TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörleriyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, gelecek dönemde çok daha güçlü atılımların yapılabilmesi Türkiye'nin geleceği bakımından hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz. Ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.
'Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin New York'taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır'
Kurtulmuş, İran’da saldırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni toplandığını belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin New York'taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor. Terminoloji hepsi beraber oluyor. Kural bazı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem kuralı değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi döndürüyor. Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha kestirmede ifade edemiyorum. Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür.
Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar belki asırlar boyunca geliyormuş. Dolayısıyla bu süreci öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur. Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu dünya bu düzensiz bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir. Onun için eskiler der ya bir kere düşmeyelim. Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah'ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız" şeklinde konuştu.
'Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz'
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na atıf yaparak, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz. Asırlarca olduğu gibi bu topraklarda farklı etnik yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kalması husumeti yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir farklı mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle herhangi bir husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koymak isteyenlerin de elinden bu fırsatı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları bir daha oynayamayacak şekilde ters yüz edeceğiz. Allah'ın izniyle bunun için de Türkiye'de halkımızın büyük bir destek verdiğini görüyoruz.
Bunun için bu bölgedeki bütün unsurlar, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin ne kadar farklı etnik mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin bütün bu unsurların hep beraber aynı coğrafyanın insanları aynı ülkenin aynı bölgenin vatandaşları ve aynı kaderin kaderdaşları olarak bir arada birlikte yürümeleri herhalde bölgemizin de huzurunu sağlayacaktır. Bu amaçla özellikle sizlerden de Türkiye'nin terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi.
Kaynak: İHA
