"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9165 %-0.1
53,5748 %0.07
6.687,67 % 0,85
3.403.732 %0.454
İşçi Haber Otomobil Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor

Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor

Elektrikli araçlar, otomotiv sektöründe tedarik risklerini artırarak önemli değişimlere yol açıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Elektrikli araçlar, otomotiv sektöründe tedarik risklerini artırarak önemli değişimlere yol açıyor. Otomotiv sektörü, düşük emisyon hedefleri ve Avrupa Birliği'nin regülasyonları doğrultusunda dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm, elektrikli araçların yanı sıra batarya teknolojileri ve ürün yaşam döngüsü yönetimi gibi alanlarda da kendini göstermektedir.

Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, yerli batarya yatırımlarının ve sürdürülebilirliğin Türkiye'nin ihracat ve rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır. Atacan, otomotiv sektörünün yaklaşık 40 milyar ABD doları ihracat hacmine sahip olduğunu belirterek, bu sektörde sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etmiştir.

Elektrikli Araç Geçiş Süreci ve Tedarik Riskleri

Elektrikli araçlara geçiş süreci, batarya sistemleri ve kritik hammaddelerde ithal girdi oranının artmasına neden olmuştur. Atacan, bu durumun jeopolitik gelişmelerle birleştiğinde sektörde yeni kırılganlık alanları yarattığını belirtmektedir. Özellikle batarya hammaddelerine erişim, önümüzdeki dönemde stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınmalıdır.

Avrupa Birliği, düşük emisyon, karbon ayak izi ve geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı gibi konularda giderek sıkılaşan düzenlemeler uygulamaktadır. Atacan, bu sürecin firmalar tarafından bir geçiş dönemi değil, hazırlık süreci olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.

Yerli Tedarik ve Batarya Yatırımları

Uzmanlara göre, otomotiv sektöründe yerli ve bölgesel tedarik kapasitesinin güçlendirilmesi, batarya üretimi ve batarya bileşenlerine yönelik yatırımların artırılması, karbon ayak izinin ölçülmesi ve azaltılması konularında çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu unsurlar, firmalar için rekabet avantajı sağlayan temel faktörler arasında yer alacaktır.

Sonuç olarak, otomotiv sektöründeki bu dönüşüm süreci, hem yerli üretim hem de sürdürülebilirlik açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, sektörün geleceği için kritik adımlar atılması gerekmektedir.