reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7461 %0.19
51,9596 %-0.07
6.920,81 % 0,31
2.871.329 %-2.656
İşçi Haber Gündem Türkçe’nin gizli tarihi: 1277’den günümüze dilimizin evrimi

Türkçe’nin gizli tarihi: 1277’den günümüze dilimizin evrimi

Her kelime, bir milletin tarihine açılan bir kapıdır. Türkçe de binlerce yıllık geçmişiyle sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürümüzün, değerlerimizin ve kimliğimizin taşıyıcısıdır. 26 Eylül Türk Dil Bayramı, dilimize olan bağlılığımızı hatırlamak ve onu koruma sorumluluğumuzu yeniden hissetmek için önemli bir fırsattır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanından günümüz Türkçesine uzanan bu yolculuk, dilimizin hem geçmişini hem de bugününü gözler önüne seriyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Dil, bir milletin kimliğini, kültürünü ve tarihini taşıyan en önemli unsurlardan biridir. Türkçe, binlerce yıllık geçmişiyle Türk milletinin hafızasını ve değerlerini koruyan bir köprü görevi görür. Türk Dil Bayramı, Türkçenin korunması ve geliştirilmesi adına önemli bir dönüm noktasıdır.

Karamanoğlu Mehmet Bey ve 1277 Fermanı

Türkçenin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri, 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey'in Konya'da yayınladığı fermanla başlamıştır. Bu ferman, Türkçenin devlet dili olarak kabul edilmesini sağlamış ve halkı Türkçe konuşmaya ve yazmaya teşvik etmiştir. Mehmet Bey'in şu sözleri, Türkçenin devlet dili olarak benimsenmesini ilan etmiştir:

Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler. (Şimdengeru, divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden gayri dil kullanılmaya... uymayanların boynu vurula.…)

Bu ferman, Türkçenin devlet yönetiminde ve resmi yazışmalarda kullanılmasını zorunlu kılmış ve Türkçenin gelişimi için önemli bir adım olmuştur.

Osmanlıca ve Türkçenin Gelişimi

Osmanlı döneminde Türkçe, Arapça ve Farsçanın etkisiyle Osmanlıca adıyla yeni bir biçim kazanmıştır. Bu dönem boyunca edebiyat, bilim ve yönetim dili olarak Osmanlıca kullanılmıştır. Ancak aydınlar, halkın dilini sadeleştirme ihtiyacını sık sık dile getirmiştir. Ziya Gökalp, Ahmet Vefik Paşa ve İsmail Gaspıralı gibi isimler, Türkçenin halk tarafından anlaşılır hale gelmesi için çaba göstermiştir. Bu çabalar, Cumhuriyet dönemi öncesinde dilde sadeleşme hareketlerinin başlangıcını işaret eder.

Cumhuriyet Dönemi ve Türk Dil Kurumu

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi ve yabancı etkilerden arındırılması yönünde çalışmalar hız kazanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulmuş, aynı yıl Dolmabahçe Sarayı’nda Birinci Türk Dil Kurultayı toplanmıştır. Kurultayın açılış günü olan 26 Eylül, o günden beri Türk Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. Bu bayram, dil bilincinin toplumda yerleşmesini sağlamak ve Türkçeyi koruma sorumluluğunu pekiştirmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Osmanlı Türkçesinden Günümüz Türkçesine

Türkçenin Osmanlıca döneminden günümüze uzanan evrimi, dilin dinamik yapısını gözler önüne serer. Osmanlıca, yoğun Arapça ve Farsça etkisiyle zengin bir kelime hazinesine sahipken, halkın anlamakta güçlük çektiği bir dil haline gelmişti. Cumhuriyet dönemiyle birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi ve özleştirilmesi hedeflendi. Harf Devrimi ile Latin alfabesinin kabulü, dilin halk tarafından daha kolay öğrenilmesini sağlamıştır. Günümüzde, Türk Dil Kurumu'nun öncülüğünde yürütülen çalışmalarla Türkçe, zengin bir dil olarak varlığını sürdürmektedir. 

Dil, bir toplumun kimliğini ve kültürünü yansıtan en önemli unsurlardan biridir. Türkçe, sadece bir iletişim aracı olmanın ötesinde, Türk milletinin tarihini, değerlerini ve dünyaya bakışını taşıyan bir mirastır. Dilimize sahip çıkmak, geçmişimizi korumak ve geleceğe aktarmak anlamına gelir. Türk Dil Bayramı, bu bilincin pekiştiği ve dilimize olan sevginin ifade bulduğu bir gündür.

Kaynak: Türk Dil Kurumu, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, ilerikultur.org