reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2822 %0.21
50,1729 %-0.16
6.378,89 % -0,24
4.112.675 %-0.74
İşçi Haber Politika Krizlerle şekillenen ortaklık: Dünden bugüne Türkiye-ABD ilişkileri

Krizlerle şekillenen ortaklık: Dünden bugüne Türkiye-ABD ilişkileri

Türkiye-ABD ilişkileri, 70 yılı aşkın süredir stratejik ortaklık ve derin krizlerin iç içe geçtiği inişli çıkışlı bir yolculuk oldu. Kıbrıs’tan Suriye’ye, 1 Mart tezkeresinden S-400 krizine kadar her dönüm noktası, Ankara-Washington hattını yeniden şekillendirdi. Peki, bu uzun ve çalkantılı süreçte Türkiye’nin ABD politikası nasıl evrildi? İşte dünden bugüne Türkiye-ABD ilişkileri...

Okunma Süresi: 7 dk

DOSYA HABER- DİLARA ADAK

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler, 70 yılı aşkın süredir dünya siyasetinin en dikkat çekici diplomatik dosyalarından biri oldu. Soğuk Savaş yıllarında kurulan stratejik ittifak, kimi zaman ortak çıkarlara dayalı yakın iş birliklerine sahne olurken, kimi zaman da derin krizlerle sınandı. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargo, 1 Mart tezkeresi, Suriye iç savaşı, 15 Temmuz darbe girişimi, S-400 gerilimi ve F-35 programından çıkarılma… Ankara-Washington hattında yaşanan her dönüm noktası, iki ülke ilişkilerini yeniden şekillendirdi. Bugün gelinen noktada Türkiye-ABD ilişkileri, sadece iki ülkenin değil, aynı zamanda NATO’nun geleceği ve küresel dengelerin seyrini de doğrudan etkiliyor. Peki, dünden bugüne bu zorlu yolculuk nasıl gelişti, hangi krizlerle sarsıldı ve hangi ortaklıklarla güçlendi? Dünden bugüne Türkiye-ABD ilişkilerindeki mihenk taşlarına yakından bakalım.

Soğuk Savaşın Gölgesinde: Küba Füze Krizi

Türkiye’nin 1952’de NATO’ya katılması, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrinde kritik bir dönüm noktası oldu. Bu süreçte ABD, Türkiye’ye ekonomik ve askeri yardımlar sağladı. 1960’larda Küba Füze Krizi sırasında Türkiye’deki Jüpiter füzelerinin geri çekilmesi, ilişkilerde ilk büyük kırılmalardan birini yarattı.

Ekim 1962’de patlayan Küba Füze Krizi, ABD ve Sovyetler Birliği’ni nükleer savaşın eşiğine getirdi. Küba üzerinde uçan U2 uçaklarının nükleer başlıklı füzeleri tespit etmesi sonrası, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy Sovyetler’e uyarıda bulundu. Taraflar karşılıklı restleşmeyi sürdürse de diplomatik pazarlıklar Türkiye’yi de kriz masasına taşıdı. Sovyetler, Küba’dan nükleer silahlarını çekeceğini, ancak öncesinde ABD’nin Türkiye ve İtalya’daki nükleer başlıklarını geri çekmesini şart koştu.

ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, 5 Haziran 1964’te dönemin başbakanı İsmet İnönü’ye gönderdiği mektupta Türkiye’nin Kıbrıs’a askeri harekât düzenleme olasılığından duyduğu endişeyi dile getirdi. Johnson, tam istişare olmadan hareket edilmesi durumunda NATO Konseyi ve BM Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplanacağını belirtti. İnönü’nün yanıtı ise “Yeni bir dünya kurulur. Türkiye de o dünyada yerini alır.” oldu.

