Giresun’un Görele ilçesinde, görevden uzaklaştırılan CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin tacizine uğradığı iddia edilen 16 yaşındaki Tuana Elif Torun’un şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle ilgili yankılar sürüyor. Olayın ardından Sabah'a konuşan Torun ailesi, kazadan önce ve sonra maruz kaldıkları siyasi baskıları, susturma operasyonlarını ve "ahlaksız teklif" iddialarını kamuoyuyla paylaştı.
Acılı baba Ahmet Torun: Şikayeti geri çekmemizi istediler
Taciz iddiasıyla yargı sürecini başlatan baba Ahmet Torun, şikayetçi oldukları günün akşamında evlerine siyasi isimlerin geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Taciz nedeniyle şikâyetçi olduğumuz günün akşamı CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Uygur Dural, kadın belediye meclis üyesi İlkay Odabaş evimize gelip şikâyeti geri çekmemizi istedi. Biz de davamızdan vazgeçmeyeceğimizi söyledik. Sonra kalkıp gittiler." Torun, o günden sonra hiçbir CHP’li yetkilinin cenazeye gelmediğini ve davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.
Anne Nuray Torun: Sürgün edildiğim yerde kaza oldu
Belediye iştiraki Gör-Bel şirketinde çalışan anne Nuray Torun, Hasbi Dede’nin tutuklanmasının ardından mobbinge maruz kaldığını ve çalışma yerinin değiştirildiğini iddia etti. Yaşanan süreci anlatan anne Torun: "Hasbi Dede'nin tacizden tutuklanmasının hemen ardından belediyeye ait Gör-Bel Şirket Müdürü Erhan Çelebi beni telefonla arayarak, 'Hasbi Başkan senin belediye içinde çalışmanı istemiyor. Başka bir yerde çalışman istendi' dedi." ifadelerini kullandı. Farklı bir tesise garson olarak gönderildiğini belirten acılı anne, "Kazanın olduğu akşam da tesiste nişan vardı. Çalışırken kızım arayıp, 'Yanına gelmek istiyorum' dedi. Ben de ona 'gel' dedim. Evden çıkıp yanıma geliyordu. Sonra o kazada hayatını kaybetti. Ben orada çalışmasaydım kızım oraya gelmeyecekti" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.
olayla ilgili TACİZCİ BAŞKAN açıklama yaptı
Görevden uzaklaştırılan ve taciz davası devam eden Hasbi Dede ise yaptığı yazılı açıklamada şüpheli kaza ve baskı iddialarını reddetti. Dede savunmasında şunları kaydetti: “Tüm kamuoyunun bilmesini isterim ki; bu elim kazayla, kazaya karışan şüpheli şahısla veya olayın yaşandığı işletmeyle hiçbir hukuki, fiili, ticari ya da idari bağım bulunmamaktadır. Hakkımdaki tüm suçlamalar asılsızdır ve gerçeklerle hiçbir bağı bulunmamaktadır. Şahsıma yöneltilen bu iddiaların, bağımsız Türk yargısı huzurunda yapılacak yargılama neticesinde boşa çıkacağına ve masumiyetimin tescil edileceğine inancım tamdır.”
