Özel haber: Ufuk Kuzgun
Mersin’in Toroslar ilçesinde 31 Ağustos gecesi meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan Hiranur Aygar cinayeti davasında yargılama süreci devam ediyor. İlk ifadelerinde "intihar etti" diyen ancak daha sonra "şakalaşırken silah patladı" şeklinde ifade değiştiren sanık Hüseyin Arda Şark (19) ile beraberindeki iki sanık Mustafa Zeybek (27) ile Nazmi Çetin (20), Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar hakim karşısına çıkacak.

Hiranur Aygar davasında 3. duruşma 13 Mart’ta görülecek
Davanın üçüncü duruşması 13 Mart Cuma günü saat 09.30’da gerçekleştirilecek. 16 yaşındaki Hiranur Aygar’ın ölümüyle ilgili tutuklu yargılanan Hüseyin Arda Şark hakkında “Çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. Diğer sanıklar Mustafa Zeybek ve Nazmi Çetin ise “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamalarıyla hakim karşısında bulunuyor.
‘Hira öldü ben her gün ölüyorum’
16 yaşındaki Hiranur Aygar’ın ölümüyle ilgili davanın yankıları sürerken, baba Murat Aygar’ın adalet arayışı devam ediyor. Kızının vefatından sonra işini bırakmak zorunda kaldığını belirten Aygar, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
“Hira öldü, ben her gün ölüyorum. Kendimi eve kapattım, kahru perişan bir şekilde yaşıyorum.” 
'Beklentim ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası'
Dava süreci ve sanıkların savunmalarına ilişkin konuşan baba Aygar, baş şüpheli Hüseyin Arda Şark için en üst sınırdan ceza talep ettiğini dile getirdi. Aygar, "Adalet talebim net; sanıkların ifadelerine göre ortada bir katil ve ona yardım eden, delilleri yok etmeye çalışan kişiler var. Benim beklentim, kızımı hayattan koparan kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasıdır. Türk adaletinin takdiri ne yönde olur bilemem ama bu suçun karşılığı en ağır ceza olmalıdır" ifadelerini kullandı.
'Kızımı şaka malzemesi gibi gördüler'
Sanığın "şakalaşıyorduk" şeklindeki savunmasına sert tepki gösteren acılı baba, bir çocuğun hayatının bu kadar ucuz olmadığını belirtti. Yaşadığı büyük acıyı anlatan Aygar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"16 yaşındaki çocuğumu hiçbir sebep yokken bir şaka malzemesi gibi gördüler. Kendi ifadelerinde bile şakalaştıklarını söylüyorlar. Bir insan, bir çocuğu alnından vurarak nasıl şaka yapabilir? Bunun hiçbir şekilde affı olmaması lazım. Benim kızımın hiçbir günahı yoktu; o henüz 16 yaşında bir sabi sübyan idi. Beklentim adaletin tam yerini bulması yönünde, inşallah öyle de olur."
‘Kızımın hayalleri çok fazlaydı’
Hiranur’un 15 yaşında yanından ayrıldığını belirten baba Murat Aygar, kızının hayalleri ve yarım kalan hikayesini büyük bir üzüntüyle paylaştı. Hiranur'un gelecek hedeflerinin her geçen gün değiştiğini ve hayat dolu bir çocuk olduğunu anlatan Aygar "Çocukları bilirsin; bugün avukat olmak ister, yarın pilot olacağım der, birkaç gün sonra savcı olma hayalleri kurar. Kızımın hayalleri çok fazlaydı ve çok genişti. Hayat dolu bir çocuktu, arkadaşları tarafından çok sevilirdi. Maalesef hepsi yarım kaldı, her şey yarım kaldı." dedi. 
Sivil toplum kuruluşlarına ve kamuoyuna duyarlılık çağrısı
13 Mart Cuma günü görülecek olan kritik duruşma için baba Murat Aygar, tüm sivil toplum kuruluşlarına ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. Adalet mücadelesinin sadece kendi kızı için değil, tüm çocuklar için olduğunu hatırlatan Aygar, “Bugün benim kızımın başına gelen yarın bir başkasının başına gelebilir. Sesimizi daha gür duyurmak için herkesin bu davaya sahip çıkmasını bekliyorum” dedi. Duruşma sabahı adliye önünde yapılacak olan desteğin, davanın seyri ve kamuoyu vicdanı için büyük önem taşıdığı vurgulandı.
