Doğu Karadeniz’de yaklaşık 20 yıldır görülen ve halk arasında “vampir kelebek” olarak bilinen Ricania simulans adlı böcek türü, tarımsal üretim için giderek büyüyen bir tehlike haline geldi. Uzmanlara göre böcek yalnızca sebze ve meyveye değil, çay ve kivi gibi stratejik ürünlere de zarar veriyor. İşçi Haber konun uzmanı Artvin Çoruh Üniversitesi'nden Prof. Dr. Temel Göktürk ile görüştü.
ASYA’DAN GELEN TEHLİKE
Doğu Karadeniz sahil şeridinde ilk kez 2006’da görülen Ricania simulans, anavatanı olan Güney Asya’dan önce Rusya’ya, ardından 1950’lerde Gürcistan’a, 2000’lerin ortasında da Türkiye’ye ulaştı. Artvin’in Kemalpaşa-Hopa bölgesinde tespit edilen zararlı kısa sürede Rize ve Trabzon’a kadar yayıldı.
Böceğin Türkiye’ye doğal yollarla değil, sınır ticaretiyle gelen turunçgil ve kivi fidanlarıyla taşındığı belirtiliyor. Uzman Prof. Dr. Temel Göktürk, “Rizeli ve Trabzonlu hemşehrilerimizin Gürcistan’dan getirdiği keçi sakalı bitkilerinin fidanlarıyla böceğin yumurtaları bölgeye taşındı” diyerek yayılma sürecini özetliyor.
VAMPİR GİBİ BİTKİLERİN ÖZ SUYUNU EMİYOR
Halkın “vampir kelebek” adını taktığı böcek, aslında bir kelebek değil; Ricaniidae familyasından bir yarıkanatlı. Hem nimf hem ergin döneminde bitkilerin öz suyunu emerek besleniyor. Domates, salatalık, fasulye, mısır, lahana, biber ve patlıcan başta olmak üzere birçok sebzeyi etkiliyor.
Prof. Dr. Göktürk, “Sebzelerin suyunu emerken ağzından salgıladığı yapışkan madde, ürünün tadını bozuyor, üstünde balımsı bir tabaka bırakıyor ve değerini düşürüyor” diyor. Bunun yanı sıra mantar hastalıklarını taşıyarak ikinci bir tehdit oluşturuyor.
ÇAY VE KİVİ BAHÇELERİ DE TEHLİKEDE
Çay, kivi ve fındık da vampir kelebeğin hedefinde. Henüz çayda ciddi bir zarar gözlenmese de uzmanlar bunun yanıltıcı olabileceği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Göktürk, “Şu an çayda yoğun zarar yok, çünkü böcek alternatif bitkilerle besleniyor. Ama bu ileride çay bahçelerinde de sorun olmayacağı anlamına gelmez” uyarısında bulunuyor.
Çay Tarımı Enstitüsü verilerine göre Türkiye, dünya çay üretim alanlarının yüzde 2,8’ine sahip. Bu nedenle Doğu Karadeniz’deki zararın ilerlemesi ulusal üretim için kritik risk taşıyor.
VAMPİR KELEBEK NEDEN ÖNLENEMİYOR?
Doğu Karadeniz’de çay üretim alanlarında kimyasal ilaç kullanımı yasak olduğu için vampir kelebekle mücadele sınırlı yöntemlerle yürütülüyor. Organik bitkisel ilaçlar ve kovucular uygulanabiliyor ancak yağışlı iklim nedeniyle etkileri kısa sürüyor. Prof. Dr. Göktürk, “Solucan gübresi veya bitkisel kovucular böceği uzaklaştırabiliyor. Fakat yağmur yağdığında etkisi kayboluyor. Kimyasal ilaçlar ise yasak. Bu yüzden mücadele zayıf kalıyor” diyor.
Artvin Çoruh Üniversitesi’nin 2013-2014 yıllarında yürüttüğü araştırmada, ışık tuzaklarıyla böcek popülasyonunu azaltma yöntemi denendi. Çalışmada ışık tuzaklarının, yapışkan bantlara kıyasla katbekat daha fazla birey yakaladığı ortaya çıktı. 2013’te 22 bin, 2014’te ise 24 binin üzerinde böcek ışık tuzaklarıyla yakalandı. Buna karşın yapışkan bantlarda sayı binin altında kaldı. Araştırmacılar, geniş alanlarda ışık tuzaklarının yaygın kullanımının popülasyonu kontrol altına alabileceğini vurguluyor.
YAYILMA TEHLİKESİ DEVAM EDİYOR
Bugün vampir kelebek yalnızca Doğu Karadeniz’de değil, Marmara Bölgesi’nde de görülüyor. İstanbul’un Şile ilçesinde de popülasyonun arttığı biliniyor. Prof. Dr. Göktürk, “Mücadele edilmediği sürece birkaç yıl içinde sadece Doğu Karadeniz değil, Batı Karadeniz sahil şeridine kadar yayılması kaçınılmaz” diyor.
'VATANDAŞIN BAHÇESİ DOĞRUDAN ZARAR GÖRÜYOR'
Prof. Dr. Göktürk, sorunun yalnızca büyük üreticiler için değil, köylerde yaşayan halk için de önemli olduğunu hatırlatıyor: Vatandaşın 20-30 metrekarelik domatesliği, salatalığı varsa vampir kelebek orada doğrudan zarar veriyor, ürünün değerini düşürüyor.
VAMPİR KELEBEĞE KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Uzmanların önerdiği önlemler şöyle sıralanıyor:
- Işık tuzaklarının yaygınlaştırılması: Ergin bireyleri yumurta bırakmadan yakalamak için tuzakların erken dönemde kurulması.
- Biyolojik ilaçlar: Azadirachtin ve Spinosad etken maddeli biyopestisitlerin kullanımı (ancak çay bahçelerinde sınırlı uygulanabiliyor).
- Kültürel önlemler: Çayda “çırpma” sonrası kalan artıkların imha edilmesi, üçüncü sürgün kesiminin eylülden sonraya bırakılması.
- Organik kovucular: Solucan gübresi gibi doğal çözümler, yağışsız dönemlerde kullanılabilir.
SÜRDÜRÜLEBİLİR MÜCADELE ŞART
Vampir kelebek, Doğu Karadeniz’in yağışlı ikliminde uzun yıllar fark edilmeden varlığını sürdürdü. Bugün ise popülasyonu artmış durumda. Çay, kivi ve sebze üretimini tehdit eden bu zararlıya karşı geniş çaplı ve sürdürülebilir bir mücadele stratejisi geliştirilmediği sürece, Karadeniz’in tarımsal geleceği büyük risk altında.
