Yaz aylarının gelişiyle birlikte kendimizi doğaya, parklara ve yeşilliklere atmaya başladık. Ancak açık havada geçirilen keyifli vakitler, doğanın en sinsi canlılarından biri olan keneler yüzünden kabusa dönebilir. Uzmanlar, sıcaklıkların artmasıyla birlikte kene vakalarında çok ciddi bir tırmanış yaşandığına dikkat çekiyor.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanları, kene ısırıklarının asla 'basit bir böcek sokması' gibi hafife alınmaması gerektiği konusunda hemfikir. Kulaktan dolma bilgilerle yapılan yanlış müdahaleler, ne yazık ki hayati risk barındıran hastalıkların vücuda yayılmasına yol açıyor.
Kene Isırığı Neden Bu Kadar Tehlikeli?
Keneler, doğada sadece kan emen zararsız parazitler değildir; bünyelerinde ölümcül olabilen pek çok mikroorganizma taşırlar. Türkiye'de özellikle Nisan ve Ekim ayları arasında alarm veren bu canlılar; Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Lyme hastalığı, tularemi ve kene kaynaklı beyin iltihabı gibi çok ağır enfeksiyonları insanlara bulaştırabilir.
Ülkemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi denildiğinde akla ilk olarak Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Erzincan ve Erzurum gibi iller gelse de tehlike artık sadece bu bölgelerle sınırlı değil. Kuşların göç yolları, küresel iklim değişiklikleri ve kontrolsüz hayvan hareketliliği nedeniyle artık Türkiye’nin hemen her bölgesinde bu riskle karşılaşmak mümkün.
Kenelerin En Çok Saklandığı Yerler Nereler?
Keneler uçamaz veya zıplayamaz; çimlerden, çalılardan veya hayvanlardan üzerimize tırmanırlar. Genellikle acısız bir şekilde ısırdıkları için varlıklarını fark etmek zordur. Vücuda tırmanan bir kene, kendine yerleşmek için özellikle derinin en ince ve nemli olduğu gizli bölgeleri seçer.
Doğadan döndükten sonra koltuk altları ve kasık bölgesi gibi yerleri çok dikkatli kontrol etmek gerekir. Kene ısırığından sonraki ilk iki hafta (10 ila 14 gün) sağlık durumu açısından kritik eşiktir. Eğer bu süreçte kendinizde veya çocuğunuzda yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ve kas ağrıları, aşırı halsizlik, bulantı, kusma ya da vücutta durduk yere oluşan morluklar ve kanamalar fark ederseniz, zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.
Kene Çıkarma Yöntemleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Toplum arasında kene çıkarma konusunda doğru bilinen pek çok yanlış var. Keneyi paniğe kapılarak çıplak elle ezmek, üzerine kolonya, alkol, gaz yağı, aseton dökmek veya sigara basarak yakmaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatadır. Doktorlar kenenin bu şekilde zorla çıkarılmaya çalışılmaması gerektiğini belirtiyor.
Bu tarz kimyasal veya fiziksel müdahaleler kenenin strese girmesine neden olur. Kene, strese girdiğinde midesindeki tüm zehirli ve hastalık yapıcı sıvıyı doğrudan sizin kanınıza kusar. Bu da virüsün vücudunuza jet hızıyla yayılması demektir. En güvenli yöntem, vakit kaybetmeden bir hastaneye gitmektir.
Eğer sağlık merkezine uzak bir yerdeyseniz, kene çıkarma aparatı veya ince uçlu bir cımbızla, kenenin deriye en yakın noktasından (kafasından) tutarak, ezmeden tek bir hamlede dik olarak çekip çıkarmalı, ardından bölgeyi sabunlu suyla iyice temizlemelisiniz. Özellikle çocukların doğada daha savunmasız olması ve evcil hayvanların keneleri eve taşıma riski, önlemleri artırmayı zorunlu kılıyor.
Kırsal alanlara, pikniğe veya uzun çimlerin olduğu bölgelere giderken açık renkli kıyafetler giymek, kenenin üzerinizde yürürken fark edilmesini kolaylaştırır. Paçaları çorabın içine sokmak ve kolları kapatan giysiler tercih etmek ise kenenin tene ulaşmasını engelleyen en etkili ve basit koruma yöntemidir.
