Özel Haber: UFUK KUZGUN
Anamur'da bir pasajda ölü bulunan 12 yaşındaki Eyüp Can Güner'in hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın kritik duruşması yarın görülecek. Duruşmaya saatler kala açıklamalarda bulunan anne Güllü Çay, dava dosyasına girmesi beklenen yeni raporları ve iddiaları dile getirdi.
'Oğlum İşkenceyle Öldürüldü, Olay Yeri Değiştirildi'
Oğlunun yüksekten düşerek ölmediğini, cinayete uğradığını ve olaya kaza süsü verildiğini savunan Güllü Çay, olay gününe dair şüphelerini şu sözlerle anlattı:
“Benim oğlum öldürüldü, bütün deliller ortada. Kamera görüntüsü yok diye üstünü örtemezler. Çocuğumun şortunun arka kısmı parçalanmış, sol tarafı ağır şekilde yaralanmıştı. Akciğerinden bıçaklanmış, kafasının arkasından darbe almasına rağmen yüzüstü bulunmuştu. Tişörtü önden kesilmişti. Boyu 1,55 olan çocuğun düştüğü iddia edilen yerdeki saksıların hiçbirinde kımıldama yoktu. Oğlum öldürüldü ve o pasaja taşındı.”

'Davadan Vazgeçmemiz İçin Para Teklif Ettiler'
Soruşturma sürecinin ilk zamanlarında sanık yakınları tarafından kendileriyle iletişime geçildiğini öne süren acılı anne, para teklifi aldıklarını iddia etti. Şikayetlerinden vazgeçmeleri yönünde baskı yapıldığını savunan Çay, "Davadan vazgeçmemiz için 'fiyat verin' diyerek para teklif ettiler. 'Benim çocuğumun kanı satılık değil' diyerek bu teklifi reddettim" ifadelerini kullandı.
Anne Çay ayrıca, sanık tarafının savunma için Gülistan Doku olayında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sönel'in avukatlığını da üstlenen bir isimle anlaştığı bilgisini paylaştı.

‘Sanığın Kanında Uyuşturucu ve Alkol Çıktı’
Sanık Necmettin Ulaş'ın olay günü alkol ve uyuşturucu etkisinde olduğunu öne süren Güllü Çay, dosyadaki teknik tespitlere dikkat çekti. Sanığın 'oyun oynuyorduk' şeklindeki savunmasına tepki gösteren anne, "25 yaşındaki bir şahsın 12 yaşındaki çocukla ne oyunu olabilir? Sanığın esrar ve alkol kullandığı dosyaya yansıdı. Görgü tanıkları da şahsın 'Seni öldüreceğim' diyerek çocuğu kovaladığını ifade etti. Ayrıca bu kişinin bir yılda 10 ayrı suç kaydı bulunuyor" şeklinde konuştu.
İlk adli tıp raporları ile son tutanaklar arasındaki çelişkilere değinen Çay, ilk 9 ay boyunca adli tıp raporlarında kesici-delici alet yaralanması ifadesinin yer aldığını, ancak son raporda olayın yüksekten düşmeye bağlı olarak değiştirildiğini ileri sürdü. Vücuttaki ağır yaralara dikkat çeken Çay, sanığın "ihmalli davranışla kasten öldürme" yerine "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan en ağır cezayı almasını talep etti.
Mahkemeden üç Yeni Rapor Bekleniyor
Davanın seyrini doğrudan etkileyecek hukuki sürece ilişkin de bilgi veren anne Güllü Çay, mahkemeden üç yeni raporun beklendiğini belirtti. Karara esas teşkil edecek evraklara değinen Çay, "Adli tıp, adli tespit ve olay yeri inceleme raporlarını bekliyoruz. Çocuğa herhangi bir temas olup olmadığının belirlenmesi ile olay yerinin yeniden değerlendirilmesine ilişkin bu raporlar yarınki duruşmaya yetişebilir de ertelenebilir de. Raporlar geldiğinde gerçekler netleşecek" dedi.
Gözler Yarınki Duruşmaya Çevrildi
Yarın saat 14.30'da Anamur Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek celsede, sürecin seyrini etkilemesi beklenen adli tıp, adli tespit ve olay yeri inceleme raporlarının dosyaya girip girmeyeceği takip edilecek. Aile ve avukatları, gelecek yeni raporlar doğrultusunda sanığın "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan yargılanmasını talep ediyor.
