Bakırhan, Türkiye’nin yüz yıllık bir meselesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, çözüm sürecine dair cesur adımların atılması gerektiğini söyledi. “Yüz yıllık bir meselenin çözümünü konuşurken ürkek davranamayız. Önyargılarımızı bir kenara bırakmak gerekir. Komisyonun Sayın Öcalan’la görüşmesini tabu haline getirmemeliyiz.” dedi. DEM Parti lideri, çağrısını “Gelin bu yasama yılını Türkiye tarihinin çözüm yılı yapalım. Barışı konuşmaktan korkmayalım.” sözleriyle sürdürdü.
Tuncer Bakırhan’dan dikkat çeken çağrı
Mardin’deki kayyum uygulamasına da değinen Bakırhan, bu durumun İstanbul’a kadar uzandığını belirtti. “Mardin’deki kayyumun İstanbul’a nasıl sıçradığını hep birlikte gördük. Yerel demokrasi güçlendiğinde sadece bir bölge değil, bütün ülke nefes alır.” dedi.
Siyasi çözümün ve halk iradesinin önemine vurgu yapan Bakırhan, “Siyaset aklımız hem çözüm masasında imkan arar hem de meydanlarda adalet talep eder. İkisi de gereklidir, meşrudur ve haklıdır.” şeklinde konuştu. Partisinin hem mücadele hem diyalog geleneğini sürdürdüğünü vurgulayan Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Biz, hem konuşmayı hem de haksızlıklara karşı durmayı bilen bir gelenekten geliyoruz. Hem Diyarbakır’da hem İstanbul’da kayyum atanan belediyelerin önünde halk iradesini savunan da biziz. Meclis kürsüsünde barış yasalarını savunan da biziz.”
Kadın mücadelesine de değinen Bakırhan, “İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı en önde yürüyen kadınların yoldaşı biz olduk. Aynı zamanda başörtüsüyle kamusal alanda var olmak isteyen kadının mücadelesini de sahiplendik.” dedi. Bakırhan, sözlerini “Cudi’den Soma’ya, Munzur’dan Kaz Dağları’na kadar uzanan bir hattız. Halkın, doğanın ve özgürlüğün yanında duran bir çizgiyi savunuyoruz.” ifadeleriyle tamamladı.
