reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8377 %0.16
51,7041 %0.16
7.183,04 % 2,07
2.988.274 %0.2
İşçi Haber Gündem Ünlülere ve medya dünyasına uzanan uyuşturucu soruşturması: Operasyonlar nasıl başladı, nasıl genişledi?

Ünlülere ve medya dünyasına uzanan uyuşturucu soruşturması: Operasyonlar nasıl başladı, nasıl genişledi?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu soruşturması, teknik ve fiziki takiplerin ardından sanat, medya ve spor dünyasına uzanan geniş bir dosyaya dönüştü. 27 Kasım’da sosyal medya fenomeni Sercan Yaşar’ın gözaltına alınmasıyla hız kazanan süreçte, 5 Aralık’tan itibaren medya mensupları da soruşturmaya dahil edildi. Peki, operasyonlar ne zaman ve nasıl başladı? İşte yöneltilen suçlamalar ve gözaltılara dair tüm yaşananlar....

Okunma Süresi: 16 dk

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu soruşturması, yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda geniş bir alana yayılandı. Özellikle 27 Kasım tarihinde ünlülerin ‘torbacısı’ olduğu iddia edilen fenomen Sercan Yaşar'ın gözaltına alınması ve telefonunun incelenmesiyle düğmeye basan başsavcılık, 5 Aralık'tan itibaren soruşturmaya medya mensuplarını da ekledi. Gelinen bu noktada ise sanat camiası, medya mensupları ve spor kulübü başkanı da dahil olmak üzere çok fazla sayıda kişinin ismi soruşturmada geçiyor. Peki, ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu nasıl başladı, kimler gözaltına alındı ve neyle suçlandılar? İşte sürece dair tüm yaşananlar…

8 EKİM - ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU OPERASYONU

8 Ekim 2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dosya kapsamında, “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçundan ünlü sanatçılara yönelik bir soruşturma başlatıldı.

Sabah erken saatlerinde evlere düzenlenen operasyonla aralarında şarkıcı, oyuncu ve sosyal medya fenomenlerinin de olduğu 19 kişi gözaltına alındı. 
Gözaltına alınan isimler şu şekilde:

İrem Derici, Kubilay Aka, Kaan Yıldırım, Hadise Açıkgöz, Berrak Tüzünataç, Duygu Özaslan, Demet Evgar, Meriç Aral, Özge Özpirinçci, Mert Yazıcıoğlu, Feyza Altun, Derin Talu, Deren Talu, Ziynet Sali, Birce Akalay, Dilan Polat, Engin Polat, Metin Akdülger ve Ceren Moray.

''Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak'' suçlamasıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürülen ünlüler, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Kan ve saç örneklerinin alınmasının ardından gözaltındaki isimler serbest bırakıldı.

TEST SONUÇLARI AÇIKLANDI: 8 POZİTİF

Dilan Polat, Derin Talu, Berrak Tüzünataç, Deren Talu, Birce Akalay, Kubilay Aka, Metin Akdülger ve Kaan Yıldırım'ın kanında ve saçında uyuşturucu madde olduğu tespit edildi

Öte yandan yapılan analizlerde kanında herhangi bir madde bulunmayan ve temiz çıkan isimler şöyle sıralandı: Duygu Özaslan Mutaf, Demet Evgar Babataş, Zeynep Meriç Aral, Ceren Moray Orcan, Hadise Açıkgöz ve Özge Özpirinçci Yamantürk.

Engin Polat, İrem Derici, Feyza Altun ve Ziynet Sali'nin ise yeşil reçete ile satılan etken maddesinde uyuşturucu bulunan ilaçlar tespit edildi. Derici, Altun ve Sali'nin ilaçlarının yeşil reçete ile alındığı ifade edildi. Uyuşturucu testi pozitif çıkan isimler, daha sonra sırayla adliyeye gelerek ifadelerini verdi.

5 ARALIK - İKİNCİ DALGA OPERASYON: SPİKERLER GÖZALTINA ALINDI!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 8 Ekim Çarşamba günü başlatılan ünlülere yönelik ''Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak'' soruşturmasında ikinci dalga operasyon, 5 Aralık günü gerçekleştirildi.

