Dil, bir milletin kimliğini, kültürünü ve tarihini taşıyan en önemli unsurlardan biridir. Türkçe, binlerce yıllık geçmişiyle Türk milletinin hafızasını ve değerlerini koruyan bir köprü görevi görür. Türk Dil Bayramı, Türkçenin korunması ve geliştirilmesi adına önemli bir dönüm noktasıdır.
Karamanoğlu Mehmet Bey ve 1277 Fermanı
Türkçenin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey'in Konya'da yayınladığı fermanla başlamıştır. Bu ferman, Türkçenin devlet dili olarak kabul edilmesini sağlamış ve halkı Türkçe konuşmaya ve yazmaya teşvik etmiştir. Mehmet Bey'in şu sözleri, Türkçenin devlet dili olarak benimsenmesini ilan etmiştir:
Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler. (Şimdengeru, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden gayri dil kullanılmaya... uymayanların boynu vurula.…)
Bu ferman, Türkçenin devlet yönetiminde ve resmi yazışmalarda kullanılmasını zorunlu kılmış ve Türkçenin gelişimi için önemli bir adım olmuştur.
Osmanlıca ve Türkçenin Gelişimi
Osmanlı döneminde Türkçe, Arapça ve Farsçanın etkisiyle Osmanlıca adıyla yeni bir biçim kazanmıştır. Bu dönem boyunca edebiyat, bilim ve yönetim dili olarak Osmanlıca kullanılmıştır. Ancak aydınlar, halkın dilini sadeleştirme ihtiyacını sık sık dile getirmiştir. Ziya Gökalp, Ahmet Vefik Paşa ve İsmail Gaspıralı gibi isimler, Türkçenin halk tarafından anlaşılır hale gelmesi için çaba göstermiştir. Bu çabalar, Cumhuriyet dönemi öncesinde dilde sadeleşme hareketlerinin başlangıcını işaret eder.
Cumhuriyet Dönemi ve Türk Dil Kurumu
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi ve yabancı etkilerden arındırılması yönünde çalışmalar hız kazanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulmuş, aynı yıl Dolmabahçe Sarayı’nda Birinci Türk Dil Kurultayı toplanmıştır. Kurultayın açılış günü olan 26 Eylül, o günden beri Türk Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu bayram, dil bilincinin toplumda yerleşmesini sağlamak ve Türkçeyi koruma sorumluluğunu pekiştirmek açısından büyük önem taşımaktadır.
Osmanlı Türkçesinden Günümüz Türkçesine
Türkçenin Osmanlıca döneminden günümüze uzanan evrimi, dilin dinamik yapısını gözler önüne serer. Osmanlıca, yoğun Arapça ve Farsça etkisiyle zengin bir kelime hazinesine sahipken, halkın anlamakta güçlük çektiği bir dil haline gelmişti. Cumhuriyet dönemiyle birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi ve özleştirilmesi hedeflendi. Harf Devrimi ile Latin alfabesinin kabulü, dilin halk tarafından daha kolay öğrenilmesini sağlamıştır. Günümüzde, Türk Dil Kurumu'nun öncülüğünde yürütülen çalışmalarla Türkçe, zengin bir dil olarak varlığını sürdürmektedir.
Dil, bir toplumun kimliğini ve kültürünü yansıtan en önemli unsurlardan biridir. Türkçe, sadece bir iletişim aracı olmanın ötesinde, Türk milletinin tarihini, değerlerini ve dünyaya bakışını taşıyan bir mirastır. Dilimize sahip çıkmak, geçmişimizi korumak ve geleceğe aktarmak anlamına gelir. Türk Dil Bayramı, bu bilincin pekiştiği ve dilimize olan sevginin ifade bulduğu bir gündür.
Kaynak: Türk Dil Kurumu, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, ilerikultur.org
