İstanbul’da taksiye binerken gözünüz mutlaka o küçük karelere takılmıştır. Kimimiz estetik bir detay sanıyor, kimimiz de alıştığımız için sorgulamıyoruz bile. Ama işin aslı hiç de öyle değil!
Bu desenin kökeni tam 1920’lerin Amerika’sına dayanıyor. Üstelik ortaya çıkış nedeni de oldukça ilginç. Buyurun, birlikte bu küçük detayın büyük hikayesine bakalım!
Dama Deseninin Tarihçesi Nasıldır?
Taksi ve dolmuş, otobüs gibi toplu taşıma araçlarındaki gördüğünüz kareler var ya meğer sadece görsel olsun diye konulmamış! Hikaye bizi 1920’lerin Amerika’sına götürüyor. O dönemlerde taksicilik tam anlamıyla başıboş bir sektör. Şoförler yolcu kapmak için birbirleriyle kavga ediyor, hatta iş zaman zaman şiddete kadar varıyor.
Üstelik fiyatlar da tamamen keyfi! Yani ortada ne düzen var ne de güven… Tam bu noktada ortaya Checker Cab çıkıyor. Bu şirket, araçlarının üzerine dama deseni ekleyerek büyük bir fark yaratıyor.
Dama Deseninin Amacı Nedir?
Amaç: “Biz kurumsalız, güveniliriz, kayıtlı çalışıyoruz” mesajını vermek. Ve işe de yarıyor. İnsanlar bu desenli araçlara daha çok güvenmeye başlıyor. Peki bu detay Türkiye'ye nasıl geliyor?
İşin ucu yine Amerika’ya dayanıyor. 1950’li yıllarda Türkiye’de taksi olarak kullanılan Cadillac ve Chevrolet gibi Amerikan araçlarıyla birlikte bu dama deseni de Türkiye sokaklarına taşınıyor.
Dama Deseni Türkiye'de Nasıl Yaygınlaştı?
Yani bugün gördüğümüz o kareler aslında ithal bir alışkanlık! O dönemlerde bu desen zorunlu değilmiş. Sadece ticari araçları şahsi araçlardan ayırmak için kullanılan bir detaymış. Hatta 80’li yıllarda İstanbul’da damasız taksiler görmek oldukça normalmiş.
Ama işin rengi 2019’da değişiyor. UKOME kararıyla birlikte İstanbul’daki sarı, turkuaz ve siyah taksilerde ve dolmuşlarda bu dama deseni zorunlu hale geliyor. Yani artık sadece bir tercih değil, resmi bir kural!
