TARİŞ Üzüm Birliği, 2026 yılı için çekirdeksiz kuru üzüm alımında kalite farkı gözetmeksizin kilo başına brüt 80 lira avans fiyatı belirledi. Bu durum, üreticilerin en az 150 lira beklediği bir sezonda, fiyat krizi ve artan maliyetlerin etkisiyle devlet desteği taleplerini artırıyor.
Fiyat Belirlemesi ve Üretici Beklentileri Nedir?
Geçtiğimiz yıl 9 numara üzüm için 120 lira fiyat açıklayan TARİŞ, bu yıl 2026 ürünü için belirlediği avans fiyatıyla dikkat çekti. Üreticinin 150 lira beklediği bir dönemde, TARİŞ’in 80 lira avans fiyatı açıklaması, üreticiler arasında endişelere yol açtı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) fiyat açıklamasını bekleyen TARİŞ, bu açıklama gelmeyince kendi fiyatını belirlemek zorunda kaldı.
TARİŞ Üzüm Birliği’nden yapılan açıklamada, 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım sezonuna ilişkin uygulama esasları ve alım takvimi netleştirildi. Birlik, yeni sezonda kalite ayrımı gözetmeksizin brüt 80 TL/kg ön alım fiyatı üzerinden alımlara başlanacağını duyurdu.
Alım Süreci ve Kooperatifler Arasındaki İlişki Nasıldır?
Alım kotaları ve teslimat şartlarının detaylandırıldığı duyuruda, üretici ortakların bağlı bulundukları kooperatiflere bildirdikleri 2026 yılı rekolte miktarının yüzde 50’sine kadar olan kısmının ürün alımı kapsamında değerlendirileceği belirtildi. Ayrıca, ürün vadeli borcu bulunan üretici ortaklar için özel düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeler, mevcut borcu karşılamadığı takdirde ilave ürün teslimi kabul edilmesini kapsıyor.
Alım süreci, 10 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve üreticilerin bu süreçte randevu sistemi üzerinden işlem yapabilmesi sağlanacak. Bağlı kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirilecek fiziki ürün alımlarına ise resmi olarak başlanacak.
İklim Krizi ve Üretim Üzerindeki Etkileri Neler?
Türkiye, sultaniye çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde dünya çapında önemli bir yere sahip. Ancak son yıllarda artan maliyetler ve iklim krizinin olumsuz etkileri, üreticilerin zarar etmesine neden oluyor. İklim değişikliği, kuru üzüm üretiminde dalgalanmalara yol açmakta ve bu durum ihracata da yansımaktadır.
Üretimdeki dalgalanma, yıllık bazda değişkenlik gösteriyor ve Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, 300 bin tonun üzerine çıktığı yıllar olduğu gibi, 160 bin ton seviyelerine düştüğü yıllar da bulunmaktadır. 2025-2026 sezonunda yaşanan zirai don felaketi nedeniyle üretimin 160 bin ton seviyesine düşeceği tahmin ediliyor. Bu durum, Türkiye’nin dünya üzerindeki üretim ve ihracat sıralamasını tehdit eden bir faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye, çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında 80’i aşkın ülkeye gerçekleştirse de, geleneksel olarak Avrupa ülkeleri öne çıkmaktadır. En büyük alıcı konumundaki Birleşik Krallık’ın yanı sıra, Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa gibi ülkeler de önemli pazarlar arasında yer almaktadır. Ancak, üretimden sofraya kadar olan süreçte yaşanan sorunların çözülmesi ve sürdürülebilir bir üretim politikası oluşturulması gerekmektedir.
