TRT’nin dijital platformu tabii’de dizi olarak izleyiciyle buluşan Ayşe Şasa’nın hayatı merak uyandırdı.
“Ayşe: Bir Ruh Macerası” adlı yapım, kısa sürede izleyicilerin ilgisini çekti.
Bu ilginin ardından “Ayşe Şasa kimdir?” sorusu da gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Tabii’nin dikkat çeken projelerinden biri olan dizi, ünlü senarist ve yazar Ayşe Şasa’nın hayatına ışık tutuyor.
Deniz Baysal’ın başrolde yer aldığı yapım sonrası, Ayşe Şasa’nın yaşamı, eserleri ve sinema dünyasındaki yeri araştırılmaya başlandı.
Diziyi art arda izleyenler, Ayşe Şasa’nın hayatına dair detaylara yöneldi.
Ayşe Şasa’nın erken yaşamı ve eğitim dönemi nasıldı?
Türk sineması ve kültür dünyasında önemli bir yere sahip olan usta senarist ve yazar Ayşe Şasa, 12 yıl önce hayata veda etti.
Hakikat arayışıyla geçen yaşamı ve kaleme aldığı eserleriyle tanınan Şasa’nın biyografisi yeniden ilgi odağı oldu.
Tam adı Ayşe Mihriban Şasa olan usta senarist ve yazar, 1 Şubat 1941 tarihinde İstanbul Amerikan Hastanesi’nde dünyaya geldi.
Çerkez bir anne ile bir tarafı Çerkez, diğer tarafı Güneydoğu aşiretine mensup bir babanın çocuğu olan Şasa, çocukluk yıllarını dadıların gözetiminde geçirdi.
Ayşe Şasa’nın kariyerindeki dönüm noktaları nelerdi?
Yetişme döneminde dadılara bırakılan Ayşe Şasa, bir röportajında çocukluğunu yalnız ve mutsuz bir dönem olarak tanımladı.
Doğumundan sonra yaklaşık 12 yıl boyunca farklı mürebbiyelerle büyüyen Şasa, bu süreci “çocukluk ülkemde hüküm süren bir rejim” sözleriyle anlattı.
Ayşe Şasa, hayatında en fazla iz bırakan kişilerden biri olarak dedesini gösterdi.
Dedesinin savaşçı yapısı, anlattığı hikâyeler, üslubu ve sakinliği, Şasa’nın dünyasında derin izler bıraktı.
Ayşe Şasa’nın İslam’a yönelişi nasıl gerçekleşti?
İnziva döneminde düşünsel anlamda değişim yaşayan Şasa, daha sezgisel ve bilimsel bir yaşam benimsedi.
Londra’da psikolojik tedavi gördüğü dönemde, Şerif Mardin’in hediye ettiği bir katalogda İbnü’l Arabi’nin “Fusüsu’l-Hikem” kitabını fark eden Şasa, eserin çevirisini 1981 yılında okudu.
Bu kitabın hayatında derin bir etki bıraktığını ifade eden Şasa, İslam ve tasavvufa yönelişini bu sürece bağladı ve uzun yıllar süren rahatsızlığından kurtulduğunu dile getirdi.
1993 yılında “Yeşilçam Günlüğü” adlı denemelerini yayımlayan Ayşe Şasa, senaryo ve kitaplarıyla Türk sineması ve kültür hayatında önemli bir iz bıraktı.
2003’te “Delilik Ülkesinden Notlar” kitabını yayımlayan Şasa, 2008 yılında “Dinle Neyden” filmiyle sinemaya geri döndü.
Evini adeta bir okul haline getirerek gençlere kapılarını açan Ayşe Şasa, bir süre zatürre tedavisi gördükten sonra 16 Haziran 2014’te hayatını kaybetti.
Usta yazar, Sahrayıcedid Mezarlığı’na defnedildi.
