Murat Övüç'ün tutukluluğu devam ediyor. Sosyal medya platformunda paylaştığı bir video nedeniyle tutuklanan Övüç hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Mahkeme, Övüç'ün tutukluluk halinin devamına karar verirken, duruşma tarihini 16 Mart 2026 olarak belirledi.
İddianamenin İçeriği Neleri Kapsıyor?
Övüç, başörtülü bir paylaşımda bulunduğu için 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştı. İddianamede, Övüç'ün 'kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gey olarak tanımlayan şüpheli' olarak tanımlandığı belirtildi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, Övüç'ün 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabileceği ifade edildi.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Övüç'ün sosyal medya paylaşımlarının toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıplarının dışında kadınsı davranış biçimlerinde olduğunu ve bu durumun toplumsal barışı zedelediğini vurguladı. Ayrıca, Övüç'ün tanınan bir kişi olması nedeniyle paylaşımlarının geniş kitlelere ulaştığı ve kamu düzenini bozma bakımından tehlike oluşturduğu belirtildi.
Tahliye Talebinin Reddinin Gerekçeleri Neler?
Mahkeme, Övüç'ün avukatı Çağdaş Çelik'in tahliye talebini hukuka aykırı bularak reddetti. Çelik, müvekkilinin işlemediği bir suçtan dolayı 3 ay tutuklu kalacağını ifade etti. Duruşma günü olarak belirlenen 16 Mart tarihi, Övüç'ün geleceği açısından kritik bir öneme sahip. İddianamenin kabulü sonrası avukat Çelik, müvekkilinin durumunu eleştirerek, sürecin uzunluğuna dikkat çekti.
Sosyal Medya ve Kamu Düzeni Üzerindeki Etkileri
Övüç'ün sosyal medya paylaşımlarının, toplumda farklı görüşlerin ve davranışların nasıl algılandığına dair önemli bir örnek teşkil ettiği düşünülmektedir. İddianamede yer alan ifadelere göre, Övüç'ün eylemleri ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte bulunmuştur. Bu durum, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların toplumsal etkilerini ve yasal sonuçlarını yeniden gündeme getirmiştir.
Övüç'ün durumu, sosyal medya platformlarının kullanımına ilişkin yasal sınırların ve toplumsal normların nasıl şekillendiğine dair tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, mahkeme kararları ve iddianame süreci, sosyal medya içeriklerinin yasal boyutunu ortaya koymaktadır.
