137.411 %0.357
İşçi Haber Gündem Prof. Dr. Üşümezsoy: Sındırgı’da deprem tehlikesi bitti, fay enerjisini boşalttı

Prof. Dr. Üşümezsoy: Sındırgı’da deprem tehlikesi bitti, fay enerjisini boşalttı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremlerin “ikiz deprem” olduğunu belirterek, ikinci fayın kırılmasıyla bölgedeki deprem enerjisinin tükendiğini ve yeni bir büyük depremin beklenmediğini söyledi.

Okunma Süresi: 3 dk

Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremlerle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Üşümezsoy, bölgede 6.1 büyüklüğünde “ikiz deprem” yaşandığını belirterek, ikinci fayın kırılmasıyla Sındırgı’daki deprem yenilenme gücünün tükendiğini ifade etti.

'Sındırgı’da Risk Olduğunu Daha Önce Söylemiştim'

Katıldığı bir televizyon programında konuşan Üşümezsoy, Sındırgı’daki depremlerin beklenen bir durum olduğunu söyledi. Daha önce bölgeye dikkat çektiğini belirten Üşümezsoy, “Herkes İzmir ya da Bodrum’da deprem beklerken ben Sındırgı’da risk olduğunu söyledim. Şimdi Sındırgı’da 6.1 büyüklüğünde bir deprem olunca herkes şaşırdı. Bugüne kadar adını dahi bilmeyenler, şimdi Sındırgı uzmanı gibi konuşuyor.” dedi.

‘Sındırgı’da Yapışmış Fay Çift Depremi Tetikledi’

Üşümezsoy, Sındırgı’daki durumu “yapışmış fay” teorisiyle açıkladı. Bölgede büyük bir fay hattının uzun süre hareketsiz kaldığını belirten Üşümezsoy, bu nedenle çevresinde küçük kırılmaların meydana geldiğini ve bunun büyük bir depreme zemin hazırladığını ifade etti.

Simav Dağı’nın her depremde yükseldiğini, önündeki alanın çöktüğünü belirten Üşümezsoy, “Burası riskli bir bölge. İlk 6.1’lik deprem büyük bir fayın yırtılmasıyla oluştu. Ancak ardından fay hattının paralelindeki ikinci hat da kırıldı. Bu nedenle ikinci 6.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Buna ‘ikiz deprem’ diyoruz.” açıklamasında bulundu.

Üşümezsoy, bu süreci orman yangınına benzeterek, “Bir orman yandığında bazı alanlar yanmadan kalır. İlk rüzgârda yeniden tutuşurlar. Sındırgı’da da aynı şey oldu. İlk depremden sonra paralel fay harekete geçti ve ikinci deprem yaşandı.” ifadelerini kullandı.

'İkinci Fay Kırıldı, Üçüncü Bir Fay Kalmadı'

İki depremin birebir aynı olmadığını vurgulayan Üşümezsoy, ilk depremin 15 kilometre, ikinci depremin ise 7 kilometre derinlikte, dağın üzerinde gerçekleştiğini söyledi. “İkinci fay kırıldı ve artık üçüncü bir faya giden enerji kalmadı.” diyen Üşümezsoy, bölgede yeni bir büyük deprem beklemediğini dile getirdi.

Simav’daki Sarsıntılar: 'Ana Faydan Bağımsız Deprem Fırtınası'

Kütahya’nın Simav ilçesinde meydana gelen 5.4 ve 5.0 büyüklüğündeki depremleri de değerlendiren Üşümezsoy, bu sarsıntıların ana Simav fayıyla doğrudan bağlantılı olmadığını söyledi.

Depremlerin Eyligöz Dağı’nın doğu kenarında, “tavan bloku” olarak adlandırılan üst tabaka içinde meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, “Bu depremler derindeki ana fay düzlemine inmedi. Yani burada yaşanan, büyük bir deprem değil, birbirine yakın küçük kırılmaların oluşturduğu bir ‘deprem fırtınası’.” ifadelerini kullandı.

'Sıcak Su, Fay Vanasını Açtı ve Enerjiyi Boşalttı'

Üşümezsoy, Sındırgı ve Simav’daki sıcak su kaynaklarının depremlerle olan ilişkisine de dikkat çekti. Fay hatları boyunca yükselen sıcak suyun, yırtılmayı kuvvetlendirdiğini belirten Üşümezsoy, “Sındırgı’da yıllar sonra yeniden sıcak su akmaya başladı. Bu, fay hattının kırılarak alttaki basınçlı suyun yüzeye çıkması anlamına geliyor. Bu süreçte fay vanası açılmış oldu.” dedi.

Durumu “düdüklü tencere” örneğiyle açıklayan Üşümezsoy, “Tıpkı kapağı açılmış bir düdüklü tencere gibi, basınçlı su yukarı boşaldı. Basınç düştüğü için artık bölgede deprem yenilenme gücü kalmadı.” ifadelerini kullandı.

Son olarak Üşümezsoy, “Sındırgı’da artık büyük bir tehlike kalmadı. İki fay hattı kırıldı ve enerji boşaldı.” değerlendirmesinde bulundu.