Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın yargılandığı davada 7. duruşma görüldü.
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada savunma yapan Kabadayı, adaylık sürecine ve belediye başkanlığı döneminde yaşandığını öne sürdüğü olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kabadayı, savunmasında, "Adaylık döneminde normal şartlarda Şile'yi CHP'nin kazanacağını düşünselerdi ben aday olamazdım" ifadelerini kullandı.
Özgür Kabadayı hakkında 92 yıla kadar hapis talebi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Şile Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı.
Soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınarak tutuklandı. Soruşturmada HTS kayıtları ve MASAK raporlarındaki hesap hareketleri incelendi.
Suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışmalar kapsamında 23 Aralık'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 22 şüpheliden 15'i tutuklandı. Soruşturmanın üçüncü dalga operasyonu ise 26 Haziran 2026'da gerçekleştirildi.
Hazırlanan iddianamede Kabadayı hakkında 'icbar suretiyle irtikap', 'resmi belgede sahtecilik', 'dolandırıcılık', 'rüşvet almak' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçları başta olmak üzere çeşitli suçlardan 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kabadayı: 'Yerel yönetimlerin işleyişi hakkında tecrübem yoktu'
Duruşmada savunma yapan Özgür Kabadayı, yıllardır Şile'de esnaflık yaptığını ve siyasete girmeden önce yerel yönetimlerin işleyişi hakkında deneyiminin bulunmadığını söyledi.
Adaylık sürecine ilişkin konuşan Kabadayı, 5 aday adayı arasında yapılan anketlerde isminin ön plana çıktığının kendisine söylendiğini belirtti. CHP yöneticileri ve Ekrem İmamoğlu tarafından aday olacağının iletildiğini ifade eden Kabadayı, seçim kampanyası ve belediye yönetimi konusunda deneyimi olmadığını da dile getirdi.
Kabadayı, seçimi kazandıktan sonra belediye yönetimini nasıl yürüteceği konusunda endişeler yaşadığını, Ekrem İmamoğlu ile görüşmelerinde kendisine destek verileceğinin ifade edildiğini söyledi.
'Taleplerden bunaldım, toplantılara katılmamaya başladım'
Kabadayı, seçimden yaklaşık bir veya iki ay sonra İstanbul'da 26 CHP'li belediye başkanının katıldığı bir toplantı düzenlendiğini öne sürdü.
Toplantıya Ekrem İmamoğlu ve dönemin CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in çağrısıyla katıldığını belirten Kabadayı, toplantıda parti giderleri, kongre ve kurultay süreci ile cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin bütçe konularının konuşulduğunu iddia etti.
Toplantı sırasında Hasan Tozkoparan'ın kendisine, Şile'de yakın olduğu kişilere ait yapıların iskan işlemleriyle ilgili bir menfaat karşılığında partiye istenen tutardan mahsup yapılacağını söylediğini öne süren Kabadayı, bunun ardından toplantıdan ayrıldığını ve sonraki toplantılara katılmamaya başladığını anlattı.
'Şile'yi CHP kazanacak olsaydı ben aday olamazdım'
Şile'de düzenlenen bir oteldeki İBB meclis üyesi kampının masraflarının da kendisinden istendiğini iddia eden Kabadayı, bu talebe itiraz ettiğini söyledi.
Kabadayı, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Adaylık döneminde normal şartlarda Şile'yi CHP'nin kazanacağını düşünselerdi ben aday olamazdım. İlla ki kendi içlerinden bir tanesi aday olacaktı. O yüzden de herhangi bir adaylık masrafı ya da adaylık parası böyle bir talepte bulunulmadı benden. Ama seçim kazanıldıktan sonra ne oldu? Şile'ye bir akın oldu parti tarafından. Adaylık döneminde para vermemiş olmamın telafi edilmesinin beklendiği yönde sözler söylenildiğini çok iyi hatırlıyorum. Ben bu taleplere hep karşı çıktım, 1 lira dahi ödemedim."
Personelin işten çıkarılması ve festival iddialarına yanıt verdi
Kabadayı, Hasan Tozkoparan'ın seçim döneminde Ekrem İmamoğlu'na küfrettiğini öne sürdüğü bazı belediye personelinin işten çıkarılmasını istediğini iddia etti. Bu taleplere karşı çıktığını belirten Kabadayı, siyasi aidiyet gerekçesiyle personel hakkında karar verilmesine itiraz ettiğini söyledi.
35. Şile Bezi Festivali'ne ilişkin iddialara da değinen Kabadayı, sanatçı Sıla'nın özellikle kendisi tarafından istenmediğini ifade etti. Festivalde sahne alacak sanatçıların müsaitlik durumlarına göre belirlendiğini savunan Kabadayı, konunun kamuoyuna farklı yansıtıldığını öne sürdü.
Para ve telefon alımıyla ilgili iddiaları anlattı
Savunmasında Berna Avcı için alınan telefonun ücretine de değinen Kabadayı, telefonun masrafına kendisinin, eşinin ve bazı belediye çalışanlarının katkıda bulunduğunu söyledi.
Telefonun Oğuz Kaçmaz aracılığıyla alındığını belirten Kabadayı, konunun iddia edildiği gibi olmadığını savundu.
Çağlar Ersoy'a para verdiği iddiasına ilişkin ise Kabadayı, kendisinden 700 bin lira istendiğini ancak 100 bin lira verdiğini söyledi. Mutlu U.'ya verilen parayla ilgili de kendisine iletilen maddi sıkıntı talebi üzerine Çağlar Ersoy ile görüştüğünü ifade etti.
Duruşma 6 Kasım'a ertelendi
Mahkeme, avukatların taleplerini dinledikten sonra ara kararını oluşturmak üzere duruşmayı 6 Kasım'a erteledi.
Kaynak: İHA