Türkiye'nin tanınmış ekran yüzleri olan 3 kadın spiker, sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarmadaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ela Rumeysa Cebeci, Meltem Acet ve sunucu Hande Sarıoğlu, daha sonra Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Saç ve kan örneklerinin alınmasının ardından üç isim serbest bırakıldı. 

8 ARALIK - MEHMET AKİF ERSOY DAHİL 8 GÖZALTI

Spikerlerin gözaltına alınmasınındın birkaç gün sonra bu kez akşam saatlerinde aralarında Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un da aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. 

Gözaltına alınan isimler şu şekilde:

Mehmet Akif Ersoy (Habertürk GYY), Elif Kılınç (Habertürk Dış Haberler Editörü), Ufuk Tetik, Mahmet Göde, Mustafa Manaz, Gizem Aybaktı, Ebru Gülan, Buse Öztay.

Gözaltına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın basın ile paylaştığı notta, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında 8 şüpheli hakkında Kullanmak için 'Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul etmek veya Bulundurmak' ya da ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak, Kullanılmasına Yer ve İmkan Sağlamak’ suçlarından gözaltına alınma kararı verilmiştir. Talimatımız gereği İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca Mehmet Akif Ersoy ve 3 şüpheli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alma işlemleri diğer şüpheliler yönünden devam etmektedir"

TMSF, MEHMET AKİF ERSOY'U GÖREVDEN ALDI

Gözaltı kararından kısa süre sonra Habertürk'e kayyum olarak atanan TMSF'den dikkat çeken bir açıklama geldi. TMSF, Mehmet Akif Ersoy'un Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevinden alındığını duyurdu. 

Habertürk'ten yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy gözaltına alınmıştır. Yürütülen soruşturmanın selameti açısından Mehmet Akif Ersoy görevinden uzaklaştırılmıştır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur'' ifadelerine yer verildi. 

BAŞSAVCILIĞIN SEVK YAZISINDA ÇARPICI SUÇLAMALAR: UYUŞTURUCU, CİNSEL İLİŞKİ, MADDİ VE SEKTÖREL MENFAAT

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alınan 8 isim, bir gün sonra Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Kan ve saç örneklerinin verilmesinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadelerinin ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderdiği sevk yazısında şu ifadelere yer verildi:

  • Tutuklama talep yazısında, soruşturma dosyasında yer alan gizli tanık beyanları, bilgi sahibi ifadeleri ve şüpheli savunmalarının birlikte değerlendirildiği belirtildi.
  • Şüphelilerin kendi konutlarında uyuşturucu madde kullanımına yer ve imkan sağladıkları,
  • Eve gelen kadınlara uyuşturucu madde temin ettikleri,
  • Uyuşturucu kullanımının ardından ikiden fazla kişinin birlikte cinsel ilişkiye girdiği,
  • Mehmet Akif Ersoy’un, çevresindeki kişiler aracılığıyla kadınları ilişkiye yönlendirerek maddi ve sektörel menfaat sağladığı ileri sürüldü
  • Savcılık, Ersoy ile birlikte Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan’ın söz konusu suçları “fikir ve eylem birliği içinde” işlediklerinin değerlendirildiğini kaydetti.
    Ayrıca delillerin henüz tam olarak toplanmamış olduğu ve şüphelilerin serbest kalmaları hâlinde delillere etki edebilecekleri gerekçesiyle tutuklama talep edildi.

MEHMET AKİF ERSOY DAHİL 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerden Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan hakkında hakkında tutuklama kararı verdi. 

Elif Kılınç, Gizem Aybaktı, Dilara Yıldız ve Buse Öztay ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

MEHMET AKİF ERSOY VE ELA RUMEYSA CEBECİ'NİN UYUŞTURUCU TESTİ POZİTİF ÇIKTI

Habertürk çalışanları ve spikerlere yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve Adli Tıp Kurumu'nda saç ve kan örnekleri veren şüphelilerin uyuşturucu test sonuçları ortaya çıktı. 

15 Aralık tarihinde yayınlanan raporda, Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Ela Rumeysa Cebeci, Ufuk Tetik, Şevkiye Dilara Yıldız, Mustafa Manaz, Ebru Gülan ve Buse Öztay’ın uyuşturucu testlerinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Negatif çıkan isimler: Gizem Ayabaktı, Elif Kılınç, Meltem Acet.

