TBMM'de gerçekleştirilen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, sekizinci toplantısını düzenledi. Bugünkü toplantıda sendikalar dinlendi.
'Süreç, özgürlük, adalet, demokrasi ve milli birlik temelinde yürütülmelidir'
Terörsüz Türkiye vizyonunun toplumsal sözleşme olduğunu vurgulayan Memur Sen Başkanı Ali Yalçın, "Hepimizin ortak meselesidir. Bu süreci toplumsallaştırmak, sivil toplum örgütlerini paydaş kılmak, yeni ve sivil bir anayasa ile taçlandırmak, Türkiye Yüzyılı'nın ön koşuludur. Memur Sen olarak sürece ilişkin dikkat edilmesi gereken birkaç hususun altını çizmek istiyorum: Süreç, özgürlük, adalet, demokrasi ve milli birlik temelinde yürütülmelidir. Sivil toplum kuruluşları sadece dinlenen değil, gerçek anlamda sürecin paydaşı kılınmalı, yalnızca bir defaya mahsus görüş alınmamalıdır. Devlet kuşatıcı ama kararlı olmalı; terörü cesaretlendirecek hiçbir adım söz konusu olmamalıdır. Çözüm sürecinde, tüm iyi niyet ve çabalara rağmen yaşanan olumsuzlardan ders çıkarılmalı; sürecin sabote edilmesine ve sekteye uğratılmasına karşı ihtiyatlı olunmalıdır. Yeni ve sivil bir anayasa yapılmalı; toplumun bütün kesimlerini kapsayan toplumsal sözleşme oluşturulmalıdır. Terörün mağdur ettiği vatandaşlarımızın acısı politize edilmemeli, toplumsal vicdanın ortak paydası olmalıdır" ifadelerini kullandı.
'Tarihsel sürecin terör sadece evlatlarımızı elimizden almadı'
Komisyon sürecinde kamu hizmetlerinin kalitesinin artacağını belirten Türkiye Kamu Sen Başkanı Önder Kahveci, "Terörün ortadan kalkması ile birlikte Doğu, Güneydoğu, Anadolu'nun sadece kamu hizmetleri açısından değil, sosyal ve ekonomik gelişim açısından cazibe merkezlerine dönüşmesi mümkün olacak. Bu dönüşüm bölgenin daha homojen bir kimyaya sahip olmasına terör nedeniyle bölgeden göç eden halkın da yeniden memleketlere dönebilmelerinin imkanını sağlayacak. Bu nedenle ulaşılacak huzur ve güven ortamının en büyük kazanımı yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda Türkiye'nin her köşesinde eşit hizmet alma hakkının korunması ve devlet vatandaş bağrının güçlenmesi olacak. Türkiye'nin mevcut yaklaşımı geçmişleri evlerinden ders alarak çok güvenlik mimari inşaatçı çabasının bir yansımasıdır. Tarihsel sürecin terör sadece evlatlarımızı elimizden almadı. Aynı zamanda ekonomi kayıtlarımızı, kaynaklarımızı tüketti" diye konuştu.
'Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, milletimizin birliği ve beraberliği kırmızı çizgimizdir'
TÜRK-İş Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, terörün sadece canları değil toplumsal barışı da baltaladığını söyleyerek, "Fabrikaların kurulmasına, iş sahalarının açılmasına ayrılacak kaynaklar, terörle mücadeleye yönlendirilmek zorunda kalmıştır. TÜRK-İŞ üyesi işçiler de çalıştıkları şantiye ve tesislerde saldırıların hedefi olmuş, buna rağmen görevlerini aksatmadan sürdürmüşlerdir. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz: Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, milletimizin birliği ve beraberliği kırmızı çizgimizdir. Bölünmez bütünlüğümüz sadece bir yönetim modeli değil, bu topraklarda barış ve kardeşliğin en güçlü teminatıdır. Bu vesileyle ifade etmeliyim ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları milletimizin ortak mücadeleyle çizdiği, bedelini şehitlerimizin kanıyla ödediği kutsal sınırlardır. Bu sınırlara yönelen her tehdit, yalnızca bir coğrafyaya değil, bin yıllık bir tarihe ve ortak geleceğimize yöneliktir" diye konuştu.
'TBMM kapsamında böyle bir komisyonun oluşturulmasını anlamlı buluyor ve destekliyoruz'
DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu da, "Tüm sorunların demokrasi yoluyla çözülebileceğine inanıyoruz. Bu temelde, emek mücadelesi ile demokrasi mücadelesini birbirinden ayrı görmüyor; 'Demokrasi işçinin ekmeğidir' diyerek emeğin ve demokrasinin aynı mücadele sahasında birleştiğini vurguluyoruz. Geçmişte benzer umutlarla başlayan ancak olumsuz sonuçlanan süreçler yaşadık. Ama şimdi başarabiliriz, başarmalıyız. Geçmişteki hataların tekrar etmemesi, toplumun barışa olan inancının korunması, sürecin tüm aşamalarında açıklık ve güven sağlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Geniş bir toplumsal mutabakatla, sakin, özgür ve yapıcı bir tartışma ikliminde sorunları daha kolay aşacağımız açıktır. Bu nedenle TBMM kapsamında böyle bir komisyonun oluşturulmasını anlamlı buluyor ve destekliyoruz. TBMM'deki bu komisyonun toplumsal karşılığını da oluşturmak gerekmektedir.'' dedi.
Kaynak: İHA
