"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,9720 %0.05
56,1099 %0.61
6.267,73 %0.72
3.874.557 %-0.17
İşçi Haber Sağlık Halsizlik ve Kemik Ağrısı Lösemi Belirtisi Mi? Uzmanlardan Ailelere Kritik Uyarılar

Halsizlik ve Kemik Ağrısı Lösemi Belirtisi Mi? Uzmanlardan Ailelere Kritik Uyarılar

Dünya genelinde her yıl 0-19 yaş grubundaki çocuklarda kanser tanısı konuluyor. Uzmanlar, aileleri bu konuda bilgilendiriyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Dünya genelinde her yıl 0-19 yaş grubundaki yaklaşık 400 bin çocuk ve ergene kanser tanısı konulduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, çocuklarda löseminin açıklanamayan halsizlik, solukluk, kolay morarma, tekrarlayan ateş ve kemik-eklem ağrıları gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade etti.

Halsizlik ve Kemik Ağrısı Her Zaman Lösemi Anlamına Gelmez Mi?

Uzm. Dr. Özbek, her halsizlik veya kemik ağrısının lösemi anlamına gelmediğini, belirtilerin süresi ve birlikte görülme biçiminin önemli olduğunu vurguladı. Çocuklarda halsizlik, ateş ve bacak ağrısı gibi şikayetlerin çoğunlukla enfeksiyonlar, yoğun hareketlilik, uyku düzensizliği veya beslenme sorunları gibi nedenlerle ortaya çıkabileceğini belirtti. Ancak bu yakınmaların uzun sürmesi, tekrarlaması ya da başka belirtilerle birlikte görülmesi durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini söyledi.

Yorgunluk Belirtileri Ne Zaman Dikkat Çekmeli?

Uzm. Dr. Özbek, belirtilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, çocuklarda yorgunluğun sık karşılaşılan bir durum olduğunu ancak çocuğun günlük aktivitelerine katılmakta zorlanması, dinlenmesine rağmen halsizliğinin sürmesi veya belirgin solukluk gelişmesinin dikkat gerektirdiğini ifade etti. Lösemide kemik iliğindeki kan hücresi üretiminin etkilenebildiğini ve bu durumun yorgunluk, solukluk, kolay morarma, kanama ve enfeksiyonlara yatkınlık gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini açıkladı.

Kemik Ağrısı ve Kolay Morarma Ne Zaman Önem Kazanır?

Uzm. Dr. Özbek, büyüme çağındaki çocuklarda hareketli bir günün ardından bacak ağrısı yaşanmasının sık görüldüğünü, spor, düşme ve çarpmaların da benzer şikayetlere yol açabileceğini belirtti. Ancak ağrının sürekli hale gelmesi, tekrarlaması veya çocuğun günlük yaşamını etkilemesi durumunda nedeninin araştırılması gerektiğini vurguladı. Özellikle kemik-eklem ağrısına ateş, halsizlik, solukluk veya açıklanamayan morluklar eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Tanı İçin Hangi Adımlar Atılmalı?

Uzm. Dr. Özbek, lösemi şüphesi oluştuğunda hekimin ilk değerlendirmesinde çocuğun şikayetleri ve fizik muayene bulgularının dikkate alındığını belirtti. Gerekli görüldüğünde tam kan sayımı gibi testlerin istenebileceğini ve sonuçlara göre ileri incelemelerin planlanabileceğini aktardı. Tanının belirtilere bakılarak tek başına konulamayacağını, çocuklarda bu tür belirtiler fark edildiğinde paniğe kapılmak yerine sağlık uzmanına başvurmanın ve şikayetlerin seyrini takip etmenin önem taşıdığını ifade etti.

Uzm. Dr. Özbek, belirtisi göstermeyen tüm çocuklara lösemi için rutin kan testi yapılmasının genel olarak önerilmediğini, esas olanın devam eden veya olağan dışı bulguların zamanında değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Çocuğun genel durumunda belirgin bozulma, durdurulamayan kanama veya ciddi nefes darlığı olması halinde acil tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguladı. Her belirtiyi ciddi bir hastalıkla ilişkilendirmeden, çocuğun olağan durumundan farklılaşan ve devam eden değişiklikleri göz ardı etmemek gerektiğini ifade etti.