Rapora göre, Mehmet Akif Ersoy’un saç örneklerinde “kokain ve metabolitleri” tespit edilirken, kan örneklerinde herhangi bir uyuşturucu madde bulgusuna rastlanmadı.

Spiker Ela Rumeysa Cebeci’nin saçından alınan örneklerde ise “esrar ile sentetik uyuşturucu, kokain ve metabolitleri” maddelerinin bulunduğu belirtildi. Cebeci’nin kan örneklerinde ise uyuşturucu maddeye dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi.

17 ARALIK - SERCAN YAŞAR İTİRAFÇI OLUP, ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANARAK TAHLİYE EDİLDİ

Ünlülere ve medya mensuplarına yönelik başlatılan uyuşturucu soruşturmasının kaynağı olan sosyal medya fenomeni Sercan Yaşar, 17 Aralık'ta adliyeye sevk edildi. Tutuklu bulunan Yaşar, savcılığa verdiği ifadenin ardından etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edildi. Yaşar, tutuksuz yargılanacak. 

18 ARALIK - ÜNLÜLERE 3. DALGA UYUŞTURUCU OPERASYONU

Sercan Yaşar'ın verdiği ifadeden bir gün sonra ünlülere yönelik 3. dalga operasyon gerçekleştirildi. Sabah erken saatlerinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Aleyna Tilki, Danla Bilic, Mümine Sena Yıldız ve İrem Sak gözaltına alındı. 

Operasyon kapsamında adreslerinde bulunamayan şüpheliler, ''Melisa Döngel, Yusuf Güney ve Cihan Şensözlü'' hakkında arama kararı çıkarıldı. 

Haklarında gözaltı kararı verilen fakat yurt dışında bulundukları tespit edilen ''Şevval Şahin, Mert Vidinli ve Şeyma Subaşı'' hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Soruşturma çerçevesinde, Hayyam Garipoğlu’nun oğlu ve Münevver Karabulut cinayetinde katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun kuzeni olan Kasım Garipoğlu ile iş insanı Burak Ateş hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Jandarmadaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen Aleyna Tilki, Danla Bilic, İrem Sak ve Mümine Sena Yıldız, saç ve kan örneklerinin verilmesinin ardından serbest bırakıldı. 

19 ARALIK - SADETTİN SARAN 'ŞÜPHELİ' SIFATIYLA İFADEYE ÇAĞIRILDI, EVİNDE ARAMA YAPILDI

Ünlülere yönelik devam eden uyuşturucu soruşturmasında oyuncu Saadet Ezgi Eyüboğlu hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" iddiasıyla gözaltı kararı verildi.

Aynı zamanda şüpheliler Eser Küçükerol ve İsmail Ahmet Akçay hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", şüpheliler Yiğit Macit, Mehmet Ali Gül, Gizem Türedi ve Mehmet Güçlü hakkında da "fuhşa teşvik ve aracılık etme", şüpheli Saim Macit hakkında ise "6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet" suçundan gözaltı kararı alındı.

Bu kapsamda düzenlenen operasyonda 8 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan ve Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örneklerini veren Ezgi Eyüboğlu, daha sonra serbest bırakıldı.

Akşam saatlerinde bu kez Fenerbahçe Kulübü Başkanı ve iş insanı Sadettin Saran'ın evinde arama yapıldı. Ayrıca Saran'ın 'Şüpheli' sıfatıyla ifade vereceği öğrenildi. Yurt dışında bulunan Saran, gece saatlerinde İstanbul'a geldi.  Saran’a yöneltilen suçlamaların, ''Uyuşturucu madde temin etmek ve uyuşturucu madde kullanılmasına imkan sağlamak'' olduğu öğrenildi. 

Adliyede ifadesi alınan Sadettin Saran, Adli Tıp Kurumu'na giderek kan ve saç örnekleri verdi. Daha sonra yeniden adliyeye getirilen Saran, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

SADETTİN SARAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: CEBECİ İLE OLAN MESAJLARI SORULDU!

Sadettin Saran'ın 3 saat süren savcılık ifadesi ortaya çıktı. 

