reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9881 %0.04
51,4728 %0.06
7.564,40 % 0,37
3.009.926 %3.516
İşçi Haber Gündem Sendika mı, şirket mi? Mahmut Arslan’dan kısa çalışma ödeneği fırsatçılığı!

Sendika mı, şirket mi? Mahmut Arslan’dan kısa çalışma ödeneği fırsatçılığı!

Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası hakkında dikkat çekici iddialar ortaya atıldı. Mahmut Arslan’ın genel başkanlığını yaptığı Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Hizmet-İş Sendikası’nın, pandemi döneminde gelir kaybı yaşamadığı halde kısa çalışma ödeneğinden faydalandığı öne sürülüyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Pandemi döneminde devletin en önemli destek kalemlerinden biri kısa çalışma ödeneği (KÇÖ) olmuştu. Milyonlarca işçi bu ödenek sayesinde gelir kaybını kısmen telafi ederken, işverenler ve kurumlar da ekonomik çarkları döndürmeye devam etti. Ancak bu sistemin bazı kurumlar tarafından “gelir kaybı olmadığı halde” kullanıldığı yönündeki iddialar kamuoyunda büyük tepki çekti.

Hak-İş ve Hizmet-İş’e Yönelik Şaibeli İddialar

İddialara göre Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonlarından biri olan Hak-İş Konfederasyonu ve en büyük bağlı sendikalarından Hizmet-İş, pandemi döneminde kısa çalışma ödeneğinden faydalanarak devlet kasasından önemli miktarda ödeme aldı. Ancak aynı dönemde hem konfederasyonun hem de sendikanın üye aidat gelirlerinde herhangi bir azalma yaşanıp yaşanmadığı merak konusu oldu.

Uzmanlara göre bir kurumun kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için gelirlerinde ciddi bir düşüş yaşaması veya faaliyetlerini kısmen durdurması gerekiyor. Oysa sendikalar, üyelerinden her ay düzenli olarak aidat toplamaya devam etti ve belediyelerden kesilen aidatların Hak-İş’e aktarımında herhangi bir kesinti yaşanmadı.

Gelir Kaybı Yoksa Neden Ödenek Alındı?

Bu durum, kamuoyunda birçok soruyu beraberinde getirdi; Hak-İş ve Hizmet-İş, kısa çalışma ödeneği almayı hak edecek düzeyde bir gelir kaybı yaşadı mı? Pandeminin başlamış olduğu Mart 2020 tarihi ile ile Haziran 2011 tarihleri arasında Konfederasyon ve sendikanın gelirlerinde gerçekleşmeler nasıl oldu? 

Pandemi sürecinde belediyelere veya bağlı sendikalara “kısa çalışma ödeneğine geçildiğine” ve bu nedenle aidatlarda kısmen azalma olduğuna dair resmi bir yazı gönderildi mi veya belediyelerden ya da üye sendikalardan bu konuda bir talep geldi mi? Hak-İş ve Hizmet-İş, hangi gerekçeyle kısa çalışma ödeneğine başvurdu?

Hak-İş ve hizmet-iş Etik Sorguda!

Türkiye 2020 yılında pandemiyle mücadele kapsamında büyük bir toplumsal dayanışma örneği sergilemişti. Devletin öncülüğünde başlatılan “Biz Bize Yeteriz Türkiye’m” kampanyasında yaklaşık 2 milyar lira yardım toplanmış, bu kaynak doğrudan ihtiyaç sahiplerine aktarılmıştı.

Aynı dönemde kısa çalışma ödeneği kapsamında 3,8 milyon kişi destekten faydalandı ve toplam ödeme tutarı 33 milyar lirayı aştı. Bu destekler, özellikle özel sektör çalışanlarını koruma amacıyla sağlanmıştı. Ancak kamu kurumu niteliğindeki sendikaların, herhangi bir gelir kaybı yaşamadan bu sistemden faydalanması ciddi bir etik tartışmayı beraberinde getiriyor.

kamuoyu açıklama bekliyor

Kamuoyu, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’dan bu iddialarla ilgili açık ve net bir açıklama bekliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin de konuya ilişkin bir denetleme başlatması bekleniyor.

İşçi Haber sitesi olarak, Hak-İş ve Hizmet-İş’e yönelik bu tartışmalı süreci tüm detaylarıyla takip etmeyi sürdüreceğiz.