"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0407 %0.04
55,5314 %-0.06
6.560,06 %0.13
4.100.315 %0.59
İşçi Haber Sağlık Kahve tüketiminde saat ve miktar neden önemlidir ?

Kahve tüketiminde saat ve miktar neden önemlidir ?

Kardiyoloji ve iç hastalıkları uzmanları, kahve tüketiminde saat ve miktarın yanı sıra hazırlanma şeklinin de önemli olduğunu vurguluyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Kardiyoloji ve iç hastalıkları uzmanları, kahve tüketiminde miktar kadar saat ve hazırlanma şeklinin de önemli olduğuna dikkati çekti. Uzmanlar, kafein alımının 15.00-16.00 saatlerinde sonlandırılmasını ve şekerli, kremalı kahvelerin sınırlandırılmasını önerdi.

Kafein Alımının Zamanlaması Neden Önemli?

Uzmanlar, kahve ve çayın türü, hazırlanma şekli ve tüketildiği saatlerin de önemine dikkati çekerek, özellikle kalp hastalığı, ritim bozukluğu, hipertansiyon ve demir eksikliği bulunan kişilerin kafein alımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini belirtiyor. Günlük hayatta sıkça tüketilen kahvenin içerdiği kafeinin ölçülü alınması, fazla miktarın yol açabileceği çarpıntı, uyku bozukluğu ve tansiyon yükselmesi gibi sorunların önlenmesi açısından önem taşıyor.

Kahveye Eklenen Maddelerin Etkileri

Kahveye eklenen şeker, krema ve tatlandırıcıların kan şekeri ve kolesterolü artırabileceğini aktaran uzmanlar, bu durumun damar sertliği ve darlığının ilerlemesine yol açabileceğini vurguluyor. Uzmanlar, kafeinin uyarıcı etkisinin uyku kalitesini de etkileyebileceğini belirterek, günün ilerleyen saatlerinde kahve tüketiminin sınırlandırılmasını, çocukların ise kafein tüketimine alıştırılmamasını öneriyor.

Kafein Tüketimi ve Kalp Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Cihangir Uyan, kafeinin ölçülü tüketilmesi halinde sağlık açısından sorun oluşturmadığını söyledi. Özellikle filtre kahve dışındaki kahve türlerinin kolesterolü yükseltebileceğini aktaran Uyan, krema, şeker ve tatlandırıcı içeren kahvelerin de kolesterol ve kan şekeri seviyelerini artırabileceğini belirtti. Uyan, kolesterol ve kan şekerinin kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri olduğunu kaydederek, fazla kafein tüketiminin çarpıntıyı tetikleyebileceğini ve özellikle kalp hastalarında çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Filtre Kahvenin Önemi

Özellikle filtresiz kahvelerin kolesterolü, katkı maddesi ve şeker içeren kahvelerin ise kan şekerini yükseltebileceğini vurgulayan Uyan, bu durumun damardaki kireçlenme ve aterosklerotik plak oluşumunu hızlandırabileceğini anlattı. Uyan, söz konusu sürecin damarlardaki darlığın ilerlemesine, göğüs ağrısı ve kalp krizi gibi sorunlara ve müdahale gerektiren kalp-damar hastalıklarına yol açabileceğini dile getirdi.

Günlük Kafein Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Prof. Dr. Uyan, hastalarına günlük bir fincan kahve içmelerini önerdiklerini belirtti. Günlük kafein tüketimi sınırının 400 miligram olduğunu ifade eden Uyan, bu miktarın aşıldığı takdirde çarpıntı gibi olumsuz etkilerin ortaya çıkabileceğini kaydetti. Kafeinin uyarıcı etkisi nedeniyle özellikle uykuyu kaçırıcı etkisi olduğunu belirten Uyan, kalp sağlığı için hastalarına günlük 6 saatlik düzenli uykuyu önerdiklerini söyledi.

Kafein Tüketiminin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Hamileler ve çocuklarda kafein tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Uyan, gebelik döneminde kafeinin çarpıntıyı tetiklemesi halinde bırakılması gerektiğini, çarpıntı ataklarının bu süreçte istenmeyen sorunlara yol açabileceğini kaydetti. Çocukların kafeine alıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Uyan, her şeyin aşırısının zarar olduğunu belirtti.

Kafein ve Demir Emilimi

Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde Uzm. Dr. Servet Emir, kafeinin özellikle uykusuzluk dönemlerinde kullanıldığını belirtti. Kafeinin yarı ömrünün yaklaşık 4-6 saat olduğunu ifade eden Emir, bu nedenle uzun süre kanımızda kalabileceğini ve temizlenmesi gerektiğini söyledi. Vücudumuzda hücrenin yenilenmesi için kaliteli uykunun olması gerektiğini belirten Emir, dolayısıyla kafein alımının saat 15.00-16.00 gibi kesilmesi gerektiğini vurguladı.

Öğütülmüş Kahve ve Karaciğer Sağlığı

Yüksek miktarda kafein alımının damar kasılmasına bağlı olarak çarpıntı ve tansiyon yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Servet Emir, bu hastaların yüksek kafeinli ürünleri kullanırken dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi. Emir, çekirdek kahveden yapılması kaydıyla günlük 2-3 fincan Türk kahvesi veya espresso karaciğer yağlanması ve fibrozisten koruyucu etkiye sahip olduğunu belirtti.

Fazla kahve tüketiminin uykusuzluğa bağlı gün içinde uyuklama ve dikkat eksikliği gibi belirtilere yol açabileceğini dile getiren Emir, çay ve kahve içerken yeterli su alınmamasının da vücudun susuz kalmasına neden olabileceğini ifade etti. Servet Emir, kaliteli ve sağlıklı koşullarda üretilmiş çekirdek kahveden hazırlanan şekersiz ve kremasız günlük 1-2 fincan kahvenin ölçülü tüketiminin, sağlıklı ve koruyucu etkisinin olacağını sözlerine ekledi.