Hürriyet gazetesi

Haşhaş Ekimi ve ABD ile Gerginlik

1974’te Bülent Ecevit’in haşhaş ekimini yeniden başlatması, ABD ile ilişkilerde gerilime yol açtı. O dönemde Amerika’da uyuşturucu tüketiminin artışı, Türkiye’nin bazı uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalması, Washington’da tepki yarattı. 1971’de haşhaş ekimi tamamen yasaklanmışken, üç yıl sonra aksi bir karar alınması ABD ile diplomatik ilişkilere gerginlik getirdi.

Bülent Ecevit

İncirlik Üssü ve Silah Ambargosu

Adana’daki İncirlik Üssü, Soğuk Savaş’ta ABD’nin Sovyetler’e karşı kilit operasyon merkezi olarak öne çıktı. ABD, 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrası Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı. Türkiye ise İncirlik ve diğer ABD üslerinin kullanımını askıya alarak kontrolü Türk Silahlı Kuvvetleri’ne devretti. Ecevit, 2002 yılında yaptığı açıklamada, “Yasaklayıcı tutumlarına karşın haşhaş üretimini belli kurallar içinde serbest bırakışımız ABD’de tepki uyandırdı. Kongre’nin ambargosu aslında Kıbrıs değil, haşhaşla ilgiliydi. Sonra Kıbrıs’a yamandı” ifadelerini kullandı. Ambargo Eylül 1978’de kaldırıldı ve İncirlik Üssü eski faaliyetlerini sürdürdü.

1 Mart Tezkeresi ve Irak Krizi

ABD’nin Irak işgali öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 1 Mart Tezkeresi, TBMM’den geçmedi. Bu durum, Türkiye–ABD ilişkilerinde en çok iz bırakan krizlerden biri oldu. O dönemde İskenderun’a konuşlandırılması planlanan askerler, araçlar ve gemiler için yaklaşık 200 milyon dolar ayrılmıştı. Uzmanlar, tezkerenin geçmemesinin ABD ordusu ve Kongresi üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını vurguluyor.

4 Temmuz 2003’te Irak’ın Süleymaniye kentinde ABD askerleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı Türk subayların bulunduğu karargâha baskın düzenledi. Türk askerler başlarına çuval geçirilerek gözaltına alındı ve Bağdat’a götürüldü. Bu olay, Ankara–Washington hattında ciddi diplomatik gerilime yol açtı.

2010’lar: fetö ve Suriye Krizi 

Arap Baharı ile başlayan süreçte özellikle Suriye iç savaşında ABD ile Türkiye’nin farklı tutumları ilişkileri gerilimli hale getirdi. ABD’nin PYD/YPG’ye verdiği destek, Ankara tarafından ulusal güvenliğe tehdit olarak değerlendirildi. 

2016’daki darbe girişimi sonrası Türkiye, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in iadesini talep etti. Ancak Washington’un bu konuda somut adım atmaması, iki ülke arasında ciddi bir güven bunalımına yol açtı. Ankara, darbe girişiminde ABD’nin rolüne dair soru işaretleri bulunduğunu sık sık gündeme getirdi.

Vize Krizi ve F-35 Gerilimi

8 Ekim 2017’de ABD, Türkiye’deki konsolosluk çalışanı Metin Topuz’un tutuklanması sonrası Türkiye’den yapılan vize başvurularını askıya aldı. Türkiye de karşılık olarak ABD vize başvurularını durdurdu. Dışişleri Bakanlığı, Topuz’un diplomatik listede yer almadığını açıkladı. Vize krizi, iki ülke arasındaki kapsamlı diplomatik yaptırımlar olarak kayda geçti. 28 Aralık 2017’de her iki taraf da vize kısıtlamalarını kaldırdı.

Washington, Türkiye’de ev hapsinde bulunan ABD vatandaşı Pastör Andrew Brunson’ın serbest bırakılmaması gerekçesiyle İçişleri ve Adalet Bakanlarına yaptırım uygulama kararı aldı. ABD Kongresi’nin Türkiye’ye F-35 satışını geçici olarak durdurması da eklenince, Ankara’nın İncirlik Üssü kullanımını sınırlayabileceği tartışmaları gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003’te başbakan, 2014’te cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkileri yeni bir döneme girdi. Bu süreçte Washington ile Ankara arasındaki ilişkiler, hem stratejik iş birlikleri hem de derin krizlerle şekillendi.

