reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,3036 %0.06
50,8536 %0.18
6.779,90 % 2,44
3.851.686 %-2.173
İşçi Haber Sağlık Genç ölümlerde şaşırtan gerçek: Yüzde 90'ı genetik!

Genç ölümlerde şaşırtan gerçek: Yüzde 90'ı genetik!

Genç yaşta hayatını kaybeden insanların ölüm nedenlerinin sanılanın aksine genetik olduğu ortaya çıktı.

Okunma Süresi: 2 dk

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, genç yaşta görülen ani ölümlerin büyük bölümünün kalp kriziyle değil, genetik temelli hastalıklarla ilişkili olduğunu belirtti.

KALP KRİZİ DEĞİL, GENETİK

Son yıllarda genç bireylerde artış gösteren ani ölüm vakalarına dikkat çeken Prof. Dr. Pekdemir, toplumda bu ölümlerin sıklıkla kalp krizi olarak tanımlandığını ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.

15-20 yaş altındaki ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ının genetik nedenlerden kaynaklandığını vurgulayan Pekdemir, kalp damarlarında kireçlenme olarak bilinen koroner arter bilinen adıyla damar kireçlenmesi hastalığının genellikle ileri yaşlarda ortaya çıktığını söyledi.

Aile Geçmişi Olanlar Kontrolden Geçmeli

Genç yaşta yaşanan ani ölümlerin, yetişkinlerde görülen damar tıkanıklıklarıyla bağlantılı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Pekdemir, bu risklerin önceden tespit edilebileceğini söyledi. Ailesinde 40-45 yaş altında ani ölüm öyküsü bulunan gençlere uyarılarda bulunan Pekdemir, şunları kaydetti:

“Yoğun spor ya da profesyonel atletik faaliyetlere başlamadan önce mutlaka kardiyolojik tarama yapılmalı. Basit bir EKG, fizik muayene ve ekokardiyografi ile ciddi riskler büyük ölçüde saptanabilir. Erken tanı sayesinde genetik hastalıklar kontrol altına alınabilir ve gerekli önlemler zamanında alınabilir.”

Kaynak: Haber.com