Küresel petrol piyasalarında son günlerde yaşanan dalgalanmalar, İran ve Umman arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmelerinden gelen olumlu haberlerle şekilleniyor. Bu gelişmeler, piyasadaki risk priminin hafiflemesine katkıda bulunmuş durumda. Brent petrol fiyatları, haftanın son günlerine doğru düşüş göstererek 79,12 dolara geriledi. ABD Batı Teksas Ham Petrolü (WTI) ise 74,80 dolar seviyesine inerek yüzde 0,56'lık bir kayıp yaşadı.
Hürmüz Boğazı'ndaki Gelişmeler Neleri Kapsıyor?
İran ve Umman arasındaki diplomatik görüşmeler, Hürmüz Boğazı'nın yeniden seyrüsefere açılması için atılan adımları içeriyor. Bu durum, Orta Doğu'daki gerilimlerin yanı sıra ABD stoklarındaki artışla birlikte petrol fiyatlarının dinamiklerini etkiliyor. Nomura Securities ekonomisti Yuki Takashima, olumlu haber akışının piyasalarda belirgin bir satış baskısı yarattığını ifade ediyor. Takashima, fiyatların ABD ve İran'ın 17 Haziran'da geçici bir anlaşma imzaladığı dönemdeki seviyelere çekildiğine dikkat çekiyor.
İran ve Umman Arasındaki Anlaşmanın Detayları Neler?
Diplomatik kaynaklardan gelen bilgilere göre, Hürmüz Boğazı'nda coğrafi koordinatlar üzerinde bir anlaşma sağlandığı belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağhayi, üçüncü tarafların müdahale etmemesi durumunda ortak bir duyurunun yapılacağını ifade etti. Umman'ın arabuluculuğundaki teklif, Tahran'a Basra Körfezi'ne giren gemiler üzerinde denetim yetkisi tanıyor. Bu gelişme, krizin başından bu yana Tahran yönetimine verilen en büyük tavizlerden biri olarak öne çıkıyor.
ABD'nin Tepkisi ve Bölgesel Güvenlik Endişeleri
ABD tarafından henüz resmi bir onay açıklaması gelmemişken, ABD Başkanı Donald Trump anlaşmaya yakın olunduğunu belirtmişti. Ancak Washington yetkilileri, kritik su yolunun kontrolünün İran'a bırakılmasına sıcak bakmadıklarını yineliyor. İran yönetimi, olası bir ABD saldırısında Körfez ülkelerindeki kritik enerji tesislerini hedef alacağı yönünde uyarılarda bulunuyor. Bu durum, bölgedeki askeri risklerin sürdüğünü gösteriyor.
ING analistleri, küresel enerji akışının normale dönmesi için ABD-İran görüşmelerinin belirleyici olacağını vurguluyor. Ayrıca, Körfez ülkelerinin ham petrol ve kondensat ihracatının Temmuz ayında savaş öncesi dönemin yüzde 40 altında kaldığı görülüyor. Yemen'deki İran destekli Husi milislerinin Suudi petrol tankerlerine düzenlediği füze saldırıları, risk faktörlerini canlı tutmaya devam ediyor. Uzmanlar, Kızıldeniz'deki güvenlik endişelerinin bölgesel iyimserliği sınırladığını belirtiyor.
ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin açıkladığı haftalık stok verileri de piyasa koşullarını etkileyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. ABD'de rafinerilerin işleme kapasitelerini hafifçe düşürmesi ve ithalatın artması, stok yükselişini beraberinde getiriyor. Ham petrol stoklarındaki bu artış, küresel arz endişelerini bir miktar hafifleterek fiyatlardaki düşüş eğilimini destekliyor. Fiyatların seyrini doğrudan ABD-İran hattından gelecek resmi açıklamalar belirleyecek.
