Hipofiz tümörleri, beynin tabanındaki hormon üreten hipofiz bezinde gelişen oluşumlardır. Çoğu hipofiz tümörü kanserli değildir; ancak hormon dengesini bozma ve görme yetisini etkileyebilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle tedavi kararı, tümörün boyutuna, hormon üretimine ve çevre dokulara yaptığı baskıya göre verilmektedir.
Hipofiz Tümörlerinin Özellikleri Nelerdir?
Hipofiz tümörleri genellikle iyi huylu olarak kabul edilir, ancak bu durumun sağlık sorunları yaratmayacağı anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Hormon dengesizlikleri ve çevre yapılara baskı, tedavi gerektiren durumlar arasında yer alabilir. Çapı 1 santimetreden küçük olan tümörler mikroadenom, 1 santimetre ve üzerindekiler ise makroadenom olarak adlandırılmaktadır.
Bu sınıflandırma, tümörün boyutunu ifade ederken, tek başına kanser göstergesi olarak değerlendirilmez. Belirtiler, hormon etkisine ve çevre dokulara yaptığı baskıya bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Örneğin, baş ağrısı ve yan görmede azalma, çevre yapılara baskı ile ilişkili olabilir.
Hipofiz Tümörlerinin Belirtileri Nelerdir?
Hipofiz tümörlerinin belirtileri, tümörün türüne göre farklılık göstermektedir. Prolaktin fazlalığı, adet düzensizliği, memeden süt gelmesi, cinsel istekte azalma ve üreme sorunları gibi durumlarla kendini gösterebilir. Büyüme hormonu fazlalığı ise el ve ayaklarda büyüme, yüz hatlarında değişiklik ve aşırı terlemeye yol açabilir.
ACTH fazlalığına bağlı kortizol artışı, kilo alma, kolay morarma ve kas güçsüzlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Normal hormon üretiminin azalması ise halsizlik, üşüme ve cinsel işlev sorunlarına neden olabilir. Ancak bu yakınmaların farklı nedenleri de olabileceği için tek bir belirtiyle hipofiz tümörü tanısı konulamaz.
Tanı Süreci ve Tedavi Seçenekleri Neler?
Hipofiz tümörü tanısında MR görüntüleme, hormon testleri ve görme değerlendirmesi birlikte kullanılmaktadır. MR, tümörün yerini ve çevre yapılarla olan ilişkisini gösterirken, kan testleri hormon etkisini değerlendirir. Görme alanı testi ise görmenin etkilenip etkilenmediğini belirlemek için yapılmaktadır.
Her hipofiz tümörü ameliyat gerektirmemektedir. Belirti oluşturmayan ve hormon fazlalığı yapmayan bazı tümörlerde düzenli izleme seçeneği değerlendirilebilir. Prolaktin üreten tümörlerde genellikle ilaç tedavisi uygulanmakta, dopamin agonisti adı verilen ilaçlar prolaktin düzeyini düşürebilir ve tümörü küçültebilir. İlaçların etkisiz kaldığı veya tolere edilemediği durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir.
Ameliyat ve Radyoterapi Ne Zaman Gündeme Gelir?
Görme yollarına baskı yapan tümörlerde veya bazı hormon üreten adenomlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Uygun hastalarda tümöre burun yoluyla ulaşmak mümkün olabilmektedir. Kullanılacak yöntem, tümörün yerleşimi ve çevre dokularla olan ilişkisine göre seçilmektedir. Ameliyat sonrasında kalan veya yeniden büyüyen tümörlerde ek tedaviler, örneğin radyoterapi, değerlendirilebilir.
Ayrıca, hormon eksikliği gelişmişse hormon yerine koyma tedavisi de gerekebilir. Ani baş ağrısı ve görme kaybı durumlarında acil değerlendirme gereklidir. Nadir görülen hipofiz apopleksisi, bezdeki tümörün kanaması veya kanlanmasının bozulmasıyla ortaya çıkabilir ve bu belirtiler başka acil hastalıkların da işareti olabilir.
