Torba Yasa düzenlemesi, kamuoyunda büyük bir ilgiyle izlenirken, bu teklifin kapsamı ve içeriği hakkında çeşitli bilgiler gündeme gelmektedir. Meclis'te ele alınan Torba Yasa'nın hangi maddeleri içerdiği, kimleri kapsadığı ve yasalaşma süreci hakkında detaylar merak edilmektedir.
Torba Yasa'nın Maddeleri Neler?
Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından görüşülmeye başlanan 36 maddelik Torba Yasa'nın detayları gün yüzüne çıkmaya başladı. Yeni yasa teklifi, kira gelirleri, yeni harç ödemeleri ve sosyal güvenlik düzenlemeleri gibi birçok önemli konuyu kapsamaktadır.
Bu düzenlemenin en dikkat çekici noktalarından biri, konutlar hariç kiraya verilen mal ve haklar üzerinden yapılan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen gayrimenkulün iktisap bedelinin belirli bir süre için indirimli olarak uygulanacak olmasıdır. 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek olan bu hüküm, vergilendirme dönemleri ile ilgili beyannamelerde geçerli olacaktır.
Vergide Değişiklikler ve Cezalar
Torba Yasa ile birlikte vergi düzenlemelerinde de önemli değişiklikler yapılması planlanmaktadır. Tapuda yapılan işlemlerden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bedeller üzerinden harç ödendiğinin tespit edilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası uygulanacağı belirtilmektedir. Bu ceza, yüzde 25 yerine 'bir kat' olarak uygulanacaktır.
Ayrıca, emlak vergisinde belediyelerin artış oranları da düzenlenmiştir. 2025 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerlerinin iki katını geçemeyecek şekilde sınırlandırılmıştır. Bu durum, emlak piyasasında daha dengeli bir yapı oluşturmayı hedeflemektedir.
Yeni Borçlanma Oranları ve Uygulamaları
Emeklilik için gün satın almak isteyen sigortalılar için yeni düzenlemeler de yapılmıştır. Yeni yıldan itibaren, doğum borçlanması hariç tüm ödemeler geçerli asgari ücretin yüzde 45 oranında gerçekleştirilebilecektir. Bu durum, Bağ-Kur ihyası ve askerlik borçlanmalarını da kapsayarak, sigortalılar için önemli bir kolaylık sağlamaktadır.
SGK'den gelir veya aylık alan bireylerin prim ve prime ilişkin borçları, gelir veya aylıklarından kesilerek tahsil edilecektir. Bu kesinti, yüzde 25 oranını geçmeyecek şekilde yapılacaktır. Bu uygulama, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğini artırmayı amaçlamaktadır.
