reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2857 %0.22
50,1907 %-0.13
6.379,74 % -0,23
4.123.583 %0.238
İşçi Haber Gündem Sümela’da ayinli Pontus tuzağı! Türk kültürü Yunanlara teslim ediliyor

Sümela’da ayinli Pontus tuzağı! Türk kültürü Yunanlara teslim ediliyor

Rum Ortodoks Kilisesi, Meryem Ana’nın Göğe Yükseliş Yortusu’nu bu yıl da Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda 23 Ağustos’ta gerçekleştirmeyi planlıyor. Ancak Mavi Vatan Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı emekli Tümamiral Cihat Yaycı, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da sözde ayin adı altında yürütülen Pontusçuluk ve ekümeniklik faaliyetlerine izin vermeyeceklerini açıkladı. Cihat Yaycı, Sümela’daki sözde ayin girişimlerine tepki göstererek, “Trabzon Türk’ün kalesidir!” sözleriyle bölgedeki Türk kültürünün korunmasının önemini vurguladı.

Okunma Süresi: 5 dk

Fener Rum Patrikhanesi tarafından yapılan açıklamada, Trabzon’daki tarihi Sümela Manastırı’nda “Meryem Ana’nın Dokuzuncu Günü”nde, 23 Ağustos 2025 Cumartesi günü ayin yapılmasına Trabzon Valiliği tarafından izin verildiği duyuruldu.

Patrikhane açıklamasında, “İlgilenen inananlara memnuniyetle duyurulur ki, Türk makamlarının kararı doğrultusunda, bu yıl da Trabzon’daki tarihi Sümela Manastırı’nda, Meryem Ana’nın Göğe Kabulü yortusunun tamamlandığı gün olan 23 Ağustos 2025’te (Meryem Ana’nın Dokuzuncu Günü) ayin gerçekleştirilecektir. Ayine Metropolit Andreas başkanlık edecektir” ifadeleri yer aldı.

Sümela’da Pontusçuluk Tehlikesine Yaycı’dan Sert Tepki!

TÜRK DEGS Başkanı ve Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi emekli Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Trabzon’da yapılması planlanan Sümela ayinine dair uyarılarda bulundu. Yaycı, “Anadolu'nun son kez Türk yurdu yapılmasında en fazla emek Trabzon Türklüğünündür. Trabzon Türk’ün kalesidir!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Söz konusu tartışmalar çerçevesinde, “Kimse Sümela’ya kimse gelmesin demiyor! Ama ayin adı altında Pontusçuluk ve ekümeniklik propagandasına izin verilemez. Geçen yıl engelledik, bu yıl da engellenecek” deniliyor.

Sümela'da ayin tartışması!

Ayin Maskesi Altında Pontusçuluk!

Yunan istihbaratının yönlendirdiği sosyal medya hesaplarında, festival üzerinden yapılan Pontus propagandalarının görülebildiği aktarılıyor. Şu an Yunanistan’da Trabzon üzerinde hak iddiası için kurulu 60 civarında Pontus Derneği bulunuyor ve bu derneklerin çeşitli ülkelerde 550’ye yakın şubesi mevcut. Ayrıca Pontus faaliyetlerine maddi destek sağlamak için Küçükasya isminde bir banka kurulduğu ifade ediliyor.

Sümela’daki ayinin, Pontos Rum diasporası için hem dini hem de kültürel bir direniş ve kimlik ifadesi olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Bazı çevreler ise, etkinliklerin Türk kültürüne sahip çıkmak yerine, Pontus propagandasına hizmet ettiğini savunuyor.

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı. Yaycı, Sümela’da yapılması planlanan ayin ile ilgili olarak şu sözleri dile getirdi:

Yunanistan’da camiler ahır yapılırken, Atina’da tek açık cami yok iken, seçilmiş müftüler hapse atılırken…
Hiçbir Ortodoks hristiyan cemaatin bulunmadığı Trabzon’un Sümela Müzesinde Fener Rum Kilisesi 23 Ağustos’ta ayin yapacakmış..
Müzede ayin nereden çıktı?
Manastır deseniz, o da uygun değil. Çünkü Ortodoks Hristiyan inancına göre ayin kilisede olur sadece!
Yani amaç dini ibadet değil, siyasi faaliyet!
Ayini de Fener Kilisesinin atadığı güya Kırklareli Metropoliti yönetecekmiş!
Kırklareli İstanbul sınırları içinde de biz mi bilmiyoruz?
Orada Rum mu yaşıyor da metropolit atamışlar. 
Böyle bir atama yetkisini nereden almış bu Fener Başpapazı?
Bunların hepsi Fener Kilisesinin yetkilerini aşma faaliyetleri.
Neresinden baksanız rezalet!

