reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6470 %0.01
52,0352 %0.15
7.090,55 % 0,48
2.968.218 %-2.31
İşçi Haber İşçinin Gündemi Mahmut Arslan’ın ‘Her Şey Yolunda’ masalı: Belediye ve taşeron işçileri adeta köle statüsünde!

Mahmut Arslan’ın ‘Her Şey Yolunda’ masalı: Belediye ve taşeron işçileri adeta köle statüsünde!

Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan’ın “Her şey yolunda” açıklaması, belediye şirketleri ve taşeron işçilerdeki hak kayıplarını ve emek sömürüsünü gözardı etmekle eleştiriliyor. 696 KHK’lı işçiler, tayin ve toplu sözleşme haklarından yoksun, taşeronlar ise asgari ücretle çalıştırılıyor; işçi temsilcileri, sahadaki adaletsizliklere dikkat çekiyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan’ın Cumhurbaşkanına yönelik olarak yaptığı “Her şey yolunda” açıklaması, emekçiler arasında tartışma yarattı. İşçi temsilcileri, özellikle belediye şirketlerinde ve taşeron işçiler arasında yaşanan sorunların göz ardı edildiğini söyledi.

696 Sayılı KHK’lı İşçilerin Durumu

Belediye şirketlerinde görev yapan işçiler, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi statüsüne geçirilmiş gibi görünse de, sahada kadro dışı, tayin hakkı olmayan ve emeklilikte mağduriyet yaşayan bir statüyle karşı karşıya bulunduklarının altını çizdi ve “Sosyal haklardan yeterince faydalanamıyoruz ve emeklilik hakları açısından dezavantajlı duruma geliyoruz” dedi.

Taşeron İşçiler Kadro Dışında

Taşeron işçiler ise halen kadro kapsamı dışında bırakıldıklarını söylüyor ve çalışanlar, çoğunlukla asgari ücretle ve sosyal haklardan yoksun bir şekilde çalıştıklarını söyleyerek isyan ediyor. Uzmanlar, bu durumun fiili bir “kölelik” uygulamasına dönüştüğünü ifade ediyor.

Eşitsizlik ve Hak Kaybı

Aynı işi yaptıkları diğer kamu çalışanlarına göre toplu sözleşme, tayin, görevde yükselme ve mali haklar açısından ayrımcılığa uğradığını söyleyen 696 KHK’lı işçiler, “Tayin hakkı, anayasal eşitlik ilkesine aykırı olarak yalnızca bazı işçi gruplarına tanınırken, aile birliği ve çalışma hakkı konusunda mağdur oluyoruz” diyor.

Öte yandan işçiler şunları söyledi:

Meslek kodu uygulamaları da işçilerin fiilen yaptıkları iş ile SGK kayıtları arasında uyumsuzluk yaratıyor. Bu durum hem emeklilik haklarının gasp edilmesine hem de iş kazası ve meslek hastalığı tespitinin zorlaşmasına yol açıyor.”

Zorunlu Emeklilik ve Sosyal Güvence Eksikliği

İşçiler, zorunlu emeklilik uygulamalarının işçilerin rızası dışında, yalnızca yaş ve prim gününe bakılarak iş akdinin feshedilmesine sebep olduğunu belirtti. Bunun da hem gelir kaybına hem de sosyal güvencesizliğe neden olduğunu söyledi.

İşçi Temsilcilerinin Tepkisi

Sahadaki tabloya dikkat çeken işçi temsilcileri, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan’ın “her şey yolunda” açıklamasını eleştirdi. Temsilciler, “Hangi verilere dayanarak bu söylem kullanılıyor? Hangi bilimsel rapor, saha çalışması ya da işçi meclisi bunu doğruluyor?” sorularını gündeme getirdi.

Emek sınıfının gerçek temsilciliğinin sadece protokol masalarında oturmakla değil; sahadaki adaletsizlikleri görmek, dillendirmek ve çözüm üretmekle mümkün olduğunu vurgulayan işçi temsilcileri, çözüm önerileri geliştirilmesi ve yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesini talep ediyor.