reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6146 %0.05
51,9800 %-0.03
7.064,84 % -0,75
3.024.861 %-2.29
İşçi Haber Gündem YÖK Başkanı Özvar: Yükseköğretim ayrıcalık değil, toplumsal bir hak!

YÖK Başkanı Özvar: Yükseköğretim ayrıcalık değil, toplumsal bir hak!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK'te düzenlenen "Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Ödül Töreni"nde konuştu. Özvar,

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olması, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biridir" dedi.

yükseköğretim ayrıcalık değil toplumsal bir hak

Özvar, YÖK'te düzenlenen "Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Ödül Töreni"nde konuştu. Töreni, üniversitelere düşen görev ve sorumlulukları anımsatmak adına kıymetli bulduğunu belirten Prof. Dr. Özvar, eğitime adil erişimin gelişmiş toplumların önemli bir vasfı olduğunu, YÖK olarak yükseköğretimin ayrıcalık değil toplumsal bir hak olduğuna inandıklarını dile getirdi.

Üniversite eğitiminin yaygınlaşmasının hem akademik hem de sosyal ve ekonomik açıdan Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sunduğunu ifade eden Özvar, dezavantajlı gruplara yönelik proje ve uygulamaları hayata geçirmeyi önemli bir vazife olarak gördüklerini vurguladı.

Özvar, "Üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olması, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biridir. Fiziksel engellerin ortadan kaldırılması, eğitim ortamlarının tüm bireyler için kullanılabilir hale getirilmesi ve akademik süreçlere eşit katılımın sağlanması, engelli öğrencilerin potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koyabilmeleri açısından önemlidir" diye konuştu.

Erişilebilir kampüslerin, eğitim hakkının fiilen kullanılabilmesi için ön şart olduğunu belirten Özvar, "Kampüs içi ulaşım, derslikler, laboratuvarlar, kütüphaneler, yurtlar ve sosyal alanlar başta olmak üzere, tüm fiziksel mekanların uygun şekilde düzenlenmesi, işitsel, görsel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması üniversitelerin asli görevleri arasında yer almaktadır" ifadesini kullandı.

124 başvuru, engelsiz üniversite bayrağı aldı

Özvar, akademik materyallerin erişilebilir formatlarda sunulması, sınav ve ölçme değerlendirme süreçlerinde düzenlemelerin yapılması, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin de önemli olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

"Üniversitelerimiz, engelli öğrencileri eğitim hayatının pasif alıcıları olarak değil, kampüs yaşamının eşit ve aktif paydaşları olarak görmeli, kapsayıcı politikaları sürdürülebilir biçimde hayata geçirmelidir. Bu doğrultuda atılacak her adımın, yalnızca engelli öğrencilerimizin değil, öğrencisinden personeline tüm üniversite paydaşlarının yaşam kalitesini arttıracağına inanıyorum. Bu anlayışın kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması ve üniversitelerimizde erişilebilirliğin ölçülebilir, sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya taşınması amacıyla, YÖK olarak hayata geçirdiğimiz engelsiz üniversite bayrakları ve program nişanı uygulaması, yükseköğretimde kapsayıcılığın en somut göstergelerinden biridir. Bu uygulamayla üniversitelerimizin engelli öğrencilerin eğitim ve kampüs yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları, açık kriterler çerçevesinde değerlendirilmektedir."

Prof. Dr. Özvar, engelsiz üniversite bayraklarının mekanda erişim, eğitimde erişim ve sosyokültürel faaliyetlerde erişim olmak üzere 3 temel alanda yürütülen uygulamaları içerdiğini dile getirdi. Turuncu bayrağın, üniversitelerin fiziksel mekanlarda erişilebilirlik düzeyini, yeşil bayrağın engelli öğrenciler için eğitim süreçlerinin erişilebilirliğini, mavi bayrağın ise sosyokültürel faaliyetlerde erişilebilirlik ve kapsayıcılığı esas aldığını ifade eden Özvar, şu bilgileri paylaştı:

"Engelsiz üniversite program nişanı, doğrudan eğitim programlarını merkeze alan ve belirli engel gruplarına yönelik erişilebilirlik düzenlemelerini esas alan önemli bir uygulamadır. 2024-2025 eğitim öğretim yılında 112 üniversiteden yapılan 1768 başvuru, kurumlarımız tarafından değerlendirilmiştir. Sonuç olarak 124 başvuru engelsiz üniversite bayrağı, 138 başvuru ise engelsiz üniversite program nişanı almaya hak kazanmıştır."

Konuşmanın ardından, en çok bayrak alan Yozgat Bozok Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Uşak Üniversitesine, en çok program nişanı alan Sakarya Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Bartın Üniversitesi ile Hasan Kalyoncu Üniversitesine ödülleri takdim edildi. Prof. Dr. Özvar, en çok bayrak ve nişana sahip olarak ödüle layık görülen üniversiteleri tebrik etti.

Kaynak: İHA