2018 yılında başlatılan ve taşeron işçilere kadro verileceği duyurulan düzenleme, belediyelerde çalışan işçiler açısından beklenen değişimi yaratmadı. Yedi yılı aşkın süredir yüz binlerce belediye işçisi, belediye şirketleri ve taşeron firmalar üzerinden hâlâ düşük ücretli, güvencesiz ve baskıya açık koşullarda çalıştırılıyor.
Sendikalar ve işçi temsilcileri, belediyelerdeki uygulamanın taşeronluğun adının değişmiş hali olduğunu, işçilerin hala eşit işe eşit ücret ve norm kadro hakkından yoksun olduğunu belirtiyor.
İşçiler Kadro ve Hak Taleplerini Sürdürüyor
Belediye şirket işçileri, norm kadro ve iş güvencesi gibi temel haklardan mahrum bırakılırken, kamuda asli haklardan biri olan ilave tediye gibi ödemeler de sağlanmıyor. Aynı işi yapan işçiler arasında statüye göre ayrım yapıldığına dikkat çeken işçi temsilcileri, bunun Anayasa’daki eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu ifade ediyor.
Taşeronluğun fiilen sona ermediğini vurgulayan sendikalar, ad ve biçim değişikliğinin sömürüyü ortadan kaldırmadığını belirtiyor.
Talepler Net: Kadro, Eşit Hak ve Güvenceli Çalışma
Sendikalar, belediyelerdeki taşeron düzeninin sona erdirilmesini ve tüm şirket işçilerinin gerçek anlamda kadroya alınmasını talep ediyor. Talepler arasında norm kadro hakkı, eşit işe eşit ücret, güvenceli ve kamusal statüde istihdam ile 6772 sayılı Kanun kapsamındaki ilave tediyelerin geriye dönük olarak ödenmesi de bulunuyor.
İşçi temsilcileri, “Bu bir tercih değil, emeğin hakkını teslim etmenin ve onurlu yaşamı savunmanın zorunluluğudur” diyerek, belediyelerdeki çalışma düzeninin değişmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguluyor.