Erdoğan’ın iktidarının ilk yıllarında, ABD’nin Irak işgali iki ülke arasındaki en büyük sınavlardan birini oluşturdu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Mart 2003 tezkeresini reddetmesi, ABD’nin Türkiye üzerinden Irak’a asker sevk etmesini engelledi. Bu durum, iki ülkenin ilişkisinde güven sorunu yarattı.

2009 yılında ABD Başkanı Barack Obama, Türkiye’yi ziyaretinde iki ülke arasındaki bağları “model ortaklık” olarak tanımladı. Ancak 2011’de başlayan Suriye iç savaşı bu yakınlaşmayı kısa sürede gölgeledi. ABD’nin PYD/YPG’ye verdiği destek, Türkiye’nin güvenlik politikalarıyla çelişti ve ilişkilerde yeni bir gerilimin kapısını araladı.

ABD’nin Irak’taki politikaları, Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla çelişti ve bu durum ilişkilerde soğuk rüzgarların esmesine neden oldu.

S-400 Krizi, Bıden ve trump Dönemi

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması, ABD ile ilişkilerde yeni bir dönüm noktası oldu. Bu kararın ardından ABD, Türkiye’yi F-35 programından çıkardı ve CAATSA yaptırımlarını devreye soktu. Enerji, savunma sanayii ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de iki ülkenin diplomatik ajandasında önemli yer tuttu.

Joe Biden yönetiminde Türkiye-ABD ilişkileri daha mesafeli bir çerçeveye oturdu. Biden yönetimi, Türkiye’ye yönelik açıklamalarında demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti vurgularını öne çıkardı. Aynı zamanda Ankara’nın NATO’daki rolü Ukrayna savaşıyla birlikte yeniden önem kazandı. Tahıl koridoru anlaşması gibi adımlar, Türkiye’nin Washington nezdinde stratejik değerini artırdı.

Donald Trump döneminde Erdoğan ile Trump arasında zaman zaman doğrudan ve kişisel bir diplomasi trafiği kuruldu. Ancak ABD’nin YPG ile iş birliğini sürdürmesi ve Türkiye’ye yönelik yaptırımlar, ilişkilerdeki sorunları tam anlamıyla çözmedi.

Trump, Erdoğan'ın yanında ilan etti: Gazze'deki savaşı bitireceğiz

gözler Erdoğan–Trump zirvesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da bir araya gelecek. Bu görüşme, iki liderin 2019'daki son yüz yüze görüşmelerinin ardından ilk kez gerçekleştirecekleri doğrudan diplomatik temas olacak. 

Trump ayrıca, Müslüman liderlerle düzenlenen “Gazze Zirvesi”nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yan yana oturdu. Zirvede Trump, “Gazze’deki çatışmayı sonlandıracağız. Saygı duyduğum liderlerle birlikte, Ortadoğu’da normal hayata dönmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Erdoğan ise toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Çok verimli ve olumlu bir toplantıyı tamamladık” dedi.

Zirve boyunca iki lider, hem Gazze’deki çatışmaların sona erdirilmesi hem de Ortadoğu’da normal hayata dönüşün hızlandırılması için fikir alışverişinde bulundu. Bu samimi ton, Erdoğan–Trump hattındaki diplomatik yakınlığın ve iki liderin kişisel ilişkilerinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Genel anlamda Türkiye-ABD ilişkileri, tarih boyunca hem iş birliği hem de krizlerle örülü bir seyir izledi. Bugün gelinen noktada iki ülke arasındaki stratejik ortaklık, karşılıklı çıkarların korunmasıyla yeniden tanımlanıyor. Önümüzdeki dönemde ilişkilerin seyrini, güven tazeleme adımları ve bölgesel gelişmeler belirleyecek.

Kaynak: BBC News, Reuters, Hürriyet