"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1901 %0.13
54,0262 %-0.07
6.093,03 % 1,19
3.016.447 %1.997
İşçi Haber Sağlık Kalp krizi geçiren hastaların kanında mikroplastik oranı daha yüksek bulundu

Kalp krizi geçiren hastaların kanında mikroplastik oranı daha yüksek bulundu

Yeni bir araştırma, kalp krizi geçiren hastaların kanında mikroplastik oranlarının yüksek olduğunu ortaya koydu.

Okunma Süresi: 2 dk

Kalp krizi geçiren hastaların kanında mikro ve nanoplastik parçacıklarının daha yüksek oranlarda bulunduğunu gösteren yeni bir araştırma, çevresel plastik kirliliğinin kalp sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini yeniden gündeme getirdi. Bu çalışma, İtalya'da gerçekleştirildi ve European Heart Journal dergisinde yayımlandı. Araştırmada, akut kalp krizi geçiren hastalar, kronik iskemik kalp hastalığı olan bireyler ve sağlıklı koroner damar yapısına sahip kişiler karşılaştırıldı.

Yapılan incelemeler sonucunda, kalp krizi geçiren hastaların kanında mikro ve nanoplastik parçacıklarının çok daha yüksek oranlarda tespit edildiği belirlendi. Ayrıca, bu hastaların kanında yalnızca plastik parçacıkların görülme sıklığı değil, aynı zamanda farklı plastik türlerinin çeşitliliği de daha fazla bulundu. En yaygın olarak saptanan plastik türü, ambalaj ve günlük tüketim ürünlerinde sıkça kullanılan polietilen oldu.

Çevresel Maruziyetin Rolü Nedir?

Çalışmada yalnızca kalp hastalığı değil, aynı zamanda çevresel maruziyet de detaylı bir şekilde incelendi. Araştırmanın önemli mesajlarından biri, elde edilen bulguların neden-sonuç ilişkisi kurmadığıdır. Bilim insanları, mikroplastiklerin kalp krizine doğrudan yol açtığını göstermediğini, yalnızca bu iki durum arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ifade etmektedir.

Bu bağlamda, mikroplastiklerin damar sertliği, iltihaplanma veya kalp krizi üzerindeki olası etkilerini netleştirmek amacıyla daha geniş kapsamlı ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Mikroplastikler, 5 milimetreden küçük parçacıklar olarak tanımlanırken, nanoplastikler çok daha küçük boyutlardaki plastik parçalarıdır. İnsanlar, bu parçacıklara gıda, içme suyu, solunan hava ve günlük yaşamda kullanılan plastik ürünler aracılığıyla maruz kalabilmektedir.

Mikroplastiklerin Sağlık Üzerindeki Etkileri Neler Olabilir?

Son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalar, mikroplastiklerin kan, beyin, plasenta ve çeşitli organlarda tespit edilebildiğini göstermektedir. Ancak, insan sağlığı üzerindeki uzun dönem etkileri hâlâ araştırma aşamasındadır. Bu nedenle, mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki potansiyel riskleri konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmalar, kalp sağlığı ile mikroplastikler arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, kalp krizi geçiren hastaların kanında mikroplastik oranlarının yüksek olması, çevresel faktörlerin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini sorgulatmaktadır. Ancak, bu bulguların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi oluşturmadığı bilim insanları tarafından vurgulanmaktadır.