Tera Holding’in Türkiye’deki milyarlarca liralık fon vurgunuyla gündeme gelmesinin ardından, Almanya’daki üç gayrimenkul şirketine geçici iflas yöneticisi atandı. Düsseldorf Yerel Mahkemesi tarafından alınan karar doğrultusunda, Tera Bau & Development, Tera Invest ve Tera Real Estate Management adlı şirketlere avukat Holger Rhode geçici iflas yöneticisi olarak atanmıştır.
Bu atama, şirketlerin varlıklarının korunması ve alacaklıların haklarının güvence altına alınması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kararı ilk olarak gazeteci Bahadır Özgür sosyal medya üzerinden duyurmuştur.
Şirketlerin Malvarlığı İşlemleri Nasıl Yönetilecek?
Mahkemenin 12 Ekim 2026 tarihli koruyucu tedbirleri, iflas başvurusuna ilişkin inceleme sürerken şirket varlıklarının korunmasını ve alacaklıların haklarının güvence altına alınmasını hedeflemektedir. Bu çerçevede, borçlu şirketlerin malvarlıklarına ilişkin işlemler, geçici iflas yöneticisi Holger Rhode’nin onayıyla geçerli sayılacaktır.
Rhode, şirketlerin banka bakiyeleri ve diğer alacaklarını tahsil etmeye, şirketlere yapılan ödemeleri almaya yetkili olacaktır. Bu tedbirler, varlıkların elden çıkarılmasının ve bazı alacaklılara diğerlerinden önce ödeme yapılmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
Almanya’daki Yatırımların Değeri Ne Kadar?
Gazeteci Bahadır Özgür, sosyal medya paylaşımında Tera Holding’in Almanya’daki yatırımlarının değerinin yaklaşık 200 milyon euroya ulaştığını belirtmiştir. Bu yatırımlar arasında Düsseldorf’ta 431 odalı bir otel ile Solingen’de 72 odalı bir otel projesi bulunmaktadır.
Ayrıca, Özgür, Tera’nın Almanya’daki yüzde 100 bağlı ortaklığı Tera Real Estate GmbH ile Hollanda merkezli DHB Bank N.V.’den 31,2 milyon euro nakit kredi alındığını vurgulamıştır. Bu durum, Tera’nın Almanya’daki şirketinin en büyük alacaklısının Hollanda bankası olduğunu göstermektedir.
İflas Başvurularının İncelenmesi Devam Ediyor
Tera’nın Almanya’daki üç şirketine ilişkin iflas başvurularının incelenmesi sürmektedir. Düsseldorf Yerel Mahkemesi, inceleme tamamlandıktan sonra iflas prosedürünü resmen başlatıp başlatmayacağına karar verecektir.
İflas başvurusunun kim tarafından yapıldığına dair bilgi ise kamuya açık kaynaklarda yer almamaktadır. Bu durum, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlikler yaratmaktadır.
