Abdullah Yaman’ın bazı kritik davalarda usule aykırı müdahalelerde bulunduğu ve dosyaları kendi heyetine yönlendirdiği öne sürülmüştü. Bu iddialar, yüksek yargı kulislerinde geniş yankı buldu. Yaman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bu suçlamalara sert tepki gösterdi. “HTS kayıtlarına, hesap hareketlerine bakılsın. FETÖ’yle bağlantım varsa istifa ederim” ifadelerini kullanan Yaman, haberi yayımlayan gazete için “çete işi” ifadesini kullanarak sert bir çıkış yaptı.
'Tanıdık Savunma Dili' Tartışması
Yaman’ın bu açıklamaları kamuoyunda beklenenin aksine yeni soru işaretleri doğurdu. Hukuk çevrelerinde, geçmiş dönemlerde benzer durumlarda kullanılan “inkâr ve mağduriyet” temelli savunmaların, FETÖ davalarında da sıkça görüldüğü hatırlatıldı.
Bazı hukukçular, Yaman’ın sert üslubunun ve “araştırın” çağrısının bu yönüyle tanıdık bir refleks olduğunu savundu. Bu durum, tartışmanın seyrini kişisel savunmadan kurumsal güven tartışmasına taşıdı.
İş İnsanı Kamil Darbaz’dan Dikkat Çeken Sözler
Yeni Şafak’ta yer alan haberde, iş insanı Kamil Darbaz’ın açıklamaları da öne çıktı. Darbaz, Yaman’a yönelik iddiaların ciddiyetle araştırılması gerektiğini belirterek, “Temiz olanla kirli olan net bir biçimde ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, tartışmaların sadece yargı kulislerinde değil, iş dünyasında da dikkatle izlendiğini gösterdi.
Yargıtay Başkanlığı Sessiz
Yaman’ın “FETÖ bağlantım yok, araştırın” şeklindeki açıklaması kamuoyunda geniş yankı buldu. Ancak bazı gözlemciler, bu tür çıkışların iddiaların üzerini örtme veya algı yönetimi çabası olabileceğini dile getirdi.
Yargıtay Başkanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, gözler kurumun atacağı olası adımlara çevrildi. Kamuoyu, Yargıtay’da suların durulması için iddiaların açık biçimde aydınlatılmasını talep ediyor.
