Eüaş’a bağlı Çan 18 Mart Termik Santralinde Ramazan ayında yaşanan bir uygulama, işyerinde ayrımcılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Çan 18 Mart Santralinde 'İkinci Su' Krizi Tepki Çekti
İddiaya göre, santral yemekhanesinde iftar yapan işçilere yalnızca bir adet su verilmesi yönünde bir uygulama bulunuyor. Taşeron işçilerin temsilcileri, uzun vardiyalar ve ağır çalışma koşulları nedeniyle ikinci bir su verilmesi talebiyle yönetimle görüşme gerçekleştirdi. Ancak bu talebin yönetim tarafından reddedildiği öğrenildi.
Buna karşılık, aynı işyerinde farklı statüde çalışan işçiler için yapılan girişimler sonucunda ikinci su uygulamasına izin verildiği yönündeki bilgiler, işçiler arasında büyük tepkiye yol açtı.
‘Ramazan Ayında Bile Eşitlik Sağlanamadı’
İşçiler, yaşanan durumun yalnızca bir yemekhaneye ilişkin teknik karar olmadığını, işyerindeki statü temelli ayrımın açık bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Özellikle Ramazan ayında dayanışma ve eşitlik duygusunun güçlenmesi gerekirken, aynı sofrada çalışan işçiler arasında farklı uygulamaların yapılmasının çalışma barışını zedelediği belirtiliyor.
Temsilcilerden Sert Tepki
Taşeron işçilerin temsilcileri, yönetimin bu tutumunun kabul edilemez olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Aynı işyerinde, aynı üretim sürecinin parçası olan işçiler arasında Ramazan sofrasında dahi ayrım yapılması, sosyal devlet ve çalışma barışı ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.”
Temsilciler, uygulamanın yalnızca sosyal bir hak meselesi olmadığını, aynı zamanda işyerinde eşit muamele ilkesinin ihlali anlamına geldiğini vurguladı.
'Bu İlk Değil' : Yemekhane Listesi Tartışması
Yaşananların yalnızca bunla sınırlı olmadığına dikkat çeken işçi temsilcileri, kısa süre önce aynı yemekhaneye ilişkin başka bir tartışmanın da gündeme geldiğini hatırlattı.
Yemekhaneden yararlanan çalışanların büyük çoğunluğunu taşeron işçilerin oluşturmasına rağmen; yemek listelerinin belirlenmesi ve onaylanmasına ilişkin süreçlerin yalnızca sınırlı sayıda kadrolu çalışanı temsil eden sendika temsilcileri tarafından onaylanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ifade edilmişti.
Taşeron işçilerin sendikasının temsilcileri, özellikle ücret uçurumlarının zaten yüksek olduğu bir işyerinde sosyal haklarda da bu tür ayrımların sürdürülmesinin taşeron işçiler üzerinde ciddi bir psikolojik kırılma yarattığını ifade ediyor.