Sadettin Saran'ın, 31.05.2025 tarihinde Ela Rümeysa Cebeci'ye, “Tamam pazar teyitleşiriz, sende var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim. Olma ihtimali yüzde 70. Asos'a gideceğim, birazdan geç dönmem herhalde, tamam? Konuşuruz, hadi bay bay" şeklinde mesaj attığı, devamında Ela Rümeysa Cebeci'nin de, “Ben Escobar mıyım, nereden bulayım, sen yetiştiriyordun ya başkanım, yolla bir kaç dal takılalım, haberleşiriz" şeklinde cevap verdiği soruldu.

Saran cevaben, "Mesaj içerikleri doğrudur ancak tarihleri noktasında yanlışlık olabilir. Bu yazışmalar yaklaşık 17-18 ay önceki yazışmalardır. Mesaj içerikleri daha önce izlediğim filmden dolayı kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Benim uyuşturucu yetiştirme ile uzaktan yakından hiçbir alakam olamaz. İzlediğimiz filmden dolayı filmin konusu ile ilgili olduğu için kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Bu mesajlaşmalar da şaka amaçlıdır" dedi.

'BAHÇEDEN TOPLA GETİR' ŞEKLİNDEKİ MESAJLAŞMALAR SORULDU

Saran'ın Cebeci'ye, “Kızım laf dinlemiyorsun ki, yavaş yavaş diyorum. Böyle obsesif insanlar gibi böyle şey yapıyorsun, bir ayarında bırak. Her şeyi abartıyorsun ya, neyse. Habertürk'te bir sürü insanı işten çıkarıyorlarmış, doğru mu ha? Bir de baskı yapıyorlar galiba diye'' diye sorduğu, Cebecinin ise cevaben, "Ama var ya ne HD rüyalar gördüm ve böyle düşüncesizce uyudum, acayip rahatlatıyor. Müthiş bir şeymiş o, bahçeden topla getir bana bir dahakine. Evet evet, çok kafa isimler, kafaları kelle alıyorlar. Esra Hanım'ı gönderdiler, 3 gün önceki Esra Hanım çok uzun yıllardır Didem Ciner'in sağ koluydu, Show'un başındaydı. İnsanları, spikerleri falan çıkarma değil, kafaları koparıyorlar. Bakalım neler olup bitecek, bekleyip göreceğiz ama bir dizayn var. Lütfen sen de Kenan Bey ile aranı düzelt, bak bu benim için çok önemli bir şey, çok mutlu olurum bunu yaparsan" şeklindeki mesajlaşmaları soruldu.

Saran cevaben, "Ben Kenan Tekdağ'ın kötü kalpli ve tehlikeli bir insan olduğunu bildiğim için, Ela Rümeysa TV100 kanalından Show TV'ye geçerken kendisini uyardım. Kenan'ın kötü kalpli, tehlikeli ve karanlık ilişkileri olduğunu söyledim. Ondan dolayı Kenan Tekdağ ile mesajlar atmış olabilir. Yine mesaj içeriğinde yer alan 'Müthiş bir şeymiş o, bahçeden topla getir bana bir dahakine' ifadesi ise yine aynı şekilde izlediğimiz bir filmdeki repliklerden kaynaklı, kendi aramızda metafor şeklinde geliştirdiğimiz bir espridir" dedi.

'ŞARAPTAN BAHSEDİYORUM'

Öte yandan Saran ile Ela Rümeysa Cebeci arasında geçen “İyi misin?, Çok içtik?" şeklindeki mesajları soruldu.

Saran cevaben, “Çok içtik, şeklindeki mesajım Hırvatistan'dan bana gelen özel bir şaraptı. Ondan bahsediyorum. O akşam Ela ile içtiğimiz şaraptan bahsediyorum. Ben akşam puro içtim. Ela da Vozol sigara içti. O akşam şarabı da çok fazla içti. Bir şişeden ben yarım kadeh içtim. Geri kalanını da Ela içti. Ela'nın 'Kafam hala güzel, o nasıl bir şeydi' şeklindeki mesajı bu şarabın tamamını içmesinden kaynaklıdır. Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz. Hatta Ela Rümeysa'ya en son birkaç hafta önce ilk gözaltına alınıp bırakıldıktan sonra bir geçmiş olsun mesajı da attım. Kendisi de bana, 'İnan ben böyle bir şey yapmadım' tarzında cevap vermişti. Birlikte uyuşturucu madde içmiş olsaydık bana böyle bir cevap vermezdi ya da 'Bana inan' demezdi. Ben de ona 'Sana inanmak istiyorum' şeklinde cevap vermiştim" ifadelerini kullandı.

