Kamu işçileri, memurlarla aralarındaki özlük hakları ve çalışma koşulları farkına dikkat çekerek uzun süredir devam eden eşitsizliklerin giderilmesini talep ediyor. Yaklaşık 600 bin kamu işçisi, “Eşit işe eşit hak” çağrısıyla seslerini duyurmaya çalışıyor.
İşçi ve Memur Arasındaki Hak Farkı Giderek Derinleşiyor
Kamu kurumlarında görev yapan işçiler, haftalık 45 saatlik çalışma süresi, yüksek sendika aidatları ve sınırlı sosyal haklar nedeniyle memurlara göre daha ağır koşullarda çalıştıklarını belirtiyor. Memurların haftalık 40 saat çalıştığına, düşük sendika aidatları ödediğine ve bu ücretlerin bir kısmının geri ödendiğine dikkat çekiliyor.
İşçiler, aynı kurumlarda görev yapmalarına rağmen memurların sahip olduğu birçok haktan yararlanamadıklarını ifade ediyor. Bu haklar arasında tayin, kıdem, görevde yükselme, yeşil pasaport, döner sermaye payı, lojman, çocuk yardımı, kreş hizmeti, aile yardımı, eğitim ödenekleri ve yurt dışı görevlendirmeleri gibi imkanlar öne çıkıyor.
'Adalet ve Eşitlik Sözde Kalmasın'
Kamu işçileri, yıllardır devam eden bu eşitsizliğin artık sona ermesi gerektiğini vurguluyor. Aynı çatı altında, aynı devlet için çalışan emekçilerin farklı haklara sahip olmasının kabul edilemez olduğunu belirten işçiler, “Adalet ve eşitlik sadece söylemde kalmamalı” çağrısında bulunuyor.
İşçiler, taleplerinin lüks değil, emeğin karşılığı olduğunu dile getiriyor. %15 sabit vergi dilimi, seyyanen zam, yeşil pasaport ve ücretsiz ulaşım kartı gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesinin, hem çalışanların yaşam koşullarını iyileştireceği hem de kamu hizmetlerinin verimliliğini artıracağı ifade ediliyor.
'Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz'
Kamu işçileri, sendikalar aracılığıyla sık sık gündeme getirdikleri bu taleplerin bir an önce karşılık bulmasını bekliyor. İşçiler, “Biz bu ülkenin emeğiyle üreten, alın teri döken insanlarıyız. Taleplerimiz ayrıcalık değil, hak ettiğimiz değerin yansımasıdır” diyerek, hükümetten adaletli bir düzenleme yapılmasını istiyor.
