Kazancı Bedih, 1929 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelmiştir. Müzik hayatına cümbüş ve ut çalarak başlayan Bedih, özellikle sıra geceleri ve gazellerle tanınmış, bu alanda kendine has bir yer edinmiştir. 1996 yılında 'Eşkıya' filmi ile şöhretini pekiştiren sanatçı, 2004 yılında hayata veda etmesine rağmen müziği ve mütevazı kişiliği ile Anadolu'nun hafızasında yaşamaya devam etmektedir.
Kazancı Bedih'in Müzik Yolculuğu Nasıldı?
Bedih Yoluk, halk arasında Kazancı Bedih olarak bilinir. Çocukluk döneminden itibaren müzikle iç içe olan Bedih, cümbüş, ut ve tambur çalmayı öğrenmiş ve bu yeteneklerini geliştirmiştir. Uzun yıllar kazancılık yaparak hem mesleğine hem de müziğine bağlı kalmış, bu süreçte birçok eser seslendirmiştir.
Anadolu'nun yanık sesi olarak anılan Kazancı Bedih, gazel geleneğinin önemli isimlerinden biri olmuştur. Müzik alanındaki yeteneği ve kazancılık mesleği sayesinde, hem müziğini hem de mesleğini harmanlayarak kendine özgü bir tarz geliştirmiştir.
Sıra Gecelerinin Ustası Olarak Tanınması
Belediyede işçi olarak çalışan Bedih, 1975 yılında emekli olmuştur. Emekliliğinin ardından mevlit ve taziyelerde gazel okuyarak ün kazanmış, bu performansları ile halk arasında tanınan bir isim haline gelmiştir. Fuzuli ve Nabi gibi önemli şairlerin eserlerini ustaca seslendiren Bedih, dost meclislerinin vazgeçilmezi olmuştur.
1985 yılından itibaren Şanlıurfa'ya özgü sıra gecelerini ulusal arenaya taşıyan sanatçı, İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül ve Mahmut Tuncer gibi birçok sanatçıyı etkilemiştir. Sıra gecelerindeki performansları, televizyon ve müzik şirketlerinin dikkatini çekmiş, böylece müzik kariyerine yeni bir yön vermiştir.
Eşkıya Filmi ile Gelen Şöhret ve Vefatı
1996 yılında 'Eşkıya' filminde yer alarak şöhretini pekiştiren Kazancı Bedih, bu süreçte plak tekliflerini değerlendirerek müzik piyasasına giriş yapmıştır. 2003 yılında sahneleri bırakan sanatçı, 19 Ocak 2004 tarihinde Şanlıurfa'daki evinde, sobadan sızan karbonmonoksit gazından eşiyle birlikte vefat etmiştir.
Mütevazı kişiliği ve kazancılık mesleğine olan bağlılığı, onu halk arasında her zaman pir olarak anılmasını sağlamıştır. Kazancı Bedih, müziği ve hayatı ile Anadolu'nun kültürel mirasında önemli bir yer edinmiştir.