'BU KADAR ALENİ KONUŞMAMIZ İŞİN ESPRİ OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR'

Yine Cebeci ile arasında geçen, “Bana gelirken ot getirmeyi unutma ama sarılmamış, doğal halde", “Öyle yok bende", “E hani ekmiştin" şeklindeki mesajları sorulması üzerine Saran cevaben, “Yukarıdaki savunmam ile aynıdır. Bu mesajlar dediğim gibi izlediğimiz filmlerdeki konuşmalarda metafor şeklinde yapılan esprilerdir. Zaten bu kadar aleni bir şekilde konuşmamız da bu işin espri olduğunu göstermektedir. Gerçek olsa bu kadar aleni konuşulmazdı. Benim bu hayatta tek bir bağımlılığım var, o da spordur. Sadece benim kanser olduğum dönemde, annem ile babamın son hastalık ve ölüm süreçlerinde, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde ve iftiraya uğradığım süreçte pek çok kişi tarafından tarafıma organik sakinleştiriciler verilmişti. Ben de bunları hatırladığım kadarıyla kullandım. Bunların içerisinde uyuşturucu etken maddesi olduğunu düşünmüyorum" dedi.

'İLK TEST POZİTİF ÇIKMIŞ OLABİLİR ANCAK KRİMİNAL SONUCUNU BEKLEMEK İSTERİZ'

Saran ifadesinin devamında, "İstanbul'daki evimde misafir odası olarak kullanılan odada, cam kutu şeklinde kapağında GoStak yazılı kavanoz şeklindeki madde uyuşturucu madde kalıntısı değildir. Cam kavanozun içerisinde kızımın muhtelif ilaçları vardı. Büyük ihtimalle camdaki kalıntılar bu ilaçların tozlarıdır. Zaten inceleme sonucunda anlaşılacaktır. Assos'taki evimde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak; o evde çalışan hizmetliyi aradım. 'Bunlar ne?' diye sordum. Assos'taki evimde tahmini 20 gün önce kadın basketbol takımını ağırlamıştım. Bahçeye çok fazla sinek gelmişti. Bu sinekleri uzaklaştırmak için lavanta veya türevi yaprakları evde çalışan hizmetlinin yaktığını söylemişti. Daha sonra mangal yaptıktan sonra da arılar geldi. Arıları uzaklaştırmak için yine evde çalışan hizmetli kahve yakmış. Ele geçen maddeler de kahve, lavanta ve adaçayı yakılması sonucu kalıntılardır. Maddeler üzerinde yapılan ilk testte maddelerin uyuşturucu madde olduğuna dair sonuç çıkması sorusuna ilişkin savunmam ise; bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucunun beklenmesini talep ederiz. Biz Assos'taki villada çok fazla misafir ağırlarız. Büyük davetler veririz. Davetlere 100'ün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos'ta kızımın düğününde 400 kişiden fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir, bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

'sende esrar var mı? cebeci-saran mesajlaşması

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, Saadettin Saran ile Ela Rümaysa Cebeci'nin yazışmaları ortaya çıktı. 

İncelemelere göre, Sadettin Saran'ın Cebeci'ye "Sende esrar var mı?" diye sorduğu, Cebeci'nin ise bu soruya "Ben Escobar mıyım?" şeklinde bir yanıt verdiği görüldü. Yazışmaların devamında Cebeci'nin "%70 ihtimalle bulurum" demesi üzerine Saran'ın "O halde bende buluşuyoruz" şeklinde karşılık verdiği öne sürüldü.

ÜNLÜLERİN TORBACISI OLDUĞU İDDİA EDİLEN ŞAHSIN YAKALANMASI, PEŞ PEŞE OPERASYONLARA NEDEN OLDU!

8 Ekim'de ünlülere yönelik başlayan ''Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı'' soruşturması, 5 Aralık'ta medya dünyasına sıçradı. İlk başta 3 kadın spiker gözaltına alınırken, daha sonra ise aralarında Hebertürk'ün eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'unda bulunduğu 8 isim daha dosyaya eklendi.  Gündeme bomba gibi düşen uyuşturucu soruşturmasının ''siyasi bir operasyon'' olabilme ihtimali düşünülürken, Gazeteci İhsan Yalçın'ın yaptığı paylaşım, soruşturmanın başlangıcını ortaya koydu. 

