Ta Nea gazetesinde Demokritos Üniversitesi Uluslararası Politika Profesörü Sotiris Serbos imzasıyla yayımlanan analizde Türkiye-Yunanistan ilişkileri ile Ankara'nın Batı dünyasındaki konumu değerlendirildi.
Analizde, Türkiye'nin yükselişinin yalnızca bir öngörü olmadığı, mevcut gelişmeler ışığında bir gerçeklik haline geldiği ifade edildi. Ankara'nın Batı açısından istikrar sağlayıcı bir aktör olarak öne çıktığı vurgulandı.
‘Yunanistan Türkiye gibi eşit taraf olamıyor’
Serbos, Türkiye'nin Batı'dan iki temel noktada ayrıştığını ve bu durumun Batı-Yunanistan-Türkiye ilişkilerinde yeni bir müzakere anlayışı ortaya çıkardığını belirtti. Yeni Şafak'ın haberine göre analizde Yunanistan açısından ise iki seçenek bulunduğu değerlendirmesi yapıldı. Bunlar, harcanabilir bir "taşeron" olmak ya da ileri görüşlü bir "mimar" rolü üstlenmek şeklinde ifade edildi.
Serbos, mevcut tabloda Yunanistan'ın müzakere sürecinde Türkiye ile eşit bir taraf olarak konumlanamadığını ve müzakere çerçevesinin dışında kaldığını savundu. Yunan analistin değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:
"Nitekim Erdoğan, Yunanistan ile değil, ABD ve bazı AB üye ülkeleriyle müzakere ediyor; Yunanistan'ı eşit bir taraf olarak görmüyor. Batı'da oyuncu ve oyuncu olmayan taraf arasındaki fark burada açıkça görülüyor: İkincilere ne yapılması gerektiği söyleniyor; birincilere ise 'Sizce ne yapmalıyız?' diye soruluyor."
Türkiye'nin bölgesel rolüne dikkat çekildi
Analizde, Türkiye'nin Türk-Batı yakınlaşması içerisindeki konumunun Yunanistan açısından etkilerine de değinildi. Serbos, Türkiye'nin yalnızca Türk-Yunan ilişkileri bakımından değil, bölgesel arabuluculuk açısından da önemli bir konuma geldiğini savundu.
Yunan analist bu değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:
"Aynı durum, Yunan-Türk ilişkilerinin ötesindeki arabuluculuk rolü için de geçerli: İran'daki savaşan taraflarca geniş çapta kabul görmesi, Batı içinde Türkiye'nin yükselişini dengeleyecek bir kaldıraç ve etki sağlayabilir"
Analizde ayrıca Ukrayna ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ardından Türkiye'nin Batı açısından öneminin arttığı ve Ankara'nın küresel siyasetteki rolünün güçlendiği değerlendirmesine yer verildi.
