Kan grubu, çoğu kişinin yalnızca kan nakli veya sağlık kontrolleri sırasında hatırladığı biyolojik özelliklerden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak, bilimsel araştırmalar, ABO kan grubu sistemi ile bazı kanser türleri arasında istatistiksel bağlantılar bulunabileceğini göstermektedir. Farklı ülkelerde ve geniş katılımcı gruplarıyla yürütülen çalışmalar, belirli kan gruplarının bazı kanser türleriyle daha sık ilişkilendirildiğine işaret etmektedir.
A kan grubu mide ve bağırsak kanseriyle ilişkili mi?
Farklı ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalarda en dikkat çekici ilişkilerden biri, mide ve kolorektal kanserlerde görülmüştür. Örneğin, Şanghay Kohort Çalışması kapsamında 18 binden fazla erkek, 25 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada A kan grubuna sahip erkeklerin, B veya 0 kan grubundakilere kıyasla mide ve kolorektal kanser açısından daha yüksek risk taşıdığı belirlenmiştir.
Tayvan'da 339 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen başka bir araştırmada da A kan grubu ile mide kanseri arasında benzer bir ilişki saptanmıştır. Bu sonuçların daha sonra Batı ülkelerinde yürütülen araştırmalarda da tekrarlandığı aktarılmaktadır.
0 kan grubunda pankreas kanseri riski neden daha düşük olabilir?
Kan grubu ile kanser arasındaki ilişki, pankreas kanserinde farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Birden fazla araştırmada 0 kan grubuna sahip kişilerin, A, B veya AB kan grubundakilere kıyasla daha düşük pankreas kanseri riski taşıdığı görülmüştür. Bu ilişkinin hem Asya hem de Batı toplumlarında yapılan çalışmalarda tekrarlanması, araştırmacıların dikkatini çekmektedir.
Bununla birlikte, söz konusu bulgular, 0 kan grubuna sahip kişilerin pankreas kanserine yakalanmayacağı anlamına gelmemektedir. Araştırmalar, bu durumun daha fazla incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Kan grupları kanser riskini nasıl etkileyebilir?
Bilim insanları, kan grupları ile kanser arasındaki ilişkinin biyolojik mekanizmasını henüz kesin olarak açıklayabilmiş değildir. Öne çıkan teorilerden biri, ABO kan grubu antijenlerinin mide ülserlerinin ve mide kanserinin gelişiminde rol oynayabilen Helicobacter pylori bakterisiyle etkileşimine dayanmaktadır. Bazı kan grubu antijenlerinin, bakterinin mide iç yüzeyine tutunmasını kolaylaştırabileceği düşünülmektedir.
Bunun yanı sıra, ABO antijenlerinin bağışıklık sistemiyle etkileşime girerek iltihaplanma süreçlerini ve vücudun tümör gelişiminin erken aşamalarına verdiği yanıtı etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Ancak bu mekanizmaların nasıl işlediğini ortaya koymak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Kan grubu kanser teşhisi anlamına gelmiyor mu?
Araştırmacılar, kan grubunun kanser riskini etkileyebilecek çok sayıda değişkenden yalnızca biri olduğunun altını çizmektedir. Sigara kullanımı, obezite, beslenme alışkanlıkları, alkol tüketimi, viral enfeksiyonlar ve aile öyküsü gibi faktörlerin kanser riski üzerindeki etkisi çok daha güçlüdür. Üstelik araştırmalarda ortaya konulan sonuçlar, toplum genelindeki istatistiksel ilişkileri göstermektedir.
Bir kişinin kan grubuna bakılarak kansere yakalanıp yakalanmayacağı veya hangi kanser türüne yakalanacağı tahmin edilememektedir. Araştırmaların önemli bir bölümünün Asya toplumlarında gerçekleştirilmiş olması da sonuçların farklı nüfus gruplarında ne ölçüde geçerli olduğuna ilişkin soruları beraberinde getirmektedir. Mevcut kanser tarama kılavuzlarında da kan grubu, tarama kararlarını belirleyen bir ölçüt olarak kullanılmamaktadır. Bu nedenle, kan grubuna bakarak kanser taramalarını ertelemek veya gerekli kontrollerden vazgeçmek doğru bulunmamaktadır.
