"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3414 %0.13
55,2178 %-0.16
6.621,55 %-0.35
4.109.160 %0.63
İşçi Haber Politika Türkistan Coğrafyasında C6 Dönemi ve Türkiye-Azerbaycan İttifakı

Türkistan Coğrafyasında C6 Dönemi ve Türkiye-Azerbaycan İttifakı

Azerbaycan'ın Orta Asya Devlet Başkanları Zirvesi'ne tam üye olarak katılmasıyla Türkistan eksenli 'C6' formatı hayata geçti. Bu tarihi adım, Türkiye'nin bölgedeki stratejik gücünü pekiştiriyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Türkistan Ekseninde Yeni Bir Jeopolitik Dönem: C6 İttifakı

Küresel jeopolitiğin fay hatları yerinden oynarken Türk dünyası sessiz ama derinden, asırlık hasretleri kıtasal bir güce dönüştürecek tarihi adımlar atıyor. Bunun en taze ve en somut örneğine geçtiğimiz günlerde Türkmenistan'ın Türkmenbaşı kentinde, Avaza'nın mavi sularının kıyısında şahitlik ettik. Azerbaycan ve Orta Asya Devlet Başkanları 8. İstişare Toplantısı, sadece liderlerin bir araya geldiği diplomatik bir rutin değil, Hazar'ın iki yakasını kurumsal olarak mühürleyen jeopolitik bir devrimdir.

Bu zirveyle birlikte coğrafyayı tarihi bağlarından ve ruhundan koparan 'Orta Asya' terminolojisi artık resmiyette de tarihe karışmıştır. Atılan imzalarla Azerbaycan bu yapıya kalıcı olarak dahil oldu ve coğrafyanın asıl adı olan Türkistan ekseninde kalıcı bir 'C6' (Türkistan Altılısı) formatı doğdu. 2027 yılında bu büyük bölgesel mekanizmanın dönem başkanlığını Azerbaycan'ın devralacak olması da Kafkasya ve Türkistan entegrasyonunun artık geri dönülemez bir yola girdiğinin en net ilanıdır.

Türkiye'nin Jeopolitik Avantajı ve Şuşa Beyannamesi

Azerbaycan'ın bu ittifaka tam üye olarak katılımı, hiç şüphesiz en büyük jeopolitik avantajı Türkiye'ye sunuyor. Zira Türkiye, Azerbaycan ile imzaladığı tarihi Şuşa Beyannamesi sayesinde Bakü ile 'müttefiklik' ilişkisini en üst askeri ve diplomatik düzeyde tescil etti. Dolayısıyla Azerbaycan'ın Türkistan ittifakının kalıcı bir parçası haline gelmesi, Türkiye'nin de dolaylı ama son derece güçlü bir şekilde Türkistan ülkeleri ittifakının bir parçası haline gelmesi demektir.

Ankara, Şuşa üzerinden Hazar'ın doğusundaki bu yeni 'C6' mimarisine doğrudan eklemlenmiştir. Bu durum, Türkiye'nin Türk dünyasındaki merkezi rolünü pekiştirirken Türkistan üzerindeki diplomatik, askeri ve ekonomik nüfuz alanını da geometrik olarak katlamaktadır.

Orta Koridor ve Dijital İpek Yolu

Ukrayna-Rusya Savaşı sonrasında küresel ticaret haritası yeniden çizildi. Kuzey Koridoru'nun güvenliğini kaybetmesi, Batı dünyasının gözünü Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'a (Trans-Hazar uluslararası taşımacılık güzergahı) çevirdi. İşte Türkmenbaşı Zirvesi, bu devasa hattın üzerindeki yapay sınırları, gümrük duvarlarını ve bürokratik engelleri kaldıran iradeyi ortaya koydu.

Burada sadece demir yolları ve limanlar senkronize edilmiyor; Hazar'ın altından geçen fiber optik altyapı projeleriyle 'Dijital İpek Yolu' inşa ediliyor. Kars-Tiflis-Bakü hattıyla birleşen bu mega lojistik ağ, artık doğu ile batı arasındaki en güvenli, en hızlı ve en sürdürülebilir can damarıdır.

Küresel Ekonomide Yeni Bir Aktör

Ekonomik boyutta ise zirve, sadece ham madde satan ülkeler topluluğu olmadığımızı dünyaya haykırmıştır. Bölge liderlerinin üzerinde mutabık kaldığı 'Altı ekonomi, tek ürün' vizyonu; sınır ötesi endüstri parklarının, ortak yatırım fonlarının ve küresel pazarda rekabet edecek ortak üretim zincirlerinin habercisidir. Türk dünyası, küresel ekonomide artık sadece kaynak sağlayan bir pazar değil; kendi kuralını koyan, kendi katma değerini üreten küresel bir aktör olma iddiasındadır.

Tarihi Bir Vuslatın Meyvesi

Tarih, birbirinden koparılmaya çalışılan milletlerin hafızasını asla silemez. Bugün Türkmenbaşı'nda vücut bulan 'C6' ruhu, 1921'de Ankara Cebeci'de çakan o ilk kıvılcımın, 1992'den bu yana Nahçıvan'da yükselen o inancın asırlık meyvesidir. Kars'tan Nahçıvan'a açılan o küçük kapı, bugün Şuşa Beyannamesi'nin ittifak ruhuyla Hazar'ı aşarak Türkistan coğrafyasının derinliklerine uzanan devasa bir kıtasal kapıya dönüşmüştür.

Cumhuriyet'imizin yeni yaşını kutlamaya hazırlandığımız bu anlamlı ayda Türkmenbaşı'ndan yükselen bu güçlü ses bize tek bir şeyi müjdeliyor: 21. yüzyıl sadece lafta değil; jeopolitikte, lojistikte ve ekonomide resmen Türk asrı olmaktadır. Kardeşlik köprülerimiz artık sadece nehirlerin değil, denizlerin ve kıtaların da üzerinden geçiyor.

(Kaynak: Anadolu Ajansı)