Öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş davasına ilişkin görülen duruşmanın arasında konuşan Özgür Özel, "Bu siyasi cinayetin nasıl bir basit bir cinayete dönüştürülmeye çalışıldığını hep birlikte görüyoruz." ifadesinde bulundu. 

Özel, açıklamalarının devamında ise şu sözleri sarf etti: 

"İlk gün olduğu gibi programımız el verdikçe Sinan Ateş'in eşinin ailesinin yanında olmaya devam ediyoruz. Biraz önce Saniye Anne konuştu. 22 sanık ve sanık avukatının saatlerce süren savunmaları ifadeleri hepsi bir yana Saniye Ateş konuştu ve aslında bence orada söylenebilecek bunun üzerine bir kelime kalmadı. Oğlunu nasıl yetiştirdiğini anlattı. Oğlunu vuranların değil vurdutanların ipini çekenlerin dosyadaki ifadeyle kalemi kıranların kim olduığunu öğrenmek istediğini söyledi. Dedi ki, "oğlum öldü, babasının kalbi dayanmadı öldü. Ben zaten ölüyüm, bana bunu nasıl yaparsınız" dedi. Gerçekten kimin azmettirdiğini öğrenmek istediğini söyledi. Siyasilerin isimlerini söyledi. Sinan Ateş'in öldürüleceğini kendisinin söylediğini kendisinin kalemini kırdıklarını söyledi. Sözlerini bitiremeden de baygınlık geçirerek salondan sağlık sebebiyle çıkarılmak zorunda kaldı. Gerçekten insanın kanı donuyor. Acılı bir anne yalan atacak bir hali yok ve öldürüleceğini bilen oğlunun kendisini hayatını kurtarmak için kimlerle konuşmaya çalıştığını ve bu sonun nasıl yaklaştığını tane tane anlattı. Birazdan Ayşe Hanım konuşacak. Muhakkak o da çok kritik şeyler söyleyecek. Artık bu salonda mızrak çuvala sığmıyor. Ezberletilmiş ifadeler daha önceki ilk ifadelerini hatırlamayan hepsini geri alan suçu üstüne alan ve meseleyi adi cinayet olarak göstermeye çalışanların neye çabaladıkları kimleri korudukları ve bu siyasi cinayetin nasıl bir basit bir cinayete dönüştürülmeye çalışıldığını hep birlikte görüyoruz. Duruşmayı izleyen kim varsa aynı çıkarımda bulunuyor."

AYŞE ATEŞ'TEN SERT ÇIKIŞ

Duruşmanın 4'üncü gününde ifade verecek olan Ayşe Ateş, öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda sert söylemlerde bulundu. 

Konuşmasında Ayşe Ateş, tetikçi Eray Özyağcı'nın "Ben ayağına sıktım, Sinan Ateş'i arkadaşları vurdu" iddiasını yalanlayarak şu ifadelere yer verdi: 

"Vicdanı bir kenara bırakıyorum. Göz ve akıl sahibi herkesin izlediğinde Sinan'ı kimin nasıl öldürdüğünü gördüğü kamera kaydı mevcutken biz bu zırvaları dinleyip durduk. Kiralık katil, arabanın arkasından çıkıyor. Silahını Sinan'ın vücuduna doğrultup ateş ediyor. Sinan ne ayağından vurulan bir insanın refleksini veriyor ne de başka bir hamlede bulunabiliyor. Sadece bilinçsizce yere düşüyor. O düşerken kiralık katil Selman'ı da vuruyor."

"CANSIZ BEDENİYLE KARŞILAŞIP DİZLERİNİN ÜSTÜNE ÇÖKÜYOR"

Yaşananların ardından Selman Bozkurt'un can havliyle kaçtığını aktaran Ateş, şu sözleri sarf ediyor:

"Kaçarken elinde ne silah var ne de başka bir şey. Kiralık katil devam ediyor. Öne doğru bir adım atıp düşmekte olan Sinan'a tekrar ateş ediyor. İlk ifadelerinde de beyan ettiği gibi: Sinan'ı etkisiz hâle getirip kaçırıyor. Selman geri döndüğünde Sinan'ın cansız bedeniyle karşılaşıp dizlerinin üstüne yıkılıyor."

