Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik dezenformasyon çabalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlık yetkilileri, sosyal medyada ve basında yayılan asılsız iddiaların sadece ordunun değil, aynı zamanda devletin güvenliğini ve milletin birliğini hedef aldığını vurguladı.
MSB kaynakları, haftalık basın bilgilendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı ve TSK’ya yönelik itibarsızlaştırma girişimlerini detaylandırdı.
30 Ağustos Zafer Bayramı törenindeki iddialara yanıt
MSB kaynakları, Anıtkabir’de 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen törenlerde, yapay zekâ ile oluşturulmuş görüntülerde generallerin arandığı ve bazı askerlerin aileleriyle birlikte içeri alınmadığı yönündeki iddiaları doğrulamadı.
Bakanlık yetkilileri, 2019’da bir televizyon kanalında yayınlanan ve dava süreci halen devam eden görüntülerin tekrar dolaşıma sokulmasını “sistematik bir dezenformasyon çabası” olarak nitelendirdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik gerçek olmayan veya yıllar önce dava konusu olmuş konuların tekrar gündeme getirilmesi suretiyle yapılan algı operasyonları sadece ordumuzu değil, aynı zamanda devletimizin güvenliğini ve milletimizin birliğini hedef almaktadır."
Sosyal medyanın giderek daha tehlikeli hâle geldiğine dikkat çeken Bakanlık, vatandaşları yayılan veya yayımlanacak yanlış bilgiler konusunda dikkatli olmaya çağırdı. MSB, TSK’nın anayasa ve yasalarla kendisine verilen görevleri kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.
F-16 İddialarına Bakanlıktan Açıklama
Yunan basınında yer alan, Türkiye’ye ait iki F-16 savaş uçağının Rodos ile Meis arasında Atina FIR hattını ihlal ettiği iddialarına da Bakanlık yanıt verdi. Açıklamada, Türk P-72 Deniz Karakol Uçağı’nın NATO ve Yunan makamlarının bilgisi dahilinde görevini icra ettiği belirtildi.
Yetkililer, Yunan F-16’larının silahsız uçağa reaksiyon gösterdiğini, uçuş emniyetinin tehlikeye atıldığını ve taciz yapıldığını aktardı. Olayın ardından Hava Kuvvetleri’ne ait Ani Reaksiyon uçaklarının uçaklar arasında ayrım sağlayarak itidalli duruşu koruduğu kaydedildi.
MSB, yaşanan durumun Yunanistan’ın son dönemdeki gerginliği artırıcı adımlarının yeni bir örneği olduğunu ve iki ülke arasında 2023’te imzalanan Atina Bildirgesi’nin ruhuna aykırı olduğunu belirtti. Bakanlık, Türkiye’nin uzlaşmacı ve yapıcı yaklaşımını sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.
Suriye’de Terörle Mücadele ve Güvenlik Hassasiyeti
Bakanlık yetkilileri, Suriye’deki son duruma dair soruları da yanıtladı. Açıklamada, SDG terör örgütünün silahsızlanma ve Suriye devletine entegrasyon yükümlülüklerini yerine getirmediği, bunun hem Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü hem de Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit ettiği ifade edildi.
MSB, SDG’nin süreci sabote etmesine izin vermeyeceklerini ve Suriye’nin yeni yönetimiyle iş birliği içinde terörle mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, örgütün Suriye ordusuna entegrasyon sürecine uyması, siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne zarar verecek eylem ve söylemlerden kaçınması gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin, hem kendi güvenliğini hem de Suriye’nin istikrarını sağlamak için süreci yakından takip edeceği aktarıldı.
