İnme tedavisinde erken tanı ve hızlı müdahale, ölüm ve engellilik riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Uzmanlar, özellikle ilk 90 dakikada yapılan müdahalenin kritik önemine vurgu yapmaktadır. Ankara’da 7 inme merkezinin hizmet verdiği bilgisi, bu konuda atılan adımların büyüklüğünü göstermektedir.
Erken Tanı ve Hızlı Müdahalenin Önemi Nedir?
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) işbirliğiyle düzenlenen “Her Yönüyle İnme Sempozyumu”, “Akut Tedaviden Yaşam Boyu İzleme: Ankara İnme İzlem Süreçleri” temasıyla gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda, inmenin erken teşhisinden akut tedaviye, rehabilitasyondan hastaların yaşam boyu takibine kadar birçok konu detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
SBÜ Gülhane Külliyesi Prof. Dr. Cevdet Erdöl Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, inme vakalarında hızlı müdahalenin ölüm ve kalıcı engellilik riskini azaltmadaki rolü vurgulanmıştır. Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Eray Çınar, inme vakalarında erken tanı, doğru planlama ve hastanın uygun sağlık merkezine hızla ulaştırılmasının hayati önem taşıdığını belirtmiştir.
İlk 90 Dakika İçinde Yapılan Müdahalelerin Sonuçları Nasıldır?
Çınar, 2019 yılında hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde inme vakalarının erken tanınması ve doğru yönlendirilmesine yönelik bir proje başlattıklarını hatırlatarak, sağlık personeline bu konuda eğitimler verildiğini ifade etmiştir. Ayrıca, Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, inmenin hem Türkiye’de hem de dünyada ölüm ve engelliliğin önde gelen nedenleri arasında yer aldığını belirtmiştir.
Kurtcebe, hastalığın yalnızca hastaları değil, ailelerini ve sağlık sistemini de etkilediğine dikkat çekerek, inme yönetiminin hastane öncesinden rehabilitasyona kadar kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurgulamıştır. İlk 90 dakika içerisinde müdahale edilerek uygun tedavinin uygulanmasının sonuçlar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekmiştir.
Ankara’da İnme Merkezlerinin Rolü Nedir?
Kurtcebe, “İlk 90 dakika içinde müdahale edilip uygun tedavi gerçekleştirilen inmelerde hem ölüm hem de engellilik oranları çok daha az seviyede. Bu süre üç, dört, altı saate çıktığında engellilik ve ölüm oranları da ne yazık ki artmakta.” ifadelerini kullanmıştır. Ankara’da 7 inme merkezi hizmet vermekte olup, inme tedavisinin yalnızca hastanede gerçekleştirilen müdahaleden ibaret olmadığı belirtilmiştir.
Hastanın sağlık kuruluşuna ulaştırılmasından tedavi sonrası toplumsal yaşama yeniden katılmasına kadar tüm aşamaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sağlık Bakanlığının 2018 yılında yayımladığı yönetmeliğin ardından Ankara’da inme hizmetlerinin geliştirilmesi için çalışmaların hızlandırıldığı aktarılmıştır.
SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, inme hastalarının acil sağlık hizmetlerinden nörolojiye, beyin cerrahisinden fizik tedavi ve rehabilitasyona kadar uzanan kapsamlı bir bakım sürecine ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Üniversitenin farklı tıp alanlarındaki akademik kadrosuyla inme hastalarının tedavisine katkı sunduğunu ifade eden Aydın, tedavi süreçlerinin doğru yönetilmesiyle ölüm oranlarının azaltılabileceğini ve hastaların bağımsız yaşamlarına dönme şanslarının artırılabileceğini vurgulamıştır.
Aydın, ilerleyen yaşın yanı sıra büyükşehir yaşamı, stres ve günlük hayatın getirdiği yüklerin inme vakaları açısından önem taşıdığını belirterek, tıbbi gelişmelerin tedavi süreçlerine etkin biçimde yansıtılmasının gerekliliğine işaret etmiştir. Sempozyumda, erken tanı, hızlı müdahale ve tedavi sonrası rehabilitasyon süreçlerinin birlikte yürütülmesinin, inmeye bağlı ölüm ve engellilik oranlarını azaltmada belirleyici olduğu mesajı öne çıkmıştır.
