"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı az bulutlu
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,3794 %0.14
53,9466 %-0.09
6.168,06 % 0,22
3.028.386 %-2.537
İşçi Haber Sağlık Karaciğeri koruyan ve yoran alışkanlıklar nelerdir?

Karaciğeri koruyan ve yoran alışkanlıklar nelerdir?

Karaciğer hastalıkları dünya genelinde artış gösteriyor. Beslenme ve yaşam tarzı bu durumu etkiliyor.

Okunma Süresi: 4 dk

Karaciğer hastalıkları dünya genelinde artış göstermektedir. Beslenme düzeni, egzersiz alışkanlıkları ve mevcut sağlık sorunları, bu hastalıkların riskini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Karaciğer, vücudun en önemli organlarından biridir; kanı süzmekte, kan şekerini dengede tutmakta, enerji depolamakta ve sindirim süreçlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Ancak kötü beslenme, hareketsizlik ve bazı sağlık sorunları, karaciğer yağlanması ve karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıkların tetikleyicisi olabilmektedir. Bu iki hastalığın da dünya genelinde artış göstermesi dikkat çekmektedir.

İyi haber ise, karaciğer hastalıklarının çoğunun diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebileceği ve bazı durumlarda iyileştirilebileceğidir. Uzmanlar, karaciğeri korumanın yollarını araştırmakta ve zararlı alışkanlıkların etkilerini vurgulamaktadır. Düzenli alkol tüketiminin, metabolik bozukluklarla birleştiğinde karaciğerde yağlanmaya yol açabileceği belirtilmektedir. Georgetown Üniversitesi’nden karaciğer hastalıkları uzmanı Zoubair Younossi, bu durumun iltihaplanma, doku sertleşmesi ve siroza kadar ilerleyebileceğini ifade etmektedir.

Alkol Tüketiminin Karaciğere Etkileri Nedir?

Tip 2 diyabet, yüksek tansiyon veya karın bölgesinde yağlanma gibi sağlık sorunları olan bireylerde, az miktarda alkolün bile karaciğere zarar verebileceği ifade edilmektedir. Özellikle tek oturuşta beş veya daha fazla içki tüketmek, aşırı içki tüketimi olarak tanımlanmakta ve bu durumun riskleri oldukça yüksektir. İleri düzey karaciğer hastalığı olan bireylerin alkolü tamamen bırakması önerilmektedir. Chicago Üniversitesi’nden Mary Rinella, hafif veya hiç hastalığı olmayan bireyler için günde bir kadeh alkolün makul bir sınır olabileceğini, ancak ideal olanın hiç içmemek olduğunu vurgulamaktadır.

Karaciğerde yağ üretiminin ana kaynağı şeker olduğu bilinmektedir. Ancak aşırı şeker tüketimi, karaciğer hücrelerinin baskılanmasına ve sistemin tıkanmasına yol açabilmektedir. Aşırı şeker tüketiminin insülin direncini artırdığı ve bu durumun yağ birikimini hızlandırdığı gözlemlenmiştir. Haifa Üniversitesi’nden diyetisyen Shira Zelber-Sagi, özellikle şekerli içeceklerle metabolik kaynaklı karaciğer yağlanması arasındaki ilişkiyi destekleyen birçok kanıt bulunduğunu belirtmektedir. Hazır gıdalarda ve gazlı içeceklerde sıkça rastlanan yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi ilave şekerlerin karaciğere zarar verdiği ifade edilmektedir.

Şeker Tüketimi ve Karaciğer Sağlığı

Uzmanlar, günlük ilave şeker alımını kadınlar için 25 gram, erkekler için ise 36 gramla sınırlamayı önermektedir. Zelber-Sagi, hastalarına nadiren bir dilim pasta yiyebileceklerini belirtirken, şekerli içeceklerden kesinlikle uzak durmaları gerektiğini vurgulamaktadır. Virginia Commonwealth Üniversitesi’nden diyetisyen Dawn Anderson, hastalarının sık sık karaciğer detoksu ve temizleyici kürler hakkında danıştığını ifade etmektedir. Ancak uzmanlar, bu tür ürünlerin karaciğere faydası olduğuna dair pek az kanıt bulunduğunu belirtmektedir. Anderson, karaciğerin vücudun doğal detoks sistemi olduğunu ve ek bir temizliğe ihtiyaç duymadığını dile getirmektedir.

Kilo vermek, karaciğerdeki yağlanmayı, iltihabı ve doku sertleşmesini azaltabilmektedir. Vücut ağırlığının yalnızca yüzde 3’ünü vermek bile karaciğer sağlığına olumlu etkiler sağlayabilirken, doku sertleşmesini iyileştirmek için en az yüzde 10’luk bir kayıp gerektiği ifade edilmektedir. Zelber-Sagi, ileri düzey karaciğer yağlanması tedavisi için onaylanan GLP-1 ilaçlarının devrim niteliğinde olduğunu belirtmekte, ancak bu ilaçların mutlaka egzersizle desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Aksi takdirde, kas kaybı gibi durumlar, karaciğer yağlanmasından muzdarip bireylerde durumu kötüleştirebilmektedir.

Diyetin Karaciğer Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Taze meyve, sebze, balık ve baklagil ağırlıklı, sağlıklı yağlar bakımından zengin Akdeniz diyeti, alkolden bağımsız karaciğer hastalığı çeken bireyler için kalp-damar hastalığı riskini azaltan bir diyet olarak öne çıkmaktadır. Bu diyet, kırmızı et, süt ürünleri ve palm yağındaki doymuş yağları minimumda tutmaktadır. Ancak uzmanlar, bu diyetin her zaman uygulanabilir olmadığını kabul etmektedir. Anderson, birçok hastasının geleneksel Güney mutfağına bağlı kaldığını ifade etmekte, ancak Akdeniz diyetinden bazı unsurları tabaklarına ekleyebildiklerini belirtmektedir. Örneğin, kara lahana, kabak ve salatalık-soğan salatası gibi sebzelerin tüketimi önerilmektedir. Ayrıca, protein almak için balık ve beyaz et tercih edilmesi, kırmızı etin yağlı kısımlarının azaltılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kızartma yerine ızgara tercih edilmesi ve tereyağının yalnızca lezzet katmak için kullanılması önerilmektedir. Ayrıca, günde dört fincana kadar kahve tüketiminin de faydalı bir alışkanlık olduğu ifade edilmektedir. Hayvan deneylerinde kahvenin karaciğerdeki yağlanmayı ve doku sertleşmesini azalttığı gözlemlenirken, insanlarda daha düşük siroz riski ile ilişkilendirilmiştir. Hepatit B ve C, karaciğer hastalıklarının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Rinella, tüm yetişkinlerin en az bir kez hepatit C testinden geçmeleri ve bebekken yapılmadıysa hepatit B aşısı olmaları gerektiğini belirtmektedir. Aile hekimleri bu testleri gerçekleştirebilmektedir ve rutin tahlillerle karaciğer hastalığı riski belirlenebilmektedir. Eğer bireyde Tip 2 diyabet varsa, karaciğer hasarını gösterecek karaciğer sertliği testi için doktorla görüşülmesi önerilmektedir.