Türkiye'nin 2026 yılı tarım tablosunda dikkat çekici veriler ortaya çıktı. Kiraz üretiminin yaklaşık dört katına, elmanın ise iki katına çıkması beklenirken, kuru soğanda 900 bin tona yakın bir kayıp öngörülüyor. Bu durum, meyvede bolluk beklentisi oluştururken, gözler pazardaki fiyatlara çevrildi.
Meyve Üretiminde Beklenen Artışlar Neler?
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 23 Ekim'de açıkladığı verilere göre, 2026 yılında meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminin yüzde 60,8 artarak 31,5 milyon tona ulaşması bekleniyor. Özellikle kirazda en büyük sıçramanın yaşanması öngörülüyor. Geçen yıl yaklaşık 213 bin ton olan kiraz üretiminin, 831 bin tona ulaşması bekleniyor.
Şeftali ve nektarinde üretimin de iki katını aşacağı tahmin edilirken, elmanın üretiminin 2,29 milyon tondan 4,51 milyon tona yükselebileceği öngörülüyor. Ayrıca, üzümde yüzde 60,5, portakalda yüzde 76,4, limonda yüzde 65 ve mandalinada yüzde 36 artış bekleniyor.
Fiyatlar Üzerinde Etkili Olacak Faktörler Neler?
Meyvede açıklanan yüksek artış oranları, fiyatların aynı ölçüde düşeceği anlamına gelmiyor. Çünkü ürünün dalından koparılıp pazara ulaşmasına kadar birçok gider devreye giriyor. Toplama, işçilik, taşıma, depolama ve satış giderleri, fiyatların belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle üretim ciddi biçimde gerilemişti. Bu yılki büyük artışın önemli nedenlerinden biri de üretimin düşük seviyeden yeniden yükselmesidir.
Meyvedeki bolluk beklentisinin tersine, toplam sebze üretiminin yüzde 0,8 azalarak 33 milyon tona gerilemesi bekleniyor. En sert düşüş ise kuru soğanda yaşanacak. Geçen yıl 2,89 milyon ton olan kuru soğan üretiminin yaklaşık 2 milyon tona inmesi öngörülüyor.
Diğer Tarım Ürünlerindeki Gelişmeler Neler?
Kıvırcık marulda yüzde 13, taze soğanda yüzde 12,6 ve sakız kabakta yüzde 5,2 azalma tahmin edilirken, salatalık, havuç, lahana ve karnabaharda artış bekleniyor. Öte yandan, TÜİK'in eylül ayı verilerine göre, gıda ve alkolsüz içeceklerin fiyatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 27,62 arttı. Ulaştırmadaki yıllık artış ise yüzde 35,10 oldu. Bu rakamlar, gıda fiyatlarında yalnızca üretim miktarının değil, taşıma ve diğer giderlerin de önem taşıdığını göstermektedir.
Diğer yandan, buğday üretiminin yüzde 37,9 artarak 24,8 milyon tona, arpanın ise yüzde 66,7 yükselişle 10 milyon tona ulaşması bekleniyor. Kırmızı mercimek ve nohutta da artış tahmin edilirken, kuru fasulyede yüzde 17,3, patateste yüzde 3,1 ve mısırda yüzde 4,7 düşüş öngörülüyor.
TÜİK'in açıkladığı rakamlar kesinleşmiş hasat sonuçları değil, 2026 yılının ikinci üretim tahminleridir. Mevcut tablo, meyvede güçlü bir toparlanmaya, bazı temel mutfak ürünlerinde ise üretim kaybına işaret ediyor. Üretici açısından daha fazla ürünün ne kadar kazanç getireceği, tüketici açısından ise bolluğun fiyatlara yansıyıp yansımayacağı önem taşımaktadır.
Gıda ve tarım uzmanı yazar Gürkan Akgüneş, ortaya çıkan verileri değerlendirirken, meyvede üretimin artmasının sevindirici olduğunu ancak bunun fiyatların aynı oranda düşeceği anlamına gelmediğini vurguladı. Geçen yıl zirai don nedeniyle büyük kayıplar yaşandığını belirten Akgüneş, şimdi üretimin yeniden toparlandığını ifade etti. Asıl mesele, tarladaki bolluğun vatandaşın sofrasına ne ölçüde yansıyacağıdır. Çünkü üretim kadar nakliye, depolama ve aracılık maliyetleri de fiyatları belirlemektedir.