Cihat Yaycı pontus propagandalarına dikkat çekti

TÜRK DEGS Başkanı emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Trabzon’da 14-17 Ağustos tarihlerinde düzenlenen “Uluslararası Horon Festivali” ne ilişkin çarpıcı açıklamalarda da bulundu. Yaycı hem Lozan’a aykırı faaliyetlere hem de Yunanistan’ın Pontus propagandalarına dikkat çekti. “Uluslararası Horon Festivali” nin Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethettiği 15 Ağustos tarihini de kapsaması dikkat çekti.

Yunanistan’dan da katılımın sağlandığı festivalin, bazı çevrelerce Pontus iddialarını gündeme taşıyabilecek bir zemin oluşturabileceği ve horon ile kemençe üzerinden Yunan kültürünün bölgeye entegre edilmesi riskini barındırdığı öne sürülüyor.

Türk Kültürü Yunanlara mı Teslim Ediliyor?

Yunan gazetelerinde, binlerce yıllık Türk horonu ve kemençesi Yunan oyunu ve çalgısıymış gibi gösterilen haberlerin yayımlandığı da ifade ediliyor. “Horon oynayan ve kemençe çalan herkes Yunan’dır ve biz de onlarla buluşmaya gidiyoruz diyorlar! Siz hiç bir Yunan’ın ‘Horon bir Türk oyunudur, kemençe Türk çalgısıdır’ deyip festivale katıldığını duydunuz mu?” şeklinde tepkiler dile getiriliyor.

Yunanistan ve Türkiye’deki bazı çevrelerin, etkinliği istismara açık gördüğü vurgulanıyor. Hatta bu festivale Yunanistan’dan ekipler katılması durumunda, etkinliğin hayali Pontus propagandalarına malzeme olacağı, horon ve kemençe üzerinden Yunan’ı bölge kültürüne ortak etmek ile neticeleneceği belirtiliyor.

Binlerce Yıllık Miras Tehdit Altında!

Karadeniz kemençesinin Oğuz Türk çalgısı olduğu ve kökeninin Orta Asya’ya dayanıyor. Türkler, bu çalgıyı Doğu Karadeniz, Adana, Gagavuz Türkleri’nin yaşadığı Moldova gibi farklı coğrafyalara taşımış.

Kemençenin atası Iklığ, halen Türkiye’de Yörük köylerinde çalınıyor. Türkistan’daki müzik ve kültür müzelerinde, kemençenin tıpatıp benzerleri bulunuyor ve horonun hemen hemen aynısı oynanıyor.

Külekçi ve Taşdelen'den provokatif tavır

Gazeteci Ahmet Külekçi ise köşesinde Cihat Yaycı’nın festival ve Sümela çıkışlarını “fazla abartan” bir şekilde ele aldı. Külekçi, “Nedir bu algı operasyonu nedir bu düşmanca yaklaşım anlamış değilim” diyerek Yaycı’yı eleştirdi. “Hani bizim hoşgörü barış dostluk kardeşlik yanımız. Hani bizim kapımız aşımız herkese açıktı.” ifadeleriyle, Trabzon’un kültürüne ve tarihine sahip çıkmak için alınması gereken önlemleri küçümsüyor. Külekçi’nin bu provokatif tavrı, Trabzon’un milli kimliğini koruma çabalarını görmezden gelmeye devam ediyor.

Öte yandan emekli deniz subayı Gürcan Taşdelen, sosyal medyada yaptığı paylaşımda Cihat Yaycı’yı eleştirerek, “Topraklarını Araplara satıp Arapzon’a dönen Trabzon mu Türk’ün son kalesiymiş? Cihat Yaycı’dan boş ve hamaset dolu sözler” ifadelerini kullandı.

Trabzon ile Karadeniz, İskitler ve Sakalar’ın M.Ö. 2000’lerden itibaren anayurtlarından Anadolu’ya sarkan izleriyle doludur. Türk kültürü, 4000 yıllık mirasıyla Trabzon’da köklü bir varlık gösteriyor ama Yunanlılar ve bazı çevreler horon ve kemençeyi sahiplenmeye çalışıyor. Karadeniz kemençesi Oğuz Türk çalgısıdır; kökeni Orta Asya’ya dayanır ve Türkler tarafından Anadolu’dan Moldova’ya kadar taşınmıştır. Bu nedenle, Türkler Anadolu’ya 1071’de gelmedi; binlerce yıldır zaten oradaydılar ve şimdi binlerce yıllık kültürleri Pontus propagandalarına malzeme edilerek tehdit altında!