reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8800 %0.07
51,7668 %0.19
7.325,12 % 0,62
2.869.391 %3.612
İşçi Haber Kastamonu Kastamonu'daki tarla cinayetinde ilk duruşma gerçekleşti : Sanık kendini koruduğunu itiraf etti

Kastamonu'daki tarla cinayetinde ilk duruşma gerçekleşti : Sanık kendini koruduğunu itiraf etti

Kastamonu'nun Esenli köyünde meydana gelen ve İmdat Yılmaz'ın hayatını kaybettiği olayla ilgili dava görülmeye başlandı. Kasten öldürme suçundan yargılanan sanık, demir sopa ve kancalarla saldırıya uğradığını iddia ederken, mahkeme tutukluluk halinin devamına karar verdi.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 4 dk

Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu'nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi'nde meydana geldi. Aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.

Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.'ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı.

S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde kasten öldürme suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.

‘özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı’

Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana 'sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın' diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., 'oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat'ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun' dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu.

‘Öleceğimi düşündüm, jandarmayı aradım her şeyi anlattım’

Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat'ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun' dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. 'C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor' dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak' dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat'ın ‘sen ne yaptın' diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı.

“Sanık, Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı”

İmdat Yılmaz'ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: İHA