reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,9283 %-0.01
52,6384 %0.07
6.783,30 % -0,91
3.494.995 %-1.277
İşçi Haber Gündem Türkiye dahil 8 ülkeden Mescid-i Aksa'ya ilişkin ortak açıklama

Türkiye dahil 8 ülkeden Mescid-i Aksa'ya ilişkin ortak açıklama

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülkenin dışişleri bakanları, İsrailli yerleşimciler ve aşırılıkçı bakanların, İsrail polisinin koruması altında bulunan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e yönelik baskınlarını ve avlusuna İsrail bayrağı çekilmesini kınadı.

Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları tarafından Mescid-i Aksa’nın hukuki statüsüne ve İsrail’in bu konudaki politikalarına ilişkin yapılan ortak açıklamada, "Kudüs’ün Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsüne yönelik İsrail işgal makamlarının tekrarlanan ihlallerini, özellikle İsrailli yerleşimcilerin ve aşırılıkçı bakanların, İsrail polisinin koruması eşliğinde Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’e yönelik devam eden baskınlarını ve avlusunda İsrail bayrağının çekilmesini kınadılar. Bakanlar, Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’teki bu kışkırtıcı eylemlerin uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğunu ve dünya genelindeki Müslümanlara yönelik kabul edilemez bir provokasyon ve kutsal şehrin kutsiyetine yönelik açık bir ihlali teşkil ettiğini yinelediler" ifadelerine yer verildi.

'Filistinlilere karşı devam eden şiddeti kınayarak sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundular'

Bakanların, Kudüs ile buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kategorik olarak reddettiklerini belirttikleri açıklamada, "Bu statünün korunması gerektiğini vurguladılar ve bu bağlamda Haşimi himayesinin tarihi özel rolünü tanıdıklarını belirttiler. Bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif alanının tamamının sadece Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi'nin, mübarek Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif’in işleyişini yönetmek ve buraya girişi düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yinelediler. Bakanlar ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 yılındaki istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun ağır bir ihlalini teşkil eden, İsrail’in 30’dan fazla yeni yerleşim birimini onaylama kararı da dahil olmak üzere hız kazanan yasa dışı yerleşim faaliyetlerini kınadılar. Bakanlar, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin okullarına ve Filistinli çocuklara yönelik ahiren gerçekleştirilen saldırılar da dahil olmak üzere, Filistinlilere karşı devam eden ve tırmanan yerleşimci şiddetini de kınayarak sorumluların hesap vermesi çağrısında bulundular" denildi.

'İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı uygulamalarına son verme çağrılarını yinelediler'

İsrail’in, işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığını vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

"İşgal altındaki Filistin topraklarının ilhak edilmesi veya Filistin halkının yerinden edilmesine matuf herhangi bir adımı kategorik olarak reddettiler. Bakanlar, bu tür eylemlerin, Filistin Devleti’nin varlığını sürdürebilmesine ve iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıyı teşkil ettiğini, gerilimi artırdığını, barış çabalarını baltaladığını ve gerilimi düşürmeyi ve istikrarı yeniden tesis etmeyi amaçlayan süregelen girişimleri engellediğini belirttiler. Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmesi; İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı durdurmaya ve yasa dışı uygulamalarına son vermeye zorlaması yönündeki çağrılarını yinelediler. 

Bakanlar, uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme ve bu ihlallerin durdurulmasını teminen net ve kararlı tutum alma çağrısında bulundular. Bakanlar ayrıca, uluslararası topluma, iki devletli çözüm temelinde kapsamlı bir barışa ulaşılmak üzere siyasi bir çözümün ilerletilmesini teminen tüm bölgesel ve uluslararası çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulundular. Bakanlar, başta kendi kaderini tayin ve 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'ni hayata geçirme hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru haklarına verdikleri sarsılmaz desteği yinelediler."