"KONUŞSAM DA KONUŞMASAM DA BENİ ÖLDÜRECEĞİNE İKNA OLDUM"

Ateş, sözlerine şöyle devam etti:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından iki işçiyle ilgili "mobbing" iddialarına ilişkin açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından iki işçiyle ilgili "mobbing" iddialarına ilişkin açıklama

"Bugünkü duruşmada vereceğim ifadede sanıkların yaptığı gibi katillerden karton kahraman çıkarma hikâyelerini değil, Sinan hayattayken yaşadıklarını, Sinan'ın bana anlattıklarını, canilerin bize yaşattıklarını anlatacağım. Hem de hiçbir ismi pas geçmeden. Tıpkı ilk gün hastanede savcıya verdiğim ifadede yaptığım gibi.

O günden sonra yakın arkadaşlarım bana 'Ayşe, bu isimleri söyleme. Seni de yaşatmazlar. Sen, Sinan'ın sana söylediği alt kademedeki isimleri ver. Diğerlerini devlet ortaya çıkarır' dediler.

Bugün ölümü göze almadım. Burada, sosyal medyada ve TV ekranlarında ortaya konulan tabloyu gördükten sonra yargıda, emniyette, medyada, sosyal medyada, yer altı dünyasında bu kadar güce sahip bu karanlığın konuşsam da konuşmasam da beni öldüreceğine ikna oldum. Bu yüzden bildiğim hiçbir şeyin sır kalmasını istemiyorum."

FETÖ İDDİALARINI YANITLADI

Cİnayette FETÖ'nün parmağının olmasına yönelik iddialara Ateş, "Müdafiler duruşmada bu siyasi cinayetin Pensilvanya'da kurgulandığını, senaryosunu da Mustafa Özcan isimli şahsın yazdığını iddia ettiler. İddiaya göre ben de onlara hizmet ediyormuşum. Bu; MHP ve Ülkü Ocaklarına karşı yapılan bir kumpas girişimiymiş. Böyle arsızlık, böyle kurnazlık tarih boyunca görülmemiştir. Sinan Ateş'e ölmeden önce Ülkü Ocakları ve MHP yöneticileri tarafından sosyal medya üzerinden yöneltilen tehditler, edilen hakaretler, atılan iftiralar orada dururken Arkadaşları aynı odaklar tarafından saldırılara maruz kalmışken deliller de aynı merkezi işaret ederken kocamın katilini nerede arasaydım?" sözleri ile açıklık getirdi. 

Ayşe Ateş, açıklamasının devamında ise şu sözleri sarf etti:

"Sinan'ı CHP'liler mi tehdit etti, arkadaşlarına DEVA Partililer mi saldırdı, dostlarına İYİ Partililer mi elçi gönderdi, ofisinin önüne Zafer Partililer mi bir araba adam yolladı? Şimdi müdafiler diyorlar ki senaryoyu Mustafa Özcan yazıyor. Yok Pensilvanya, yok bilmem ne! Bu ne cüret, bu ne aymazlık, bu ne kurnazlık? Hiç heveslenmesinler, hiç sevinmesinler. Cambaza bakmayacağımızı, katillerden gözümüzü ayırmayacağımızı da bilsinler. Buradan bütün siyasetçilere, sanatçılara, iş insanlarına, esnaflara, emeklilere, ev hanımlarına; bu aziz milletin her bir ferdine seslenmek istiyorum: Gözünüzü bu davadan ayırmayın."

"SAYIN BAŞKAN, BUNLARIN DURUŞMAYLA İLGİSİ YOK DERSE..."

"Çünkü Türkiye'nin göbeğinde güpegündüz işlenen bu siyasi cinayetin üzeri örtülür, bu dosya karartılırsa namlunun size, bir yakınınıza, çocuğunuza dönmemesi için ortada bir sebep kalmaz. Unutulmamalıdır ki hesap sorulmayan her cürüm yeni zulümlere davetiye çıkarır. Cezasız kalan her suç, failini azgınlaştırır. Son olarak şunu da ifade etmek istiyorum: Eğer bugün Sayın Başkan, ifademi böler, bunların duruşmayla ilgisi yok derse ifademi siz değerli basın mensupları önünde aziz milletimize seslenerek vereceğim."

Kaynak: T24