"Haberin İşçisi"
İstanbul
Kapalı
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3693 %0.13
55,3031 %0.43
6.647,74 %0.52
4.104.167 %0.73
İşçi Haber Sağlık Göz Çizdirme Kavramı Neden Yanıltıcı Olabilir? SMILE Pro Laser ile Gerçekler Neler?

Göz Çizdirme Kavramı Neden Yanıltıcı Olabilir? SMILE Pro Laser ile Gerçekler Neler?

SMILE Pro Laser uygulaması, göz lazer tedavileri hakkında yanlış bilinenleri aydınlatıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Göz sağlığı alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşanmakta olup, bu gelişmelerden biri de SMILE Pro Laser teknolojisidir. Veni Vidi Göz Hastanesi Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, SMILE Pro Laser uygulamasının, halk arasında yaygın olarak bilinen 'göz çizdirme' işlemi ile düşündüğümüzden çok daha farklı olduğunu ifade etmektedir. Bu durum, hastaların aklındaki en yaygın sorulardan birinin, 'Gözümü çizdirmek istiyorum ama gözüme tam olarak ne yapılacak?' şeklinde olduğunu göstermektedir.

Yıllardır kullanılan 'göz çizdirme' ifadesi, göz lazer tedavileriyle ilgili basitleştirilmiş bir algı yaratmakta ve bu da hastaların yanlış bilgilendirilmesine yol açabilmektedir. Günümüzde göz lazerinde kullanılan farklı teknolojiler arasında SMILE Pro Laser, femtosaniye lazer teknolojisi ile kornea içerisinde oluşturulan lentikülün küçük bir kesiden çıkarılması prensibine dayanmaktadır.

SMILE Pro Laser Teknolojisi Nedir?

SMILE Pro Laser, göz hastalıkları alanında devrim niteliğinde bir uygulama olarak öne çıkmaktadır. Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, bu teknoloji ile ilgili olarak, hastaların zihnindeki klasik 'göz çizdirme' algısının oldukça farklı olduğunu vurgulamaktadır. Hastalar, genellikle 'Gözüm gerçekten çizilecek mi?' gibi sorular sormakta ve bu durum, tıbbi terminolojide 'göz çizdirme' ifadesinin yer almadığını gözler önüne sermektedir.

SMILE Pro Laser uygulamasında, femtosaniye lazer teknolojisi ile korneanın içerisinde, hastanın göz ölçümlerine göre ince bir lentikül oluşturulmakta ve bu lentikül, küçük bir kesiden çıkarılmaktadır. Bu yöntem, korneanın kırma gücünde planlanan değişikliklerin gerçekleştirilmesine olanak tanımaktadır.

İşlem Sırasında Hastaların Kaygıları Neler?

Göz lazeri uygulamaları sırasında hastaların en sık dile getirdiği endişelerden biri, işlem sırasında gözün kırpılması veya istemeden hareket etme kaygısıdır. Op. Dr. Çolakoğlu, bu kaygının önemli bir kısmının hastaların işlem sırasında nelerle karşılaşacaklarını bilmemesinden kaynaklandığını belirtmektedir. SMILE Pro Laser uygulamasının lazer aşamasında, göz kontrollü bir şekilde sisteme konumlandırılmakta ve hastalar işlem öncesinde nereye bakmaları gerektiği konusunda bilgilendirilmektedir.

Hastaların süreci daha iyi anlaması, kaygılarının azalmasına ve tedavi sürecine daha bilinçli bir şekilde hazırlanmalarına yardımcı olmaktadır. Bu nedenle, işlem öncesinde hastalara detaylı bilgi verilmesi büyük önem taşımaktadır.

Hangi Hastalar SMILE Pro Laser Uygulamasına Uygun?

Gözlük veya kontakt lens kullanımını azaltmak isteyen herkesin aynı lazer yöntemine uygun olması beklenmemektedir. SMILE Pro Laser için öncelikle ayrıntılı bir göz muayenesi ve gerekli ölçümlerin yapılması gerekmektedir. Kornea yapısı, kırma kusurunun özellikleri ve genel göz sağlığı değerlendirilerek kişinin yönteme uygunluğu belirlenmektedir.

Op. Dr. Kadir Çolakoğlu, hastaların artık lazer yöntemlerinin isimlerini bilerek muayeneye gelmelerinin arttığını ifade etmekte ve hastaların 'Gözüm SMILE Pro Laser'a uygun mu?' sorusunun yanıtını öğrenmelerinin önemine dikkat çekmektedir. Bu durum, teknolojinin hastaya değil, hastanın ihtiyacına ve göz yapısına uygun olarak seçilmesi gerektiğini göstermektedir.