Peki, ünlülere ve medya dünyasına yansıyan uyuşturucu soruşturması nasıl başladı? İhsan Yalçın, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

"Uyuşturucu soruşturmasının fitilini ateşleyen isim, ünlülerin dostu Sercan Yaşar oldu. Sercan Yaşar hakkında, uyuşturucu madde kullandığı ve sattığı yönünde yapılan bir ihbar üzerine teknik takip başlatıldı.

SERCAN YAŞAR 27 KASIM'DA TORBACI İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINDI

Zekeriyaköy’de ikamet etmesi nedeniyle soruşturma jandarma tarafından yürütüldü. Aylar süren teknik takibin ardından Sercan Yaşar, 27 Kasım günü 'Uyuşturucu madde kullanmak ve satmak' suçlamasıyla gözaltına alındı.

Kaba tabirle yöneltilen suçlama, torbacılık iddiasıydı. Sercan Yaşar, ilk ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını kabul etti; ancak satış yaptığını kesin bir dille reddetti. Evinde yapılan aramada kavanoz içerisinde 5 gram esrar ele geçirildi. 

YAŞAR'IN TELEFONUNDAN ÇIKAN BİLGİLER, OPERASYONLARI BAŞLATTI

Yaşar, jandarma ekiplerine telefonunun ve elektronik cihazlarının şifrelerini verdi; dijital inceleme başlatıldı. İlk ifadesinde herhangi bir isim vermedi, kimseyi suçlamadı ya da işaret etmedi. Ancak bu ifadenin ardından dosya dikkat çekici şekilde genişledi. Kısa süre sonra, aralarında Ela Rümeysa Cebeci’nin de bulunduğu üç spiker gözaltına alındı.

Yaklaşık bir hafta sonra Sercan Yaşar, cezaevinden savcılığa getirildi ve yeniden ifade verdi. Savcılık sorgusunda kendisine açıkça 'Uyuşturucu satışı yapıp yapmadığı, kimlere sattığı' soruldu. Sercan Yaşar, ikinci ifadesinde de satış iddialarını reddetti ve yine hiçbir isimden bahsetmedi. 

Buna rağmen soruşturma bir kez daha derinleşti. Bu ifadenin hemen ardından jandarma ekipleri, Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki isimlere yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirdi.

17 Aralık tarihinde Sercan Yaşar bir kez daha cezaevinden savcılığa getirildi. Bu kez savcılıkta saatler süren uzun bir ifade verdi. Savcının odasında uzun süre kalan Yaşar’ın ifadesinin ardından bir operasyon daha yapıldı.  Aleyna Tilki, Danla Bilic, İrem Sak ve Mümine Senna Yıldız gözaltına alındı.

Dosyadaki dikkat çekici detay ise şu: Sercan Yaşar, ilk iki ifadesinde hiçbir isim vermemesine rağmen her ifadenin ardından gözaltı ve operasyonlar gerçekleştirildi.
Buradan da şu anlaşılıyor: Soruşturma savcısı bugüne kadar gözaltına alınan ve bundan sonra alınacaklarla ilgili her detayı biliyor. Yani savcılığın elinde Sercan Yaşar’dan bağımsız bilgiler ve deliller de var."

UYUŞTURUCU SORUŞTURMASI NASIL BİR YÖNE EVRİLECEK?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan operasyonlar, ifade tutanaklarının basına yayılması, yapılan açıklamalar ve telefon görüşmelerinin ortaya çıkması, söz konusu soruşturmanın giderek daha geniş bir hale geleceğini gösteriyor. Sanat- magazin dünyasıyla başlayan operasyonlar, ünlülerin ‘Torbacısı’ olduğu iddia edilen şahsın yakalanmasıyla medyaya da evrildi. Alınacak olan ifadeler, yapılacak olan incelemeler ise kimlerin uyuşturucu kullandığını, imal ettiğini ve kullanım için ortam sağladığını ortaya çıkaracak. 

Kaynak: Sabah, İHA, AA