DAMLA EROĞLU - ÖZEL HABER
Türkiye genelinde imar mevzuatındaki belirsizlikler ve ruhsat süreçlerinde yaşanan tıkanmalar, özellikle büyükşehir yasasıyla geçmişte köy statüsünde olup daha sonra mahalleye dönüşen bölgelerde yaşayan binlerce kişiyi mağdur ediyor. Kendi tapulu arazilerine düşük katlı evler inşa eden vatandaşlar, uzun süren ruhsat işlemleri, cezalar ve davalarla karşı karşıya kalıyor.
Mahalleye Dönüşen Köylerde Ruhsat Sorunu Büyüyor
Türkiye'de yaklaşık 10 milyon ruhsatsız yapı bulunuyor. Yapı kayıt belgesine sahip olamayan vatandaşlar ise evlerinin yıkım riskiyle karşı karşıya kalmış durumda. Milyonlarca kişi, ruhsatı olmayan yapıların denetlenmesini ve uygun olanlara yapı kayıt belgesi verilmesi konusunda hükümete çağrıda bulunuyor.
Büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüşen köylerde yaşayan vatandaşlar, arazilerine yaptıkları konutların ruhsat sorunlarıyla ciddi mağduriyetler yaşıyor. Yapı kayıt belgesi konusunda mağduriyet yaşayan isimlerden biri olan Sabri Kocabaş, hakkında açılan davayı ve yaşadığı sorunları anlattı.

ARAZİSİNE EV YAPTIRDIĞI İÇİN BELEDİYE TARAFINDAN DAVALIK OLDU
Alanya Belediyesi tarafından hakkında ''İmar kirliliğine neden olma'' suçlamasıyla dava açıldı. Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesi üzerinden iddianame hazırlandı. Kocabaş hakkında, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Yaşadığı süreci anlatan Kocabaş, ''Kendi arazim üzerine iki yapı inşa ettim. Biri belediye barınağından sahiplenen engelli hayvanlara bakmak için diğeri de prefabrik ev. Ruhsat alabilmek için oradaki ikinci araziyi de satın aldım fakat bürokrasiye takıldım. Oraya yeni yol açıldı ve ben de o yolun resmileşmesini bekliyorum. Resmiyete takıldığımız için henüz arazime inşa ettiğim yapıların ruhsatını alamadım. O yol resmi olunca ben o yapıların ruhsatını alacağım'' dedi.
Ruhsat alma sürecinde Alanya Belediyesi tarafından hakkında dava açıldığını belirten Kocabaş, ''Şu an davayla uğraşıyorum. Daha önce 60 bin civarında bir para cezası ödedim. Bu davada da ya para ya da hapis cezası verilecek. Bu süreçle tek başıma ilgileniyorum. Bazı dosyaları toplamaya çalışıyorum'' açıklamasında bulundu.
'köyler mahalleye dönünce, köy evleri ortada kaldı'
Yaşadığı bölgede imar sorunu nedeniyle 30'a yakın kişiye ceza yazıldığını belirten Kocabaş, ''Bunlardan hangilerine dava açıldı bilmiyorum. Ben ruhsat almak için girişimlerde bulundum fakat şöyle bir durum var: Devlet, sanki ben bir müteahhittim ve 10 katlı bir bina yapmışım gözüyle bakıyor. Devletin bu şekilde değil de, 1-2 katlı yapılara ilişkin yeni bir düzenleme getirmesi gerekiyor çünkü büyükşehir yasası var. Büyükşehir yasasıyla birlikte köyler mahalle oldu. Benim döneminde muhtarın bir imzasıyla kendi arazimize ev yapabiliyorduk ama köyler mahalleye dönünce, köy evleri ortada kaldı. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması şart oldu'' ifadelerini kullandı.
Yapı kayıt belgesi iptal edilen çok sayıda insan olduğunu vurgulayan Kocabaş, ''İmar Yasasına Takılanlar Derneği var ve oraya katıldım. Orada da yapı kayıt belgesi iptal edilen çok sayıda insan var. Her geçen gün bu konuda mağdur olan kişi sayısı artıyor'' dedi.
Denetim ve Yapı Kayıt Belgesi Çağrısı
Yapı kayıt belgesi olmayan yapıların devletin görevlendireceği memurlar tarafından denetlenmesi talebinde bulunan Kocabaş, ''Denetlemeler sonucunda sağlam olan ve deprem riski bulunmayan evlere yapı kayıt belgesi verilsin. Ben zaten kendi arazime yaptırdığım yapıyı bir mimara çizdirdim. Devlet yetkilileri gelsin ve incelesin. Eğer yapının sağlam olmadığı belirlenirse yıkılsın fakat sağlam olan bir yere yıkım kararının çıkması doğru değil ve biz buna tepki gösteriyoruz'' açıklamasında bulundu.
Tapulu arazisine ev yaptırdığı için dava açılmasına tepki gösteren Kocabaş, ''2B arazilerini talan edenlere af gelecek diye konuşuluyor. Onlar bir miktar para ödeyerek oraları kendi arazisi olarak satın alacak. Biz de kendi arazimize ev yaptığımız için çile çekiyoruz. Ben gidip de 5-10 katlı bir bina yapmadım. 1-2 katlı prefabrik ev, beton da değil. Deprem olsa bile yıkılma durumu yok. Üstüme de bir şey düşmez. Buradan da yapının deprem riski taşımadığı ortaya çıkıyor. Bu şekilde mağdur olan çok sayıda insan var. Anadan, babadan kalma tek katlı evleri yıkıyorlar'' dedi.
Yeni Yasal Düzenleme Talebi
Yapı kayıt belgesi sorunu nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin çözülmesi için milletvekillerine yazdıklarını, iletişime geçtiklerini söyleyen Kocabaş, ''Biz, bu konuda bir yasa yapılmasını istiyoruz. Denetleme sonucunda sağlam olanlara yapı kayıt belgesi verilsin. Sağlam olmayan yapılar da ya yıkılsın ya da sağlamlaştırılsın. Türkiye'de 10 milyon ruhsatsız yapı var. Bunların denetlenmesi deprem açısından da çok önemli. Hangi yapıların depreme dayanıklı olduğu ya da olmadığı belli değil. Ruhsatsız yapılarda oturan kiracılar da evlerinin kaçak olduğunu bilmiyor. Herkesin denetleme konusunda ses yükseltmesi gerekiyor. İmar ve denetleme konusunda mağdur olduğumuz için ses yükseltiyoruz. Bu durum Türkiye'de büyük bir sıkıntı ve milyonlarca insanı etkiliyor. Toplum olarak ruhsatsız yapıların denetlenmesi konusunda tepki gösterirsek, ortak hareket edersek hepimiz kazançlı çıkarız'' ifadelerini kullandı.



