Teknoloji çağında özellikle çocuklar ve gençler kitaptan git gide uzaklaşıyor. Bu durum, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son verilerle daha da belirgin hale geliyor. Kitap okuma alışkanlıkları üzerine yapılan araştırmalar, toplumun okuma düzeyine dair çarpıcı sonuçlar sunuyor.
Kitap Okuma İstatistikleri Neleri Gösteriyor?
Yayıncılar Birliği istatistiklerine göre, 2024 yılında Türkiye'de kitap okuma istatistikleri şu şekilde ortaya çıkıyor: Kitap okumayanların oranı %73 olarak belirlenirken, kitap okuyanların oranı %27 olarak kaydedilmiştir. En çok kitap okuyan yaş grubu 18-27 yaş aralığı (%50,9) olurken, en az kitap okuyan yaş grubu ise 65 yaş ve üzeri (%14,1) olarak tespit edilmiştir.
En çok tercih edilen kitap türü roman, öykü ve şiir (%42) olurken, eğitim (%20) ve kişisel gelişim (%15) gibi diğer türler de dikkat çekmektedir. Ancak, kişisel gelişim türündeki kitapların okunması konusunda bazı uzmanlar tavsiyelerde bulunuyor.
Kitap Fiyatları ve Okuma Süreleri
Kitap fiyatları ile ilgili veriler de dikkat çekiyor. İki yıl önceki verilere göre, ortalama kitap fiyatı 100 TL olarak belirlenmişken, en pahalı kitapların fiyatı 250-300 TL arasında değişmektedir. Ortalama kitap okuma süresi ise haftada 3 saat olarak kaydedilmiştir. Kitap okuma alışkanlıkları arasında en az kitap okunan yerin toplu taşıma araçları olduğu gözlemlenmektedir.
Akşam Gazetesi Kültür-Sanat Editörü Bedir Acar, kitap okuma ile ilgili çarpıcı bir anekdot paylaşarak, bu konudaki düşüncelerini dile getirmiştir. Acar, dostlarıyla yaptığı bir sohbet sırasında kitap okuma alışkanlıklarının azaldığını vurgulamış ve bu durumun toplum üzerindeki etkilerini ele almıştır.
Gelecekte Kitap Okuma Alışkanlıkları Nasıl Olacak?
Acar, günümüzde çocukların kitap okuma alışkanlıklarının azaldığını belirtirken, televizyon izleme oranlarının ise oldukça yüksek olduğunu ifade etmiştir. Araştırmalara göre, günde beş altı saat televizyon izleyen bireylerin, kitap okuma sürelerinin bir dakika ile sınırlı kaldığını vurgulamıştır. Bu durum, çocukların dikkatlerinin dağılmasına ve zihinlerinin kuşatma altında kalmasına neden olmaktadır.
Ancak, umutsuz olmamak gerektiğini belirten Acar, kitapların hâlâ önemli bir yer tuttuğunu ve uluslararası kitap fuarları ile yayıncılık zirvelerinin bu durumu desteklediğini ifade etmiştir. Türkiye'nin kültürel birikiminin dünyaya açılan bir kapı olduğu ve kitapların hayatımızdan çekilmediği vurgulanmaktadır.
